Fullery türkçesi Fullery nedir

  • Çırpıcı yeri.
  • Çuhahane.

Fullery ingilizcede ne demek, Fullery nerede nasıl kullanılır?

Fuller battese transformation : Fuller-battese dönüşümü.

Augmented dickey fuller statistics : Adf istatistiği. Genişletilmiş dickey-fuller istatistiği.

Augmented dickey fuller test : Genişletilmiş dickey-fuller sınaması. Adf sınaması.

Cross sectionally augmented dickey fuller test : Cadf test. Yatay kesitsel genişletilmiş dickey fuller sınaması.

Dickey fuller distribution : Dickey-fuller dağılımı.

Dickey hasza fuller test : Dickey-hasza-fuller sınaması.

Dickey fuller test : Dickey-fuller sınaması.

Dickey fuller gls : Dickey-fuller gls.

Dickey fuller regression : Dickey-fuller bağlaşımı.

Forward dickey fuller regression : İleriye doğru dickey-fuller bağlaşımı.

İngilizce Fullery Türkçe anlamı, Fullery eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fullery ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Full : Dolu şey. Kalın. Yıkayıp çektirmek. Tok. Çırpmak. Doluluk. Komple. Öz. Dolu.

Block and tackle : Kaldırma indirme palangası. Makara takımı. Pano askılarını tutan halatları hareket ettiren makaraların iki yanındaki tahta ya da çelik destekler. Palanga destekleri. Palanga. Palanga takımı.

Idle pulley : Boş kasnak. Avara kasnağı.

 

Machine : Çark. Makine ile biçim vermek. Makine ile yapmak. Araba. İşleteç. Öndürmek. Makinede işlemek. Bilgisayar, fizik, sosyoloji alanlarında kullanılır. Politika çarkı. Kuvveti ya da devinimi bir noktadan ötekine aktaran ya da birinden ötekine dönüştüren her türlü aygıt. 2-erkeyi bir halden başka hale dönüştürerek yararlı biçimde kullanılmasını sağlayan aygıt.

Simple machine : Basit makine.

Idler pulley : Avare kasnağı. Avara kasnağı.

Block : Işık ve elektron mikroskobunda incelemek üzere yumuşak biyolojik dokuların ince kesitlerinin alınabilmesi için tespit, suyunu alma vb. gibi çeşitli işlemlerden geçirildikten sonra parafin, epon, araldit vb. gibi maddeler içinde hazırlanan kalıpları. Önünü kesmek. Bloke etmek. Kesmek. Alıkoymak. Bir dağoluş dizgesinin içinde sertleşmiş, oldukça dengeli, kıvrılma devimlerine dirençli bir yer birimi. Duvar. Kapamak. Teknik ya da mantıksal nedenlerle bir birim gibi düşünülen ve işlem gören bir tutanak dizgisi, sözcük dizgisi ya da damga dizgisi, özellikle mıknatıslı kuşak üzerindeki bilginin, kuşak deviniminin başlamasıyla durması arasında, aralıksız, bir seferde okunan kesimi, bk. mantıksal tutanak, fiziksel tutanak. Durdurmak.

To the full : Bütünüyle. Tamamıyla. Dolana kadar. Son haddine kadar. Tümüyle. Baştan sona. Tamamına. Tam manasıyla. Tamamen.

Idle wheel : Avara kasnağı.

Fullery synonyms : bollock, bullock block, fulleries, fairlead, pulley block.

Fullery zıt anlamlı kelimeler, Fullery kelime anlamı

Meagerly : Kuvvetsizce. Zayıf halde. Zayıfça.

Fullery ingilizce tanımı, definition of Fullery

Fullery kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The place or the works where the fulling of cloth is carried on.