Stinting türkçesi Stinting nedir

Stinting ingilizcede ne demek, Stinting nerede nasıl kullanılır?

Stintingly : Esirgeyerek.

Unstinting : Aşırı cömert. Bol. Eli açık. Veren. Cömert. Verici.

Unstintingly : Esirgemeden.

Stint on : Bir konuda cimrilik etmek.

Stint oneself : Masraftan kaçınmak için kendini mahrum bırakmak.

Sting fish : Barsam.

Stints : Esirgemek. Yeteri kadar vermemek. Mahrum etmek. Bağlamak. Kısıtlamak. Masraftan kaçınmak. Kısmak. Dar tutmak. Cimrilik etmek. Az vermek.

Sting : Acı olmak. Sokmak (arı vs.). Kazıklamak. Isırmak. Yakmak (soğuk). Isırmak (bitki). Sokmak. İçine oturmak. Acıtmak. Yanmak.

Unstinted : Kısıtlanmamış. Bol. Sınırsız. Esirgenmemiş.

Without stint : Limitsiz. Sınırsız. Sınır koymadan. Esigemeyerek. Bol bol. Pek çok.

İngilizce Stinting Türkçe anlamı, Stinting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stinting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Check : Bir soru ya da görüşme çizinliğinde yer alan soruyu yanıtlamak üzere saptanmış yanıt seçeneklerinden biri ya da birkaçına x ya (...) biçiminde belirteçler koyularak yapılan bildirim. Denetleme yapmak. Kontrol. Çek keşide etmek. Denetlemek. Kontrol altına almak. Gemlemek. Kontrol etmek. Belirtim.

 

Choke off : Kurtulmak. Durdurmak. Baskı altında tutmak. Eğleçlemek. Vazgeçirmek. (sinirini vb) kontrol altında tutmak. Ekmek. Dizginlemek. Bastırmak.

Debar : Menetmek. Engel olmak. Yoksun bırakmak. Mahrum bırakmak. Yasaklamak.

Constrict : Büzme. Baskı yapmak. Daraltmak. Büzmek. Sıkıştırmak. Boğaz. Sıkıştırmak (elbise vb). Sıkmak.

Debarred : Yasaklamak. Engel olmak. Yoksun bırakmak. Mahrum edilmiş. Yoksun bırakılmış. Menetmek.

Sparing : Az kullanan. İdareli. Ayırma. Tutumlu. İdare. Pike. Tedbirli. İhtiyat. Merhametli. Kaçınma.

Abridging : Azaltmak. Özetlemek. Kısaltmak (yazılı bir eseri). Tenkis etmek. Kesmek. Kısaltmak.

Scotch : Skoç viski. İskoçya. Son vermek. İskoç. Bitirmek. Ket vurmak. Engellemek. Yaralamak. Sonlandırmak. Bozmak.

Confine : Tahdit etmek. Hapsetmek. Loğusa olmak. Kapatmak. Sınırlandırmak. Tutmak. Toplamak. Sınırlamak. Hasretmek.

Choke : Tıkabasa doldurmak. Baskılamak. Tıkanmak. Boğulmak. Boğazını sıkmak. Boğazlamak. Boğma. Boğulma. Kodes. Durdurmak.

Stinting synonyms : begrudging, attenuate, stints, scrimp, chokes, frugal, begrudge, scrimping, delimitative, thrifty, begrudges, spare, boil down, scrimped, grudged, sparest, ax, bar, debarring, denied, axed, spares, conscribe, abridges, deny, astricted, circumscribes, banjax, skimped, forfend, attenuates, economical, choke back.

Stinting zıt anlamlı kelimeler, Stinting kelime anlamı

Wasteful : Ziyankar. Zarar veren. Müsrif. İdaresiz. Boşuna ziyan eden. Savurgan. Tutumsuz.