Stimulants türkçesi Stimulants nedir
Stimulants ingilizcede ne demek, Stimulants nerede nasıl kullanılır?
Uterine stimulants : Döl yatağı kasılmalarını uyaran oksitosin, prostaglandin f2 alfa ve ergot alkoloitleri gibi ilaçlar, uterotonik. Döl yatağı uyarıcıları.
Stimulant drug : Hastalık anında vücuttaki dolaşım ve solunum gibi sistemleri güçlendirmek amacıyla kullanılan doksapram, bemegrid vb. ilaç. Uyarıcı ilaç.
Colonization stimulant factors : Kemik iliğindeki öncü hücrelerin üremesini ve onlardan oluşan tamamıyla farklılaşmış kan hücrelerinin işlevlerini uyaran madde, csf. Koloni uyarıcı faktör.
Silage adding stimulant : Uyarıcı katılan silaj. Silajlarda laktik asit üretimini en yüksek düzeye çıkararak yemlerin iyi bir biçimde konservasyonunu sağlamak için laktik asit bakterileri, laktobasiller, pediokoklar, streptokoklar ve mayalar gibi inokulant, selülaz, amilaz, hemiselülaz, pektinaz ve proteaz gibi enzim ve melas, sukroz ve glikoz gibi şekerlerden birinin veya birkaçının katıldığı silaj.
Stimulant : Stimülan. Uyarıcı, uyandırıcı, kamçılayıcı. Teşvik unsuru. Tahrik edici şey. Uyarıcı ilaç. Uyarıcı madde. İçki. Muharrik. Stimulan.
Contrastimulant : Uyarı önleyici. Uyarıcı maddeyi engelleyen (ilaç). Uyarıcı önleyici.
Stimulated emission : Eşdeğer salınım. Uyarılmış salım. Başka bir ışığın dolaylı etkisi ile kimi ışıkların salınması olayı. Uyartılı salma. Dürtülü yayım. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.
Stimulate : Kamçılamak. Tetiklemek. Uyarmak. Tahrik etmek. Güdülemek. Gayrete getirmek. Özendirmek. Canlandırmak. Dürtmek. Sinirlendirmek.
Psycostimulan : Psikostimülan. Merkezi sinir sistemindeki nöronları doğrudan veya disinhibisyon suretiyle uyaran ilaçların bir grubu.
Stimulates : Güdülemek. Canlandırmak. Tetiklemek. Kışkırtmak. Uyarmak. Gayrete getirmek. Kamçılamak. Sinirlendirmek. Tahrik etmek. Teşvik etmek.
İngilizce Stimulants Türkçe anlamı, Stimulants eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Stimulants ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Energizers : Enerji sağlayıcı. Tetikleyici. Harekete geçirici. Neşelendiren veya uyaran kimse veya şey. (argo terim) halüsinasyonlara sebep olan pcp hapı (ayrıca energiser). Kudret sarfedici. Enerji verici. Enerji besleyici. Canlandıran ve uyaran şey yada kimse.
Bottle : Emzik. Şişeye doldurmak. Şişelemek. Şişeye koymak. Susturmak. Kavanozlayıp saklamak. Biberon. Metal silindir. Tüp.
Energisers : Harekete geçirici. Neşelendiren veya uyaran kimse veya şey. Enerji verici. Kudret sarfedici. Elektrik enerjisi sağlayan aparatlar. Enerji besleyici. (argo terim) halüsinasyonlara sebep olan pcp hapı (ayrıca energizer). Güç verici. Canlandıran ve uyaran şey yada kimse.
Alerters : Uyaran kimse. Hazır olma durumuna çağıran kimse.
Actuator : Hareket veren. Devindirici. Yapıcı. İşletici. Uygulayıcı. Harekete getirici. Eyleyici. Harekete geçirici. Çalıştırıcı.
Touch : Değme. Bitişik olmak. Dokunma duyusu. İncitmek. Topun, alanın boy çizgisinden dışarı çıkması. Etkilemek. Bağlantı. Dokunma. Eline su dökmek. Temas etmek.
Set up : Yükseltmek. Birisine tuzak kurmak. Kurgulamak. İşe girmek. Kurmak. Saldırmak. Açıklamak. Yerleştirmek. Üzerine çıkarmak. Durdurmak.
Touch on : -e temas etmek. -e değinmek. -e dokunmak. Konuya değinmek. (konuya) değinmek. Bahsetmek. Değinmek.
Stimulant : Uyarıcı, uyandırıcı, kamçılayıcı. Stimulan. Canlandırıcı. Stimülan. Teşvik unsuru. Tahrik edici.
Hasten : Sıkıştırmak. Acele etmek. İvdirmek. Acele ettirmek. Hız vermek. Telaşlandırmak. Hızlandırmak. Aceleleştirmek. İki ayağını bir pabuca sokmak. İki ayağını bir pabuca koymak.
Stimulants synonyms : booze, beverage, admonitory, bevvy, antidepressant, excite, boozes, alcohol, cautionary, effect, exciter, hooches, induce, impact, alerter, drank, energizer, bear upon, caffein, bear on, cautioner, invigorate, antidepressants, juice, innervate, alcohols, aphrodisiacal, energiser, rush, stimulant drug, effectuate, drinking, alcoholic drink.
Stimulants zıt anlamlı kelimeler, Stimulants kelime anlamı
Stifle : Soluk almasını engellemek. Zaptetmek. Bastırmak. Boğulmak. Boğmak. Tıkanmak. Gelişmesini engellemek. Tutmak. Soluk almasını zorlaştırmak. Bastırmak (bir duyguyu veya isyanı).
Dissuade : Çelmek. Aklını çelmek. Kandırmak. Cesaret kırmak. Vazgeçirtmek. Vazgeçirmek. Caydırmak. Fikrini çelmek.

Bu kısımda Stimulants kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Stimulants ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Stimulants anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Stimulants ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.