Straitjacket türkçesi Straitjacket nedir

Straitjacket ile ilgili cümleler

English: We put them in straitjackets.
Turkish: Onlara deli gömleği giydirdik.

English: They put him in a straitjacket.
Turkish: Onlar ona deli gömleği giydirdi.

Straitjacket ingilizcede ne demek, Straitjacket nerede nasıl kullanılır?

Straitjackets : Aşırı sıkma. Deli gömleği giydirmek. Kısıtlama. Sınırlamak. Deli gömleği. Çok sıkmak.

İngilizce Straitjacket Türkçe anlamı, Straitjacket eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Straitjacket ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Astriction : Sınırlama.

Confining : Kapamak. Hapsedilme. Kısıtlayan. Hapsetmek. Loğusa olmak. Hapsetme. Tutmak.

Called off : Yüksek sesle okumak. Son vermek. Söylemek. Feshetmek. İptal etmek. Sona erdirmek. Yasaklamak. Durma emri vermek. Listeden yüksek sesle okumak.

Bound : Kısıtlamak. Sınırlarını çizmek. Kuşatmak. Zıplamak. Zıplaya zıplaya gitmek. Sıçramak. Kalgımak. Sekip geri gelmek. Bağlı.

Hinderance : Engelleme. Önüne geçme. Mani (hindrance olarak da yazılır). Set. Engel. Erteleme.

Crackdowns : Sıkı önlem. Engelleme. Yasaklama. Baskı.

Interdiction : Mani olmak. Engelleme. Yasak. Bağlantısını kesme. Hacir altına alma. Hacir. Kısıt. Yasaklama.

 

Straitjacket synonyms : straightjacket, strait waistcoat, strait jacket, astrict, constraint, enjoinder, constriction, depriving, astricted, deterrent, hindrance, handicap, constrains, check, embargo, circumscribing, confine, inhibitions, balk, circumscribes, conscribe, applying sanctions, bounds, enjoinders, constrictions, baulk, circumscribe, garment, constrain, straitjackets, circumscribed, border, call off.

Straitjacket ingilizce tanımı, definition of Straitjacket

Straitjacket kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A dress of strong materials for restraining maniacs or those who are violently delirious. It has long sleeves, which are closed at the ends, confining the hands, and may be tied behind the back.