Scramble for türkçesi Scramble for nedir

Scramble for ingilizcede ne demek, Scramble for nerede nasıl kullanılır?

Scramble : Tırmalamak. Dalaşmak. Yağda pişirmek. İtişip kakışma. Kapışma. Çekişmek. Uğraşmak. Kapışmak. Bir yayında isteyerek yapılan karışma. (yayını bozmak amacıyla yapılır). Güçlükle ilerlemek.

For : İçin. Çünkü. Yüzünden. Bir takımyıldızın adı. -e elverişli. Adına. Ocak. -e rağmen. Yerine.

Scramble for a living : Hayat mücadelesi vermek. Yaşam savaşı vermek.

Scramble for promotion : Promosyon için mücadele etmek. Bir promosyon kazanmak için çaba harcamak.

Scramble a signal : Bir sinyali çırpma.

Scramble together : Karıştırmak.

İngilizce Scramble for Türkçe anlamı, Scramble for eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Scramble for ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fall out with : Bozuşmak. Atışmak. Arası açılmak. Birbirine girmek. Kavga etmek. Papaz olmak. Külahları değişmek. Birbirine girme.

Recriminate : Birbirini suçlamak. Karşılıklı atışmak. Suçlamak (birbirini). Suçlamaya karşılık vermek.

Go at it hammer and tongs : Birbirini yemek. Saç saça başa birbirine girmek. Saç saça başa kavga etmek. Son derece çetin bir mücadele vermek. Var gücüyle çabalamak. Harıl harıl çalışmak. Çok uğraşmak. Dövüşmek. Şiddetle kavga etmek.

 

Get up against : Ayaklanmak. Başkaldırmak. Birbirine girmek. Biriyle çatışmak. Karşı durmak. Karşı dikilmek. Biriyle ilişkileri bozulmak. Çatışmak.

Compete : Yarış etmek. Mücadele etmek. Rekabet etmek. Rekabete girmek. Rekabete kalkmak. Yarışmak. Çekişmek. Müsabakaya girmek.

Quarrel : Atışmak. Çekişmek. Dalaşma. Bozuşmak. Dalaşmak. Ağız kavgası. Tartışmak. Uyuşmazlık. Kavga etmek.

Claws : Çekmek (zorlukla). Tırmalamak. El uzatmak. Tırmıklar. El atmak. Pençe atmak. Yırtmak.

Fall foul : Tartışmanın içine düşmek. Çatışmak. Atışmak. Anlaşamamak. Ters düşmek. Çarpışmak (gemilerin). Kavgaya karışmak. Çarpışmak (gemi). Kavga etmek.

Fight : Çarpışmak. Savaş vermek. Didişmek. Kavga etmek. Savunmak. Savaş. Uğraşmak. Savaşım. -e karşı savaşım vermek.

Fall out : Dışarıya düşmek. Dökülmek. Ortaya çıkmak. Kavga etmek. Eksilmek. Araları açılmak. Sıradan çıkmak. Bozuşmak. Dışarıya çıkmak. Külahları değişmek.

Scramble for synonyms : competed, clawing, clawed, claw, compete with, competes.