Strapped türkçesi Strapped nedir

Strapped ile ilgili cümleler

English: Ali is a bit strapped for money.
Turkish: Ali biraz züğürt kaldı.

English: Ali woke up strapped to a gurney.
Turkish: Ali tekerlekli bir sedyeye sarılı uyandı.

Strapped ingilizcede ne demek, Strapped nerede nasıl kullanılır?

Debt strapped : Borç sıkıntısı çeken. Borca bağlı olan. Borca batmış.

Unstrapped : Askısını çıkarmak. Kayışını çıkarma. Kayışını çıkarmak.

Strapper : Zebella. Etine dolgun kız. İri yarı ve dinç kimse.

Strappers : Zebella. Etine dolgun kız. İri yarı ve dinç kimse.

Understrapper : Ast. Başkasının emrinde olan.

Strap wrench : Kayışlı anahtar. Kayışlı boru anahtarı. Parlatılmış ya da metal kaplanmış boru yüzeylerine iz bırakmadan, sökülüp takılmalarını sağlayan bir aygıt.

Black strap molasses : Kalan melas. Son melas. Şekerkamışı şurubu.

Bootstrapping : Başlatma. Bootstrap. Önyükleme.

Trace off strap pattern : İzleyici şerit dizini.

Strapping : Bant. İri yarı ve dinç. Kayışla dayak. Kayışlar. Bağlama. Taş gibi. Kayış koşumu. İri yarı. İriyan. Güçlü.

İngilizce Strapped Türkçe anlamı, Strapped eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Strapped ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Adhesive : Yapışık. Değişik bir özdeğe, fiziksel kuvvetlerle tutunup kalabilen ya da bu özelliği ile iki ayrı özdeği birbirine tutturabilen özdek. Fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yapışkan. Sadık. Bant. Değişik bir özdeğe, fiziksel kuvvetlerle tutunup kalabilme özelliğinde olan. Yapıştırıcı. Özdekleri, gereçleri birbirine kimyasal ya da fiziksel olarak bağlayan ya da yapıştıran herhangi bir özdek.

Appertaining : -e ait. İlgili olan. Alakadar. -e ilişkin. İlgili. İlgili olarak. Ait olan. İlişkin.

Strap : Tasma. Kemerle dövme. Şerit. Ustura kayışı. Ayakta çalınabilmesi için gitara takılarak omuzdan aşırılan kuşak. Ağ şeridi. Atkı.

Appendant : Ait. Takılı. Eklenmiş. Asılı. Merbut. Eklenen. Daha büyük mirasın bir parçası olan mal veya hak (hukuk terimi). Muallakta. Müteallik.

Associated with : İlişkili. İlişkili öğe. İşbirliği yapmak. İle birlikte. İle ilgili. Bağlantı kurmak. İlişkilendirilmiş. İle ilişkili. İttifak yapmak.

Affiliated : Bağlı olunan.

Empty pocketed : Hiç parası olmayan. Beş kuruşsuz. Parasız. Boş cepli.

Adherents : Yandaş. Destekleyen. Yapışkan. Bağlı olan. Yapışan. Yapışık. Taraftar.

Ancillary : Feri. Yardımcı. Tali. Tabi. Bağımlı. Ayrıntı. Yan.

Allegiant : Güvenilir. Vefalı. Sadık. Sadık kimse.

Strapped synonyms : coureur de bois, flat broke, tense, leathered, tape, skint, adjective, filleted, anastomotic, leather, filleting, hunter, taping, empty pockets, on the rocks, anchored, broke to the wide, impecunious, band, leathers, tapes, stone broke, gird, adherent, fillet, adhered, taped, huntsman, dead broke, appurtenant, sellotape, penniless, boracic.

 

Strapped zıt anlamlı kelimeler, Strapped kelime anlamı

Relaxed : Rahatlamış. Yumuşamış. Gevşemiş. Gevşek. Gevşemiş (kişi).

Plain : Düz ya da azıcık eğimli, az çok kalın taşınmış toprak ve lığlarla örtülü, akarsularla parçalanmamış, daha yüksek yer biçimleriyle çevrelenmiş ve oluşum kökenleriyle ayrımlı türleri bulunan ana yer biçimlerinden biri. Yalın bir dille. Süssüz. Vuzuh. Açıklık. Sade bir biçimde. Yalın. Düz. Düzlük.