Steadfast türkçesi Steadfast nedir

Steadfast ile ilgili cümleler

English: He remained steadfast to his principles.
Turkish: O prensiplerine sadık kaldı.

Steadfast ingilizcede ne demek, Steadfast nerede nasıl kullanılır?

Steadfastly : Kararlılıkla. Azimle. Sebatla.

Steadfastness : Azim. Sabır. Metanet. Sebat.

Stand somebody in good stead : İşine yaramak. Yararlı olmak.

Stead : Başkasının yeri. Yer. Yarar. Fayda. Mahal.

Steadied : Oynamaz. Titrememek. Doğru yolda tutmak. İstikrarlı gitmek. Titremesini durdurmak. Sabit kalmak. Sallanmaz hale getirmek. Kıpırdamamak. İstikrarlı. Doğru yola getirmek.

Steadier : Oturmuş. Değişmez. Sarsılmaz. Sabit. Devamlı. Sağlam. Sakin. Daha sabit. Titremeyen. Sürekli.

Steadily : Israrla. Değişmez bir biçimde. Gittikçe. Boyuna. Sebatla. İstikrarlı bir şekilde. Durmadan. Muntazaman. Sabit şekilde.

Steading : Yer. Başkasının yeri. Mahal. Yarar. Fayda.

Steadings : Mahal. Yer. Yarar. Başkasının yeri. Fayda.

Steadiers : Sabit. Daha sabit.

İngilizce Steadfast Türkçe anlamı, Steadfast eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Steadfast ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dogged : Dik kafalı. Azimli. İnatçı. Direngen. Takip edilen. Sebatkar. İnat.

 

Changelessly : Biteviye. Aynı şekilde kalacak tarzda. Değişmeyerek. Değişmeyen bir halde. Değişmeksizin. Sabitçe.

Unbendable : Bükülemez. Düzeltileblen. Doğrultulabilir. Kıvrılamaz. Düzleştirilebilir.

Unshakeable : Telaşlandırılamaz. Ajite edilemez. Oynatılamaz. Hükmedilemez. Sağlam. Yönlendirilemez. Çalkalanamaz.

Adhesive : Özdekleri, gereçleri birbirine kimyasal ya da fiziksel olarak bağlayan ya da yapıştıran herhangi bir özdek. Bağlı. Bulaşkan. Zamk. Filmin yapıştırılmasında kullanılan sıvı yapıştırıcı. Değişik bir özdeğe, fiziksel kuvvetlerle tutunup kalabilme özelliğinde olan. Yapışık. Yapışkan. Yapıştırıcı. Adhezif.

Adamantine : Elmas gibi. Elmas gibi sert ve parlak. Delinmez. Adamantin. Çok sert.

Apodictic : Şüphesiz olarak doğru. Örnekle açıklanmış olması nedeniyle tartışılmaz olan. Su götürmez. Zorunlu. Aşikar. Mantıklı bir bakış açısından kesin olan. Belli. Bariz. (matematik).

Steadier : Sağlam. Devamlı. İstikrarlı. Düzenli. Sürekli. Oturmuş. Titremeyen. Sakin.

Chivalric : Cömert. Yiğit. Yürekli. Saygıdeğer. Nazik. Cesur. Soylu.

Steadfast synonyms : stedfast, four square, hard core, faithful, sedulous, inflexible, decided, unchanging, pertinacious, die hard, timeless, invariable, changeless, determined, faithfuls, stabler, sturdiest, irrotational, unshrinking, allegiant, devoted to, urgent, flat footed, stable, stiff, fixed on, stationary, constant, uniform, changelessness, adherers, devout, perseverant.

Steadfast zıt anlamlı kelimeler, Steadfast kelime anlamı

Inconstant : Değişken. Devamsız. Gelgeç. Vefasız. Hercai. Dönek. Sebatsız. Kararsız. Maymun iştahlı. Sabit olmayan.

Irresolute : Kararsız. Tereddütlü. İkircimli. Tereddüdlü. Duruksun. Tereddüt eden. İradesiz. Mütereddit.

Steadfast ingilizce tanımı, definition of Steadfast

Steadfast kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Firmly fixed or established. Fast fixed. Firm.