Stop working türkçesi Stop working nedir

  • Paydos etmek.
  • Çalışmayı bırakmak.

Stop working ile ilgili cümleler

English: Why did Moustapha stop working here?
Turkish: Neden Mustafa burada çalışmaktan vazgeçti.

English: She advised him to stop working so much.
Turkish: O, ona çok fazla çalışmayı durdurmasını tavsiye etti.

English: Let's stop working and relax for a while.
Turkish: Çalışmayı bırakalım ve bir süre dinlenelim.

English: Ali asked Mary to stop working.
Turkish: Ali Mary'nin çalışmayı bırakmasını istedi.

Stop working ingilizcede ne demek, Stop working nerede nasıl kullanılır?

Stop : Işık düzengeci. Patlayıcı ünsüz. Engellemek. Karşı takımın çemberine doğru top sürerek ilerliyen oyuncunun birden duruvermesi. Çekit. Durmak. Alıcının ya da bazı basım aygıtlarının mercek düzeni içinde bulunup, birbiri üzerine binen incecik maden yapraklardan oluşan, açılıp kapanarak, duyarkat üzerine gelen ışığın niceliğini düzenleyen düzenek. Durma. Mani olmak. Durdurma.

Working : İşleme tarzı. Çalışmayla ilgili. İşleyiş. Çalışan. İşlenme. İşletme. Yeterli. İşleyen. Çalıştırma. İş.

Stop a bullet : Kurşun yemek. Vurulmak.

Stop a gap : Tıpalamak. Kapamak. Tıkamak.

Stop a tooth : Dolgu yapmak.

Stop action camera : Resimleri süreksiz olarak tek tek saptayan alıcı; canlıresim alıcısı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tek resim alıcısı.

 

İngilizce Stop working Türkçe anlamı, Stop working eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stop working ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Shut up shop : İşi kapatmak. Greve gitmek. İşyeri vb'ni kapatmak. Dükkanı kapatmak. Kepenk indirmek.

Knock off : Çırpıştırmak. Vurup devirmek. İndirim yapmak. Çalmak. Aşırmak. Fiyat kırmak. Düşürmek. Soymak. İşi bırakmak.

Recess : Ara verme. İç taraf. Yerleştirmek. Gizli yer. Kovuk. Tatile girmek. Yer açmak. Dinlenme anı. Tatil yapmak. Okul tatili.

Take a break : Teneffüse çıkmak. Aktivitelerde kısa bir araya giden. Ara vermek. Aralık vermek. Mola vermek. Mola alan.

Stop work : Mola vermek.

Recessing : Boşluğa yerleştirmek. Tatil olmak. Oymak. Girinti yapmak. Ara vermek. Yer açmak.

Call it a day : Çalışmayı bitirmek. Burada bitirmek. Çalışmaya son vermek. Bir ilişkiyi sonlandırma kararı almak. Paydos yapmak. Bir faaliyeti veya eylemi sonlandırmak. Günlük işi bitirmek.

Recessed : Yer açmak. Oymak. Girinti yapmak. Gömük. Girintili. Gömme. Boşluğa yerleştirmek. Ara vermek. İçerlek.

Quit : Kurtulmuş. Serbest. -den ayrılmak. Bırakıp gitmek. Sona ermek. Bitirmek. Tahliye etmek. İçermeyen. İstifa etmek.

Stop working synonyms : down tools.