Strangury türkçesi Strangury nedir

  • İdrar yolları hastalığı.
  • Sidik zorluğu.
  • Kaslardaki ani ve ağrılı kasılmalar nedeniyle, hayvanın sık sık idrar yapma pozisyonu alması fakat her seferinde çok az idrar çıkartması veya hiç çıkaramaması durumu.
  • Strangüri.
  • İdrar zorluğu.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.

Strangury ingilizcede ne demek, Strangury nerede nasıl kullanılır?

Strangulate : Boğmak. Dolaşımı engellemek. Sıkmak.

Strangulated : Dolaşımı engellemek. Strangule. Sıkmak. Büzülmüş. Boğmak.

Strangulated hernia : Düğümlü fıtık. Bağırsak fıtıklarında, fıtık deliğiyle fıtık kesesinin dar olması, fıtıklaşan organın fıtık kesesine yapışması veya fıtıklaşan organın genişlemesi sonucu oluşan tıkanma veya boğulmayla sonuçlanan fıtık. kısa sürede ödem, nekroz ve kangren veya yırtılma sonucu karın zarı yangısına neden olur. Boğulmuş fıtık.

Strangulates : Boğmak. Dolaşımı engellemek. Sıkmak.

Strangulating : Dolaşımı engellemek. Sıkmak. Boğmak.

Strangulations : Strangulasyon. Strangülasyon. Büzülme. El. Sicim ya da başka bir yardımcı alet ile boğulma. Boğulma. Boğma. Düğümlenme.

Strange to say : Ne garip. Hayret. Ne tuhaf.

Strange looking : Tuhaf görünüşlü.

Strangulation : Boğulma. El. Sicim ya da başka bir yardımcı alet ile boğulma. Boğma. Düğümlenme. Strangülasyon. Bir organın etrafına sarılmış bir şey tarafından sıkılarak boğulması. Büzülme. Strangulasyon.

 

Strange attractor : Yabancı etkileyici.

İngilizce Strangury Türkçe anlamı, Strangury eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Strangury ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

Outsider : Dışarıdaki. Kazanma olasılığı az olan yarışmacı. Aykırı tip. Bir mesleğe mensup olmayan kimse. İlgisi olmayan kimse. Dışlanmış. Dışarlıklı. Yabancı. Görgüsüz kimse. Kazanma şansı olmayan at.

Tenesmus : Ağrılı ıkınma. Sürekli tuvaleti gelme (medikal tıp terimi). Tenezm. Tenesmus. Buruntu.

Intruder : Mütecaviz. Zorla giren kimse. İzinsiz giren. Başkasının mülküne tecavüz eden. Davetsiz gelen misafir. Davetsiz misafir. Fuzuli şagil. Başkasının arsasına tecavüz eden. (başkasının mülküne) izinsiz giren. Zorla giren şey.

Dysuria : İdrar yaparken ağrı çekme. Ağrılı idrar yapma, idrar yapmada güçlük. Dizüri. İdrar bozukluğu. Ağrılı işeme. Disüri. İdrar yaparken ağrı. Ağrılı idrara çıkma.

Abattoir : Salhane. Kesimevi. Mezbaha. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi.

Person : Fiilin gösterdiği işin hangi şahıs tarafından yapıldığını belirten dil bilgisi kategorisi. kılışın, konuşanın ağzından ifade bulan biçimi şahıs (geldim, yazıyorum vb.); dinleyen şahıs (getirdin, okuyacaksın vb.); konuşan ve dinleyen dışındaki kişi veya nesne şahıs (ağlamış, gülüyor vb.)’tır. Tip. Beden. Şahıs. Kişilik. Adam. İnsan. Kişi. Can. Fert.

 

Abaxial : Eksen dışı. Aks kemiği dışında. Abaksiyal. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksendışı. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksenden uzak.

Alien : Karşıt. Ters. Başka bir ülkeye ait. Zıt. Farklı. Yabancı uyruklu kimse. Uzaylı. Değişik. Haklardan mahrum bırakılan kimse. Ecnebi.

Urethritis : İdrar yolu iltihabı. İltihabı. Üretrit. Üretra iltihabı şişmesi veya yangısı. Üretra iltihabı. Üretrit (üroloji) idrar yolu iltihabı şişmesi veya yangısı. Sidikyolu yangısı.

Strangury synonyms : mortal, someone, abdominal ovariectomy, abdominal pain, soul, abdominal fat necrosis, abamectin, a c deformity, trespasser, cystitis, a crochordon, a amplitude mod, a band, interloper, uropathy, a c syndrom, unknown, abdominal distention, foreigner, individual, a clay, somebody, abdomen, abdominal palpation.

Strangury zıt anlamlı kelimeler, Strangury kelime anlamı

Acquaintance : Ahbaplık. Bildik. Haber. Bilgi. Tanışıklık. Tanıdık. Eş dost. Tanışık. Aşinalık. Tanışma.

Strangury ingilizce tanımı, definition of Strangury

Strangury kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A painful discharge of urine, drop by drop, produced by spasmodic muscular contraction.