Stout türkçesi Stout nedir

  • Kahraman.
  • Büyük.
  • Tıknaz.
  • Koyu renkli bir çeşit bira.
  • İri yarı.
  • Semer.
  • İman.
  • Şişman ve iri yarı.
  • Sert bira.
  • Koyu veya siyah bira.
  • Kalın.
  • Kuvvetli.
  • Bir tür sert ve koyu bir bira.
  • Yiğit.
  • Azimli.
  • Sağlam.
  • Şişman.
  • Güçlü.
  • Cesur.

Stout ile ilgili cümleler

English: Stout fellow you are, bro!
Turkish: Yiğit adammışsın be birader!

Stout ingilizcede ne demek, Stout nerede nasıl kullanılır?

Stout hearted : Cesur.

Stouter : Büyük. Cesur. Güçlü. Kahraman. İman. Sağlam. Semer. Azimli. Kuvvetli. Koyu veya siyah bira.

Stoutest : Tıknaz. İman. Sağlam. Kuvvetli. İri yarı. Kahraman. Azimli. Büyük. Koyu renkli bir çeşit bira. Cesur.

Stouthearted : Yüreği pek. Yürekli. Cesur. Yiğit. Kahraman.

Stoutheartedness : Cesurluk.

Stoups : Kutsal su kabı. Maşrapa. Büyük bardak. Tas. Maşrapa (isk.).

Stoup : Kutsal su kabı. Maşrapa. Tas. Maşrapa (isk.). Büyük bardak.

Astounding : Şaşırtıcı. Aşırı şaşırtıcı. Sersemletici. Şaşılacak. Hayrete düşüren. Müthiş. Şoke eden. Hayret verici. Parmak ısırtan.

Stoutly : Azimli bir şekilde. Dayanıklı bir şekilde. Cesurca.

Astoundingly : Şaşırtıcı bir biçimde. Şaşılacak derecede. Şaşırtıcı bir şekilde. Aşırı şaşırtıcı bir şekilde. Çok şaşırtıcı bir şekilde. Müthiş bir biçimde.

İngilizce Stout Türkçe anlamı, Stout eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Stout ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Corpulent : Vücutlu. Obez. Çok şişman. İri. Şişko.

Fulled : Yıkayıp büzmek. Dolu. Yıkayıp çektirmek. Komple. Çırpmak. Tam. Öz. Dolu şey. Doluluk.

Capacious : Büyüklük. İçi çok şey alan. Geniş. Ferah.

Fastened : Bağlanmış. Eklenmiş. Birleştirilmiş. İliştirilmiş. Güvenceye alınmış. Fermuarlı. Düğmelenmiş. Kapanmış.

Daredevil : Ölüm taklası. Cüretli kimse. Gözünü budaktan sakınmayan. Gözüpek kimse. Gözü pek. Gözüpek. Gözüpek kişi. İleri doğru atılan tehlikeli bir perende türü. Gözünü budaktan sakınmaz kişi. Gözü pek kişi.

Saddle : Yatak kovanı. Eyerlemek. Sele. Telli çalgılarda telin gövdeyle temasını sağlamak amacıyla köprü üzerine yerleştirilen ve çalgının türüne bağlı olarak her tel için ayrı ayrı veya tüm teller için tek parça olabilen bileşen. Eyer vurmak. Semer vurmak. Yüklemek. Kaltak (eyer). Yastık.

Chivalrous : Şövalyeye ait. Kibar. Centilmen. Yürekli. Mert. Yardımsever. Nazik. Şövalyelikle ilgili.

Beefy : İri yarı (argo terim). Adeleli. Güçlü kuvvetli. Adaleli. Etli. Gövdeli. Kaslı.

Fating : İçyağı. Yağlı. Yağ. Tombul. Semirtmek. Şişmanlatmak. Besiye çekmek. Şişko.

Cast iron : Sert. Şiddetli. Pikten yapılmış. Yüksek fırında kömür ve kireçtaşıyla indirgenmiş demir cevherinden ayrılan, % 2,5-4,5 karbon ve daha az kükürt, fosfor ve silisyumlu, kırılgan demir-karbon alaşımı. Döküm demir. Font. Kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Dökme demir. Pik. Pik demir.

 

Stout synonyms : fixed on, determined, cogent, bravest, braver, decided, grave, beefier, bold, forceful, heftier, doughty, bankable, faith, bulkiest, adipose, capital, religions, dogged, faiths, earnest, flat footed, heroic, decisive, dare devil, forte, characters, burliest, big bellied, pudgiest, belief, fortes, air tight.

Stout zıt anlamlı kelimeler, Stout kelime anlamı

Irresolute : Kararsız. İkircimli. Mütereddit. Tereddütlü. Tereddüdlü. İradesiz. Duruksun. Tereddüt eden.

Thin : Seyreltmek (bitkileri). Zayıflamak. Güçsüz. Seyrek. İnce. Ayırmak. Seyrekleştirmek. Seyrekleşmek. Sulu.

Stout ingilizce tanımı, definition of Stout

Stout kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Sinewy. Vigorous. Resolute. Dauntless. Strong porter. A strong malt liquor. Strong. Lusty. Robust. Hence, firm. Muscular.