Scramblers türkçesi Scramblers nedir
- Çırpıcı.
- Telefonun dinlenmesini önleyen cihaz.
- Karıştırıcı.
Scramblers ingilizcede ne demek, Scramblers nerede nasıl kullanılır?
Speech scrambler : Konuşma çırpıcı. Ses bozucusu.
Scrambler : Telefonun dinlenmesini önleyen cihaz. Karıştırıcı. Çırpıcı.
Descrambler : Çözen kimse veya şey. Karışık sinyalleri çözen elektronik cihaz. Karışık işaretleri çözücü. Çırpma çözücü. Çırpma-çözücü.
Scramble a signal : Bir sinyali çırpma.
Scramble for : İçin kapışmak. Kapışmak.
Scramble : Çabalamak. Tırmanma. Çırpmak (yum.). Dalaşmak. İtişip kakışma. Uğraşmak. Karıştırmak. İlerleme. Çekişme. Bir yayında isteyerek yapılan karışma. (yayını bozmak amacıyla yapılır).
Descramble : Çırpma çözmek. Çırpmayı çözme. Karışık sırayı çözme. Pek çok frekans üzerinden rastgele bir şekilde yapılan bir radyo veya televizyon yayınını çözmek. Çırpmayı çözmek.
Scrambled : Harmanlanmış. Düzensiz bir şekilde birleştirilmiş. Karma karışık edilmiş. Karıştırılmış. Çırpılmış. Kafası karışmış.
Scramble for a living : Hayat mücadelesi vermek. Yaşam savaşı vermek.
Scramble together : Karıştırmak.
İngilizce Scramblers Türkçe anlamı, Scramblers eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Scramblers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Liquidizer : Sıvılaştıran kimse. Sulandırıcı. Mikser. Sıvılaştırıcı. Uyaran kimse. ä°ä°.mikser. Sıvı haline getiren kimse. Sıvılaştırışı.
Liquidiser : Mikser. Sıvılaştırıcı. Sulandırıcı. Sıvı haline getiren kimse. Sıvılaştırışı. Uyaran kimse (liquidizer sözcüğünün alternatif yazım şekli). Sıvılaştıran kimse.
Move : Taşınmak. Taşımak. Taşıma. Kımıldatmak. Oynamak. Oynatmak. Kıpırdamak. Devinmek. Hareket ettirmek. Yer değiştirmek.
Climb : Tırmanma. Çıkmak. Tırmanmak. Sarılarak tırmanmak. Aşama kaydetmek. Yükselmek. Güçlükle çıkmak. Yokuş. Tırmanış.
Mixing : Bilgisayar, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Karışım. Karıştıran. Harmanlama. Karışma. Karma. Karıştırma. İki ya da daha çok özdeğin bir araya gelip birbirinin içine dağılması.
Agitator : Tahrikçi. Fesat. Ajitatör. Kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Özdekleri birbirine karıştıran araç. Çalkayıcı. Kışkırtıcı. Çalkalayıcı makine. Provokatör.
Struggle : Dövüşmek. Uğraşmak. Çabalamak. Savaş. Çabalama. Savaşım vermek. Debelenmek. Çalışmak. Uğraş. Çırpınmak.
Sputter : Kekelemek. Konuşurken tükürükler saçmak. Sönecek gibi titremek (alev). Cızırdamak. Çabuk ve anlaşılmaz konuşmak. Kuru gürültü. Kekeler gibi konuşmak. Heyecanla söylemek. Boğulmak (motor). Yağ sıçratmak.
Shin : Şin. Tırmanmak. Öne fırlamak. Bacak. Kavalkemiği. Brokpa. Koşmak. İncik kemiği. Butan'da yaşayan etnik bir grup. İncik.
Go : İşlemek. Yayılmak. Geçmek. Bahse girmek. Gitmek. Ayrılmak. Deneme. Girmek. Hareket etmek. Olmak.
Scramblers synonyms : locomote, blender, beaters, skin, eggwhisk, disturbing, confounders, mixer, agitators, clamber, blenders, kibitzer, scrambler, shinny, amalgamator, fuller, travel, mixers, amalgamators, confounder, beater, fullers.
Scramblers zıt anlamlı kelimeler, Scramblers kelime anlamı
Stay in place : Yerinde kalmak.
Organized : Teşekküllü. Kurulmuş. Organize olmuş. Teşkilatlı. Düzenlenmiş. Tertipli. Market örgütlü piyasa. Düzenli. Organize. Örgütlü.

Bu kısımda Scramblers kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Scramblers ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Scramblers anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Scramblers ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.