Outsider türkçesi Outsider nedir

  • Bir grubun dışında olan kimse.
  • Bir mesleğe mensup olmayan kimse.
  • Aykırı tip.
  • Görgüsüz kimse.
  • Dışarıdaki.
  • Dışlanmış.
  • Kazanma olasılığı az olan yarışmacı.
  • Kazanma şansı olmayan at.
  • Yabancı.
  • Dışarlıklı.
  • İlgisi olmayan kimse.

Outsider ile ilgili cümleler

English: They are outsiders.
Turkish: Onlar yabancı.

English: Ali will always be an outsider.
Turkish: Ali her zaman bir yabancı olacak.

English: No outsiders are allowed to enter.
Turkish: Yabancıların girmesine izin verilmez.

English: Ali and Mary are outsiders.
Turkish: Ali ve Mary aykırı tipler.

English: I was an outsider.
Turkish: Ben bir yabancıydım.

Outsider ingilizcede ne demek, Outsider nerede nasıl kullanılır?

Insider outsider theory : Firma ile içerdekiler arasındaki ücret belirleme mekanizmasında sendika ve sendika baskısından kaynaklanan işsizliği ve dışardakilere rağmen reel ücretlerin yüksekliğini açıklamak için kullanılan ve farklı işgücü grupları ile firma davranışlarını ve bu davranışların sonuçlarını gösteren modellerin dayandığı yeni keynesyenlerin geliştirdiği kuram. İçerdekiler-dışardakiler kuramı.

Liability to an outsider : Ortaklıklar arası arıtımdan sonra kesinleşmiş dengelemde görülen borç. Üçüncü kişiye borç.

 

Outsiders : Görgüsüz kimse. Yabancı. İlgisi olmayan kimse. Aykırı tip. Dışarıdaki. Dıştakiler. Kazanma şansı olmayan at.

Liabilities to outsiders : Üçüncü şahıslara borçlar.

Outside border : Dış kenarlık.

Outside left : Solaçık. Sol açık. Bir takımın akıncı katında yer alan oyunculardan sol başta bulunanı.

On the outside of : Dışarısında. Dışında.

Outside diameter : Dış çap.

Outside broker : Borsaya üye olmayan acente. Borsa üyesi olmayan simsar. Borsa üyesi olmayan simsar acente. Borsa aracısı. Borsada kendi yararına taşınır değer alıp satan. yurt dışına mal gönderen ya da mal getirten, mal alıp satan aracı. borsa temsilcileri ile iş gören kişi.

Without outside help : Dışarıdan yardım almadan.

İngilizce Outsider Türkçe anlamı, Outsider eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Outsider ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Allochthonous : Allokton olan. Bulunduğu yere başka bir yerden getirilmiş, taşınmış kayaç ya da maden. Allokton. Alokton olan.

Foreign to : Bir yerden değil. Garip. Buralı değil. Tanıdık olmayan.

Extraneous : Dışarıdan gelen. Konu dışı. Dıştan gelen. Yabancı (madde veya cisim). İkincil. Konu ile ilgisi olmayan. Konu ile ilgili olmayan. Konu dışı olan.

Ostracized : Kovulmuş. Uzaklaştırılmış. Sürgün edilmiş. Sürülmüş. Çıkarılmış.

Foreigner : Ek veya kaçak iş. Ecnebi. Yabancı kişi.

Vulgarian : Kaba. Sonradan görme.

Transalpine : Alplerin ötesinde olan. Alplerin ötesinde yaşayan.

Aliens : Haklardan mahrum bırakılan kimse. Yabancı kelime. Aktarma (dilbilgisi terimi). Yabancı uyruklu kimse. Yaratık. Yabancılar. Ecnebi.

 

Aliening : Uzaylı. Ecnebi. Yabancı uyruklu kimse. Yaratık. Yabancı kelime. Uymayan. Başka bir ülkeden gelen kişi. Haklardan mahrum bırakılan kimse. Farklı.

Goop : Kaba. Kaba kimse. Görgüsüz. Yapıştırıcı madde. Yapışkan ve sulu madde. Yapışkan (kişi). Hödük. Bayağı. Ateşleme maddesi. Yapışkan madde.

Outsider synonyms : contestant, exotic, extrinsical, unknown, auslander, exotics, outers, barbarians, shunned, barbarian, foreign, left offs, foreclosed, extrinsic, barbarous, alien, external, weenie, vulgarians, weenies, debauched, outer, stranger, outsiders.

Outsider zıt anlamlı kelimeler, Outsider kelime anlamı

Acquaintance : Tanışma. Haber. Bilgi. Ahbaplık. Tanıma. Aşinalık. Tanışık. Bildik. Tanıdık. Tanışıklık.

Outsider ingilizce tanımı, definition of Outsider

Outsider kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One not belonging to the concern, institution, party, etc., spoken of. One disconnected in interest or feeling.