Stews türkçesi Stews nedir

  • Kısık ateşte pişirmek.
  • Hafifçe ateşte kaynatmak.
  • Endişelenmek.
  • Sıcak basmak.
  • Hafif ateşte kaynatmak.
  • Kaynamak.
  • Kapağı kapalı ve ağır ateşte pişirmek.
  • Yavaş yavaş pişirmek.
  • Yahni.
  • Kendi suyunda pişirmek.
  • Sıcaktan boğulmak.

Stews ingilizcede ne demek, Stews nerede nasıl kullanılır?

Stew meat : Yahni.

Stew pan : Güveç.

Be in a stew : Etekleri tutuşmak. Paçaları tutuşmak.

Beef stew : Sığır eti güveç.

Fish stew : Balık buğulama. Balık yahnisi. Aşlık havuzu.

Stewardess : Bayan kamarot. Gemi. Kadın kamarot. Kabin görevlisi (kadın). Hostes. Hostes (uçakta). Uçak veya trende yolcu ağırlayan bayan görevli. Kamarot.

Stew : Kaynamak. Yavaş yavaş pişirmek. Türlü. Kısık ateşte pişirmek. Üzüntü. Hafifçe ateşte kaynatmak. Sıcak basmak. Kapağı kapalı ve ağır ateşte pişirmek. Endişelenmek. Hafif ateşte kaynatmak.

Stewarding : Bulaşıkhane. Kahya.

Turkey stew : Hindi haşlama.

Stewarded : Kamarot. Bulaşıkçı (otel). Gemi garsonu. Başgarson. İdare memuru. Erkek hostes. Kilerci. Kahyalık yapmak. Hizmet sunan kişi. Uçak hostesi.

İngilizce Stews Türkçe anlamı, Stews eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stews ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bubble : Bir iktisadi varlığın cari fiyatının, gelecekte yükseleceği beklentisiyle olması gereken düzeyin çok üzerine çıkması durumu. krş. istikrar bozucu spekülasyon. Kabarcıklar çıkarmak. Kaynatmak. Fıkırdamak. Köpük. Lıkırdamak. Domur. İktisat, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Fokurdamak.

 

Coddling : Özenle bakmak. Kaynatmak. Çok üstüne düşmek. Üzerine titremek. Şımartmak. Üstüne düşmek. Nazlı alıştırmak. Üstüne titremek. Hafif ateşte pişirmek.

Staircase : Merdiven. Merdiven boşluğu. Merdiven (iki katı birbirine bağlayan). Pilleken.

Broil : Et kızartmak. Pişmek. Balık kızartmak. Tartışma. Kavrulmak. Yanmak. Izgara. Kavga. Tavuk kızartmak.

Feel uneasy about something : Tedirgin olmak.

Fricasseed : Salçalı yemek yapmak. Salçalı et. Yahni pişirmek.

Come to the boil : Kızışmak. Son raddeye gelmek. Kritik noktaya gelmek.

Conglutinate : Kaynaştırmak. Yapışmak. Birbirine yapıştırmak. Yapıştırmak.

Stews synonyms : feel warm, mulligans, fricassees, swelter, fret, effervesce, feel uneasy, course, become anxious, mulligan, stairs, feel hot, disconcert, swelters, ragouting, stewed, be thick with, abounds, fricasseeing, stairway, bother about, be alive with, cared, ragouts, care, ferment, effervesces, boil, be worried, boil away, coddles, haggis, concern oneself.