Fuller türkçesi Fuller nedir

  • Demirci yuvarlak üst baskısı.
  • Dinkleme makinesi.
  • Kumaş dinkleyen kimse.
  • Demirci çekici.
  • Demirci yuvarlak alt baskısı.
  • Çırpıcı.
  • Demir düzleştirmek için kullanılan çekiç.
  • Dövmeci kalıbı doldurucusu.

Fuller ingilizcede ne demek, Fuller nerede nasıl kullanılır?

Fuller battese transformation : Fuller-battese dönüşümü.

Augmented dickey fuller statistics : Adf istatistiği. Genişletilmiş dickey-fuller istatistiği.

Augmented dickey fuller test : Genişletilmiş dickey-fuller sınaması. Adf sınaması.

Cross sectionally augmented dickey fuller test : Yatay kesitsel genişletilmiş dickey fuller sınaması. Cadf test.

Dickey fuller distribution : Dickey-fuller dağılımı.

Dickey fuller generalized least squares : Dickey-fuller genelleştirilmiş en küçük kareler. Dfgls.

Dickey fuller gls : Dickey-fuller gls.

Dickey fuller gls test : Dickey-fuller gls sınaması.

Hasza fuller test : Hasza fuller sınaması.

Dickey fuller test : Dickey-fuller sınaması.

İngilizce Fuller Türkçe anlamı, Fuller eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fuller ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Working man : İşçi. Çalışan adam. Amele. Çalışan erkek. Erkek işçi.

Scramblers : Karıştırıcı. Telefonun dinlenmesini önleyen cihaz.

 

Workingman : Emekçi. İşçi.

Eggwhisk : Yumurta çırpıcısı.

Fulling mill : Çırpıcı tezgahı. Dink.

Scrambler : Telefonun dinlenmesini önleyen cihaz. Karıştırıcı.

Workman : Irgat. Emekçi. Ücretli. Personel. Eleman. Zanaatçı. Başkasının yararına beden gücünü ya da el uzluğunu kullanarak ücretle çalışan kişi. Görevli işçi. Kendisine karşılığında aylık ya da ücret verilerek çalıştırılan kişi. Hukuk, madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır.

Beater : Vurucu. Dövücü. Mikser. Çırpan şey. El mikseri. Tokmak. Döven.

Mixer : Bilgisayar, kimya, madencilik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yem karıştırıcı. Karıcı. Gıda maddelerini veya uygun materyalleri karıştırmaya, çırpmaya yarayan alet, mikser. Karıştırıcı alet. Sosyal kimse. Herkesle hemen kaynaşıveren kimse. Çrpıcı. Özdekleri birbirine karıştıran araç.

Fuller synonyms : buckminster fuller, r. buckminster fuller, working person, richard buckminster fuller, forge hammer, fullers, beaters, sawder.

Fuller ingilizce tanımı, definition of Fuller

Fuller kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To form a groove or channel in, by a fuller or set hammer. One whose occupation is to full cloth. A die. Called also a creaser. As, to fuller a bayonet. A half- round set hammer, used for forming grooves and spreading iron.