Statocyte türkçesi Statocyte nedir

  • Statolit kapsayan ve muhtemelen denge sağlamada görev yapan hücre.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Statosit.

Statocyte ingilizcede ne demek, Statocyte nerede nasıl kullanılır?

Statocyst : Statokist. Statosist. İçerisinde denge taşı bulunan kesecik.

Statocyste : Konkroment vakuol. Kimi ciliata gruplarında vücudun ön 1/3’ünde yuvarlak veya oval, sert maddeleri taşıyan, pelliküler bir başlığı, kalıcı bir cidarı, konkroment tanecikleri ve iki fibril sistemiyle komplike bir yapı gösteren, bir denge organeli olduğu düşünülen yapı, statokist. Statokist.

Prostatocystitis : Prostatosistitis. Prostat ve idrar torbası yangısı. Prostatosistit.

Statoacusticus : Denge ve işitmeyle ilgili olan. Statoakustikus.

Statolith : Statolit. Kulak taşı.

Caliculus gustatorius : Tat papillalarında bulunan, çok katlı epitel içerisinde açık renkli olarak gözlenen elipsoit biçimdeki lezzet tomurcukları, gemma gustatori. Tat tomurcuğu.

Attestator : Teyit eden kimse. Tanık olarak imzalayan. Tanık. Şahit olarak tanrı huzurunda yemin eden kimse. Onaylayan kimse. Doğrulayan. Tasdik eden. Onaylayan. Tasdik eden kimse. Şahit.

Ab intestato : (latince) vasiyet bırakmadan vefat (louisiana medeni yasası, abd).

Devastator : Tahrip eden kimse veya şey. Harap eden. Yıkan. Tahrip eden.

 

Caliculi gustatorii : Gemma gustatori. Tat tomurcuğu.

İngilizce Statocyte Türkçe anlamı, Statocyte eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Statocyte ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Abiyotik ortam.

A cells : A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri.

Aardvark : Yer domuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Karınca yiyen. Borudişli. Yerdomuzu.

 

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Aardvarks : Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Damarlı dişliler. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya.

Acacia : Mimoza. Arap zamkı. Akasya sakızı. Akasya. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Salkım ağacı.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

Statocyte synonyms : aardwolf, a site, a chromosome, a protein, abo blood groups system, abambulacral area.