Stele türkçesi Stele nedir
- Kitabeli dikili taş.
- Dikili taş.
- Bitki boyunca uzanan birinci damarlı doku, primer odun boruları, primer soymuk boruları sütunu.
- Sapın orta silindiri (botanik terimi).
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Odun soymuk demeti.
- Stel.
Stele ile ilgili cümleler
English: Overcooked fish can be dry and tasteless.
Turkish: Çok pişmiş balık kuru ve tatsız olabilir.
English: Fish can be dry and tasteless if it's overcooked.
Turkish: Balık fazla pişirilirse kuru ve tatsız olabilir.
English: I don't like apples. All of them seem tasteless to me.
Turkish: Elma sevmem. Onların hepsi bana tatsız görünüyor.
English: Foreign rice is hard and tasteless, and doesn't appeal to the Japanese palate.
Turkish: Yabancı pirinç sert ve tatsızdır ve de Japon damak tadına hitap etmez.
English: This is tasteless.
Turkish: Bu lezzetsiz.
Stele ingilizcede ne demek, Stele nerede nasıl kullanılır?
Casteless : Katı sosyal sınıfları olmayan.
Dysteleology : Varoluşun herhangi bir sonucunun olmadığına inanma.
Hasteless : Kaygısız. Acelesiz. Rahatlık. Telaşsız.
Hosteler : Pansiyoncu. Hostelci. Pansiyonlar işleten kimse.
Hostelers : Pansiyonlar işleten kimse. Pansiyoncu. Hostelci.
Stella : Bir bayan ismi. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Missouri eyaletinde yerleşim yeri. Nebraska eyaletinde yerleşim yeri.
Stellar interior : Yıldızın içi. En dış gazyuvarının altında kalan gaz küresinin bütünü.
Stellar : Yıldız ile ilgili. Yıldız gibi. Gösterişli. Mükemmel. Cafcaflı. Yıldızlara ait. Yıldızlarla ilgili.
Stellar brightness : Yıldızdan gelen ışığın gözümüzde ya da başka bir ışık alıcısı üzerinde yaptığı etki. ışık yeğinliği ı olan bir yıldız için bu etki, gökbilimde m = c-2,5 log ı ile hesaplanır. burada c herhangi bir değişmezdir. Yıldız parlaklığı.
Stela : Dikili taş. Kitabeli dikili taş. Stel.
İngilizce Stele Türkçe anlamı, Stele eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Stele ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Antiquity : Antikalık. Kalıntılar. İlkçağ. Eski yapıtlar. Eskilik. Antikite. Tarihçe bilinen en eski zamanlardan, genellikle batı roma imparatorluğunun çöküşüne (476) değin geçen zaman kesimi. Eski uygarlık. Çok yaşlı kimse.
Acacia : Arap zamkı. Mimoza. Akasya sakızı. Salkım ağacı. Akasya. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler.
Obelisk : Dikine yerleştirilmiş, tek parça taştan yapılmış anıt. Köşeli sütun. Dikilitaş. Başvurma işareti (yazı).
Axis : Aks. Eksen. Uyuşma. Çevresinde bir cismin ya da bir geometrik biçimin döndüğü ya da döner sanıldığı doğru; "dönme ekseni" deyiminin kısaltılmışı. Anlaşma. Dingil. Mihver. Eksen kemiği. Eksen. ikinci boyun omuru. Gözekseni.
Vascular tissue : Damar doku. Vasküler doku. Damarlı doku.
Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas.
Aardvarks : Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Damarlı dişliler. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya.
A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.
Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.
Stele synonyms : stela, a protein, a site, abramis zone, aardwolf, a cells, a cell, abiotic environment, abacus bodies, stone, stone monument, abiotic factor, aardvark, abambulacral area, obelisks.
Stele ingilizce tanımı, definition of Stele
Stele kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A stale, or handle. A stalk. Same as Stela.

Bu kısımda Stele kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Stele ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Stele anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Stele ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.