Fulled türkçesi Fulled nedir

Fulled ingilizcede ne demek, Fulled nerede nasıl kullanılır?

Fuller : Demirci yuvarlak üst baskısı. Dinkleme makinesi. Dövmeci kalıbı doldurucusu. Çırpıcı. Demir düzleştirmek için kullanılan çekiç. Demirci çekici. Demirci yuvarlak alt baskısı. Kumaş dinkleyen kimse.

Fuller battese transformation : Fuller-battese dönüşümü.

Fulleries : Çuhahane. Çırpıcı yeri.

Fullering : Kaba dövme.

Fullers : Demir düzleştirmek için kullanılan çekiç. Demirci çekici. Dövmeci kalıbı doldurucusu. Çırpıcı. Demirci yuvarlak üst baskısı. Kumaş dinkleyen kimse. Dinkleme makinesi. Demirci yuvarlak alt baskısı.

Augmented dickey fuller test : Adf sınaması. Genişletilmiş dickey-fuller sınaması.

Dickey fuller generalized least squares : Dickey-fuller genelleştirilmiş en küçük kareler. Dfgls.

Dickey fuller gls test : Dickey-fuller gls sınaması.

Fullery : Çuhahane. Çırpıcı yeri.

Dickey fuller distribution : Dickey-fuller dağılımı.

İngilizce Fulled Türkçe anlamı, Fulled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fulled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Completest : Bütün. Tamam. İyice. Tamamı. Tamamlanmış. Eksiksiz. Mükemmel.

 

Distillates : Damıtıklar. Damıtılmış sıvı.

Stodgier : Sıkıcı. Hareketleri ağır olan. Hantal. Cansız. Kısa. Geri kafalı. Bodur. Bıktırıcı. Ağır. Monoton.

Plenitude : Dolu oluş. Bolluk. Çokluk. Bereket. Tamlık. Mebzuliyet. Dolgunluk. Bütünlük.

Blithering : Allah'ın cezası. Lanet olası. Sapına kadar. Su katılmadık. Bitmek bilmez anlamsız konuşma. Saçma sapan konuşan. Çok.

Filled : Dolgun. Dolmuş. Doldurulmuş. Dolu (içerik).

A load of : Bir sürü.

Fraughting : Hileli kullanım. Rahatsız edici. Endişe verici. Endişeli. Yüklü.

Feeze : Vurmak. Dayak atmak. Dövmek. Hırpalamak. Aşağılamak.

Repletion : Doyma. Doygunluk. Fazla dolu olma. Kana kana. Dolgunluk. Tokluk. Aşırı tokluk. Replesyon.

Fulled synonyms : full metal jacket, rifle ball, rubber bullet, fraught with, satiates, absolute, cavernous, engaged, coarser, plethoras, full, completely, creaming, accurate, churned, fullness, clapped, full up, plethora, saturity, out and out, dumdum bullet, densest, dense, churn, beating up, coarsest, fraughts, cream, abounding, dumdum, satiated, creams.

Fulled zıt anlamlı kelimeler, Fulled kelime anlamı

Empty : Boş. Tahliye etmek. Saçma. Dökülmek. Boşaltmak. Önemsiz. Boşalmak. Boşuna. İçini boşaltmak. Abuk sabuk.

Interested : Meraklı. İlgili. Çıkar gözeten.