Tatil nedir, Tatil ne demek
Tatil; kökeni arapça dilinden gelmektedir.
- Kanun gereğince çalışmaya ara verileceği belirtilen süre, dinlenme

- Okul, meclis, adliye vb. kuruluşların çalışmasını durdurduğu veya kapalı bulunduğu dönem.
- Eğlenmek, dinlenmek amacıyla çalışmadan geçirilen süre.
"Tatil" ile ilgili cümleler
- "Gel gelelim berberlere karşı haksızlığımız şu hafta tatili işinde bile kendini gösteriyor." - N. Hikmet
- "Beni tatili geçirmek üzere evlerine davet ettiler." - S. F. Abasıyanık
- "Yakında dönmesi lazım. Sömestir tatili sona eriyor." - A. Ümit
Tatil hakkında bilgiler
Tatil; çalışmaya ve eğitime verilen ve genellikle dinlence, eğlence ve bir sonraki faaliyet dönemine hazırlık ile geçirilen uzun ara. Tatiller genellikle yarım günden başlar ve birkaç aya varan uzunluklarda olabilir. Millî, dinî ve kültürel önemi olan günlerdeki tatillerde dinlenmenin yanı sıra bu günlerin anlam ve önemini kavramaya yönelik program ve faaliyetler ile dost ve akraba ziyaretleri yapılabilir.
Devlet otoriteleri tarafından kamu kuruluşlarının ve okulların resmi olarak tüm yurtta tatil edildiği kısa dönemlere resmî tatil denir.
Tatil ile ilgili Cümleler
- Tatil başlasın.
- Benim tatilim yok.
- Asla cep telefonum olmadan tatile çıkmam.
- Sana da iyi tatiller!
- Tatil çok sıkıcı olmaya devam ediyor.
- Tatil boyunca orada kaldı.
- Bu yıl bir tatil için zamanım yok.
- Yaz tatilimizle ilgili ne yaptığımız hakkında konuştuk.
- Tatil boyunca bir yere gitmedim.
- Tatil bitti.
- Benim son gerçek tatilim üç yıldan daha fazla önceydi.
- Tatil boyunca orada kamp yaptık.
- Tatil bitmek üzeredir.
- Ali tatile gitti.
Tatil anlamı, tanımı:
Çalışma : Bilimsel ve sanatsal amaçlı ürün. Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az veya çok zorlanması. Bünyesindeki suyun azalması veya çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi. Çalışmak işi, emek, say.
Dinlenme : Dinlenmek (II) işi. Dinlenmek (I) işi, istirahat.
Okul : Bir okuldaki öğrenci ve görevlilerin bütünü. Her türlü eğitim ve öğretimin toplu olarak yapıldığı yer, mektep. Ekol.
Kuruluş : Kasılma. Kurulma işi. Bir sefer kuvvetini oluşturan birliklerin yapısı. Yapı, yapılış, bünye. Topluma hizmet, üretim, tüketim vb. amaç ve görevlerle kurulan her şey, tesis.
Dönem : Belli özellikleri olan zaman parçası, periyot. Bir çağ içinde belli özellikleri olan sınırlı süre. Yarıyıl. Yasama meclisinin iki seçilişi arasındaki süre, devre.
Tatil etmek : Başka bir güne, zamana erteleyerek çalışmaya ara vermek. okul, iş yeri vb.ni kapatmak, çalışmasına ara vermek.
Tatil olmak : Kapanmak, ara verilmek.
Tatil yapmak : Tatile çıkmak. işe ara verip dinlenmek.
Tatile girmek : Belirli bir süre için çalışmalara ara vermek.
Tatil köyü : Turistlerin veya ülke insanlarının dinlenmesine uygun bir yerde kurulmuş olan ve evleri gerektiğinde belirli bir süre dinlenmek isteyenlere kiralanan yerleşim yeri.
Adli tatil : Kanunda belirlenen durumların dışında, hiçbir adli işlemin yapılmadığı süre.
Hafta tatili : Kanuna göre haftanın tatil olması gereken günü.
Öğle tatili : Çalışma yerlerinde, okullarda öğle vaktinde yemek yeme, dinlenme vb. amaçlarla işe ara verme süresi, öğle arası, öğle paydosu.
Celseyi tatil etmek : Oturuma ara vermek.
Kanun : Geçerli olan kural. Dikdörtgen biçiminde, bir köşesi kesik, yassı bir sandık üzerine gerilmiş tellerden oluşan, tırnak adı verilen çalgıçlarla çalınan ince saz çalgısı. Yasa.
Belirtilen : Tamlanan.
Meclis : Dostlar toplantısı. Bu toplantının yapıldığı yer, şûra. Bir konuyu konuşmak veya görüşmek için bir araya gelmiş kimseler topluluğu. Bir konuyu konuşmak veya görüşmek için yapılmış olan toplantı.
Adliye : Hukuk ve adalet işlerinin görüldüğü resmî yapı. Hukuk ve adalet işlerini gören devlet kuruluşları.
Kapalı : Kapanmış olan, açılmamış, açık karşıtı. Gizli, saklı. Geçilmez durumda olan. Başı örtülü (kadın). Çalışma süresi sona ermiş (iş yeri). Dış çevreyle ilişki içerisinde olmayan. Bulutlu, karanlık (hava). İçe dönük yaradılışta olan. Açık ve kesin söz kullanmadan söylenen, müphem. Açık olmayan (giyecek).
Eğlenmek : Bir kimsenin herhangi bir kusuru veya zayıf noktası ile alay etmek. Neşeli, hoşça vakit geçirmek. Bir yerde durmak, beklemek, tevakkuf etmek. Oyalanmak.
Dinlenmek : Önemsenmek, öğüdü yerine getirilmek. Bazı yiyecek ve içecekleri, tadını arttırma, kolay pişmesini sağlama vb. sebeplerle bir süre bekletmek. Güç kazanmak için çalışmaya ara vermek, yorgunluğunu gidermek, soluklanmak, istirahat etmek. Dinleme işine konu olmak.
Eğitim : Eğitim bilimi. Çocukların ve gençlerin toplum yaşayışında yerlerini almaları için gerekli bilgi, beceri ve anlayışları elde etmelerine, kişiliklerini geliştirmelerine okul içinde veya dışında, doğrudan veya dolaylı yardım etme, terbiye.
Tatil dinlenekleri : Okul çağındaki çocukların ve gençlerin yaz tatillerini kırlık yerlerde ya da deniz kıyılarında, sağlık kurallarına uygun ve toplumsal ilişkileri geliştirici bir ortam içinde geçirmeleri için resmî ya da özel eğitim kurumları, kamu kuruluşları ve gönüllü derneklerce açılan dinlenekler.
Tatilci : Tatile çıkmış kimse.
Diğer dillerde Tatil anlamı nedir?
İngilizce'de Tatil ne demek? : [tátil] adj. tactile, tactual
adj. vacation, holiday, recessional
n. vacation, holiday, stoppage, recess, vac
Fransızca'da Tatil : vacances, congé [le]
Almanca'da Tatil : n. Ferien
adj. schulfrei
Rusça'da Tatil : n. прекращение (N), перерыв (M), каникулы (PL), отдых (M)
adj. каникулярный

Bu kısımda Tatil nedir? Tatil ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Tatil tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Tatil hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.