Step on türkçesi Step on nedir

  • Köklemek.
  • Basmak.
  • Ayakla ezmek.
  • Köklemek (gaz pedali).
  • Ayak bastırmak.
  • Üzerine adım atmak.
  • Gazı köklemek.
  • Ayakla basmak.
  • Çiğnemek.
  • Ayak basmak.

Step on ile ilgili cümleler

English: I broke a glass - try not to step on the shards before I clean them up.
Turkish: Bir bardak kırdım - onları temizlemeden önce kırıkların üzerine basmamaya çalış.

English: Be careful not to step on the dog's tail.
Turkish: Köpeğin kuyruğuna basmamak için dikkatli ol.

English: Don't step on my head.
Turkish: Kafama basma.

English: Don't step on my toes.
Turkish: Ayak parmaklarıma basmayın.

English: Don't step on the broken glass.
Turkish: Kırık cama basma.

Step on ingilizcede ne demek, Step on nerede nasıl kullanılır?

Step : Basmak. Üvey. Ayak izi. Ç. Tüze önlemi. Bir oyuncunun, elinde top olduğu halde, yerde zıplatmadan, bir adımdan fazla yürümesi. bu kural dışı davranış olduğundan hakem oyunu durdurarak topu karşı takıma verir. İkinci sıçrama. Kademe. Basamaklı yapmak. Tedbir.

On : De. Esnasında. Yönünde. İle. Yanmak. Çakırkeyif. Üstünde. Açık. Makbul.

Step on it : Gaza basmak. Acele etmek. Gazlamak.

Step on the accelerator : Gaza basmak.

Step on the brake : Frene basmak.

Step on the gas : Gazlamak. Gaza basmak.

Step on the juice : Süratini arttırmak. Hız vermek. Hızlandırmak. Gaz vermek. Gazlamak.

 

İngilizce Step on Türkçe anlamı, Step on eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Step on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Come upon : Saldırmak. Rastlamak. Hücum etmek. Karşılaşmak. Gafil avlamak. Rast gelmek. Üstüne gelmek.

Contravening : Karşı gelmek. Bozmak. Karşı çıkmak. İtiraz etmek. Çatışmak. İhlal etmek. Reddetmek. Uymamak. Başkaldırmak.

Crush : Parçalanmak. Ufalamak. Ezmek. Kahretmek. Aptalca aşk. Sıkıştırarak ezmek. Bastırmak. Sıkma meyve suyu. İzdiham oluşturmak. İtişmek.

Counterfeit : Sahtesini yapmak. Kaçak eşlem. Yapmacık. Yalancı. Para basmak. Kalp para. Sahte şey. Bir filmin benzeri olarak habersizce gerçekleştirilmiş film. bir filmden, habersizce çıkarılmış eşlem. İktisat, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Düzme.

Crushes : Sıkmak. Bastırmak. Buruşmak. Zulmetmek. Sıkıştırmak. Kırılmak. Parçalanmak. Kahretmek. Ufalamak. Öğütmek.

Stomp : Yere vurmak. Ayağını yere vurmak. Tepinmek. Ağır ağır yürümek. Hora tepmek. Bastırmak. Ayağıyla ezmek. Paldır küldür yürümek.

Contravenes : İhlal etmek. Aykırı davranmak. Bozmak. Çatışmak. Reddetmek. Başkaldırmak. Karşı gelmek. Karşı çıkmak. İtiraz etmek.

The floor : Döşemek. Taş döşemek. Yer. Şoke etmek. Taban. Bir odanın üzerinde yürünen zemini. Kat. Şaşırtmak. Yeri kaplamak.

Uproots : Oturduğu yerden ayırmak. Sökmek. Kökünden sökmek. Uzaklaştırmak. Yerinden sökmek. Kökünü kazımak. Yok etmek. Oturduğu çevresinden ayırmak.

Arrive : Dönmek. Dayanmak. Başarmak. Üstesinden gelmek. Gelip dayanmak. Varmak. Gelip çatmak. Bir ereğe ulaşmak. Ulaşmak.

 

Step on synonyms : set foot, set foot in, trample down, uproot, compress, chewed, stomps, set foot on, trample on, stomped, floors, chumping, coin, catches, treadler, contravene, treads, come on, champing, depress, break into, trod out, chumped, champed, caught, attack suddenly, set foot on something, trample over, compresses, chaw, chews, stomp on, flood.