Stouter türkçesi Stouter nedir

  • Kahraman.
  • Koyu renkli bir çeşit bira.
  • Kuvvetli.
  • Cesur.
  • Semer.
  • Güçlü.
  • İman.
  • Koyu veya siyah bira.
  • Azimli.
  • Sağlam.
  • Kalın.
  • Büyük.
  • Sert bira.
  • Tıknaz.
  • Yiğit.
  • Şişman.
  • İri yarı.

Stouter ingilizcede ne demek, Stouter nerede nasıl kullanılır?

Stoutest : Sert bira. Şişman. Kalın. Tıknaz. İri yarı. Cesur. Kuvvetli. Azimli. Büyük. Semer.

Stout hearted : Cesur.

Stout : Azimli. Bir tür sert ve koyu bir bira. Kahraman. Büyük. İman. Şişman ve iri yarı. Güçlü. Sağlam. Kalın. Koyu renkli bir çeşit bira.

Stouthearted : Yüreği pek. Yiğit. Cesur. Kahraman. Yürekli.

Stoutheartedness : Cesurluk.

Astounding : Şoke eden. Parmak ısırtan. Hayrete düşüren. Şaşılacak. Hayret verici. Sersemletici. Şaşırtıcı. Aşırı şaşırtıcı. Müthiş.

Stoutly : Dayanıklı bir şekilde. Azimli bir şekilde. Cesurca.

Astoundment : Şaşırma. Hayrete düşme.

Stouts : Yiğit. İri yarı. Kahraman. Semer. Koyu renkli bir çeşit bira. Şişman. Sert bira. Siyah bira. Büyük. Koyu veya siyah bira.

Stoutness : Kalınlık. İrilik. İriyarılık. Kararlılık. Sebat. Şişmanlık. Cesaret. Sağlamlık. Yiğitlik.

İngilizce Stouter Türkçe anlamı, Stouter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stouter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Big bellied : Şişko. Toparlak. Büyük göbekli. Koca göbekli. Kilolu.

Fulled : Öz. Yıkayıp çektirmek. Dolu. Tok. Çırpmak. Yıkayıp büzmek. Tam. Doluluk. Dolu şey.

Satellite : Yörüngesel devinimini bağlı olduğu gezegen çevresinde yapan ve onunla birilikte dizgenin asıl özeği olan yıldız çevresinde de dolanan gökcismi. Uydukent. Bir gezegenin, ya da genel olarak bir gökcisminin çevresinde dolanan başka bir cisim. Gregarin kolonilerinde yalancı konjugant bireyler çiftinin ikincisi. kromozomun kısa koluna ince bir bağ ile bağlı küçük bir parça. peyk. Bilgisayar, biyoloji, coğrafya, fizik, uzay, sinema, televizyon, tarih, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yapay uydu. Evrensel çekim kuvveti etkisiyle, kepler yasaları uyarınca bir gezegen çevresindeki kapalı yörüngeler üzerinde dolanan gökcisimleri. Belli başlı kromozomlarda görülen, ana kromozom'a, sap biçiminde ince uzantıyla tutunmuş küçük kromozom parçası. büyük bir lezyonun kenarında oluşan küçük veya ikincil olarak biçimlenmiş olan lezyon. atardamar’a çok yakın olarak seyreden toplardamar. satellatizm gösteren. Satellit. Uyduşehir.

Creed : İnanma. Mezhep. Akide. İnanç. Bir dinin temel ilkelerini içeren ifade. Birinin veya bir grubun felsefesini yansıtan ilkeler. Öğreti. İtikat. Amentü.

Elephantine : Çok iri. Hantal. Fillere ait. Fil ile ilgili. Kocaman. Kaba. Fil gibi. Tombul. İri.

Heavyset : Bodur. Kısa boylu ve gürbüz. Kısa ve kaim.

Drastic : Yasaklayıcı. Etkili. Şiddetli. Kesin. Sert. Drastik. Zorlayıcı. Esaslı. Pek etkili.

Colossal : Izbandut gibi. Çok büyük. Kocaman. Dev. Müthiş. Dağ gibi. Muazzam. Şaşırtıcı.

 

Achillean : Yenilmez. Aşilvari.

Faithing : Emniyet. İtikat. Güven. Hıyanet. Bağlılık. Söz. İnanç. İtimat. İnanış.

Stouter synonyms : spatial relation, ample, bolding, burning, bravest, creeds, barley wine, brawny, full of zeal, character, bold on, consolidated, capital, outmost, dead set on, fixed on, fattiest, dynamic, flat footed, fatties, beefy, bigger, ables, courageous, packs, confidence, bulldog, beefiest, stout, beliefs, adventurous, pack, braved.

Stouter zıt anlamlı kelimeler, Stouter kelime anlamı

Inner : Gizli. Saklı (anlam vb). Ruh. Manevi. İç. Nişan tahtasında ortanın bir üstü. İçteki. İçerideki. Dahili. Ayrıcalıklı.

Irresolute : Tereddütlü. İradesiz. Mütereddit. Duruksun. Tereddüdlü. İkircimli. Tereddüt eden. Kararsız.