Standstill türkçesi Standstill nedir

  • Duraklama.
  • Tatil.
  • Kımıldamama.
  • Resim durdurma.
  • Sekte.
  • Tevakkuf.
  • Bir film gösterilirken, kuşaktaki herhangi bir resmi alıcı penceresi önünde istenildiği kadar tutma.
  • Paydos.
  • Askıya alınan.
  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Duraklayan.
  • Durma.
  • Sekteye uğrayan.
  • Durgu.

Standstill ile ilgili cümleler

English: My business is at a standstill because of the recession.
Turkish: Benim iş durgunluktan dolayı işlemez halde.

English: In 1679, Newton's work came to standstill after he suffered a nervous breakdown.
Turkish: 1679'da, o bir sinir krizi geçirdikten sonra Newton'un işi durma noktasına geldi.

English: His business has come to a standstill.
Turkish: Onun işi bir durma noktasına geldi.

Standstill ingilizcede ne demek, Standstill nerede nasıl kullanılır?

Be at a standstill : Kesilmek. Kesilmiş vaziyette olmak. Durmuş vaziyette olmak. Kımıldamamak. Durmak. Hareket etmemek. İşlemez halde olmak. Duraklamış olmak. Durgun olmak.

Bring to a standstill : Durma noktasına getirmek. Duraklatmak. Sekteye uğratmak.

Cardiac standstill : Kardiyak arrest.

Come to a standstill : Sekteye uğramak. Duraklama göstermek. Duraklamak. Durma noktasına gelmek. Durgunluk yaşamak.

Respiratory standstill : Solunum durması.

The metaphor stands for : Kinaye -'ı belirtiyor. Mecaz -'u simgeliyor.

 

Cabstands : Taksi durağı. Taksi durağı taksilerinin bekleme yeri. Taksilerin kiralanmak için bekledikleri yer.

It stands to reason : Akla uygun geliyor. Gayet açıktır ki. Bu düşünülebilir. Şüphesiz. Makul. Bir manası var. Hakkıyla. Kuvvetle tahmin edilen bir şey için kullanılır. Mantıklı geliyor.

Bedstands : Komodin.

Hardstands : Uçak veya ağır araçların park edebileceği katı yüzey. Beton park yeri. Sert park yeri. Sert satıh.

İngilizce Standstill Türkçe anlamı, Standstill eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Standstill ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Suspending : Sonraki akorda uzatmak. Ertelemek. Ara vermek. İptal etmek (üyelik vb.). Uzaklaştırma vermek. Askıya alma. Askıya alınıyor. Uzaklaştırmak. Durdurmak. Asmak.

Break : (ses) gitmek veya kısılmak. Yıkmak. Bozulmak. Kesme. Batırmak. Mola. Kesmek. Parçalamak. Ani değişim. Daha iyi yapmak.

Dead end : Çıkmaz sokak. Küldösak. Kör uç. Ölü uç. Boru son ucu. Çıkmaz. Açmaz. Kör baca.

Layover : Konaklama. Kaplama. Aktarma. Mola. Bir seyahatin bir ayağıyla diğer bir ayağı arasındaki bekleme veya dinlenme süresi. Bekleme (uçak otobüs gemi veya trenle yolculuk ederken bir yerde).

Dwell : Yaşamak. Bir yerde oturmak. Kalmak. Bekleme. Bir yerde yaşamak. Hayat sürmek. Oturmak. İkamet etmek. Durmak.

Discontinuations : Ara. Kesme. Fasıla. Sona erme. Son verme. Devamsızlık. Kesilme. Vazgeçme.

Full stop : Nokta noktalama işareti. Nokta. Durak. Son. Tam durak. Çekit.

Failures : İflas. Yetmezlik. Hayal kırıklığı. Aksatma. Yokluk. Fiyasko. Bulunmama. Eksiklik. İhmal. Bozukluk.

 

Letup : Düşürme (basınç, kuvvet, efor, vs.). Ara verme. Azalma. Ara. Küçülme. Sakinleşme. Dinme. Bozma.

Respites : Mühlet. Süre tanımak. Tehir. Soluklanma. İnfazın ertelenmesi. Soluk aldırmak. Zaman vermek. Aramak. Süre.

Standstill synonyms : holiday, standing, intermissions, situation, cessations, stoppage, apoplexies, apoplexy, respite, impasse, stopping, cesuras, cadenza, cesura, cadences, cadence, interruptions, respited, cadenzas, rest, still frame, holidayed, failure, recess, halt, deadlock, setback, respiting, holidaying, cessation, caesuras, layovers, stand.

Standstill ingilizce tanımı, definition of Standstill

Standstill kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A state or rest. A standing without moving forward or backward. A stop.