Strath türkçesi Strath nedir

  • Geniş vadi.
  • İçinden nehir geçen vadi.

Strath ingilizcede ne demek, Strath nerede nasıl kullanılır?

Strathspey : İskoç dansı.

Strata : Tabakalar. Katmanlar. Zemin tabakaları. Katlar. Zemin. Tabaka. Temel tabakaları.

Strata control : Tavan denetimi.

Strata profile : Katmanlar kesiti.

Stratagem : Oyun. Kurnazlık. Savaş hilesi. Hile. Tuzak. Bir çıkar nedeniyle hayvanın kusurlarını gizlemek veya daha iyi nitelikte göstermek için yapılan işlemler. Taktik. Taktik manevra. Manevra.

Strategic partner : Stratejik ortak.

Strategian : Stratejist.

Strategic location : Stratejik konum.

Strategic materials : İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Stratejik mallar. Stratejik materyaller. Bir ülkenin savunulması için gerekli olan ve savaş hazırlıklarından önce biriktirilmesi zorunlu olan ekonomik özdekler. Stratejik malzemeler. Stratejik maddeler. Savunma özdekleri. Ülke kalkınmasında veya bir kesim için vazgeçilemeyecek derecede önemli olan ve ulusal savunma konuları ile askeri uygulamalar bakımından çok önemli olduğu düşünülen mallar.

Stratagems : Taktik. Oyun. Manevra. Hile. Taktik manevra. Kurnazlık. Tuzak. Savaş hilesi.

İngilizce Strath Türkçe anlamı, Strath eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Strath ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Misstate : Gerçeğe aykırı beyanat vermek. Yanlış ifade etmek. Yalan anlatmak.

Land : Karaya çıkmak. Kara parçası. Toprak. Elde etmek. Karaya ayak basmak. Karaya indirmek. Bir üretim faktörü olarak üretimin gerçekleştirildiği, korunabilen ancak yenilenemeyen, doğal kaynakları sağlayan ortamlardan biri. İnmek. Aynı türden toprak parçası. Kişisel arazi.

Verbalise : Ağız kalabalığı etmek. Geveze olmak. Sözle ifade etmek. Söze dökmek. Bir kelimeyi eylemleştirmek (verbalize olarak da yazılır). Kelimelerle anlatmak (özellikle ağız yoluyla). Açıklamak. Fazlasıyla konuşkan olmak. Dile getirmek. Sözleştirmek.

Vocalise : Seslendirmek. Sesli duruma getirmek. Ünsüz bir metni ünlü işaretlerle işaretlemek (vocalize olarak da yazılır). Bir duygu veya düşünceyi yüksek sesle ifade etmek. Ünlüye dönüştürmek. Vokal yapmak. Ses üretmek. Bir ünlü olarak ünsüz bir harfi telaffuz etmek. Şarkı söylemek. Türkü söylemek.

Announce : Adaylığını açıklamak. Tebliğ etmek. Yüksek sesle bildirmek. Duyurmak. İlan etmek. Anons ettirmek. Beyan etmek. Anons etmek. Okumak. Bildirmek.

Vocalize : Ünlüye dönüştürmek. Noktalamak (harf). Sesli duruma getirmek. Vokal yapmak. Sesli harf yerine kullanmak. Ağızlamak. Seslendirmek.

Eparchy : Yunanistan'da vilayet. Piskoposluk. Vilayet.

Country : Memleket. Taşraya özgü. Kırsal kesim. Kır. Kırsal. Yöre. Ülke. Sayfiye. Yurt. Vatan.

Reply : Cevaba cevap. Yanıtlamak cevap vermek. Karşılık. Cevaba cevapla karşılık vermek. Cevap. Yanıt. Cevaplamak. Yanıtlamak. Geri cevaplamak. Cevap vermek.

Add : Sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. İlave etmek. Bindir. Toplamını almak. Çalmak. Toplamak. Aşınma payına bağlı yeni bir varlık biriminin, işletme varlığına eklenmesi, ya da varlık içindeki bir birimin yeniden yapım özelliğiyle genişletilmesi. Resim seçiciye, belli bir alıcıdan gelen resmi, başka bir alıcıdan gelen resme bindirmesi için verilen komut. (bindirilecek resmi veren alıcının sayısı belirtilerek "üçü bindir!, biri bindir!" biçiminde söylenir). Uzatmak. Katmak.

 

Strath synonyms : give tongue to, canadian province, soviet socialist republic, australian state, italian region, observe, sum, supply, administrative division, explain, represent, respond, append, sum up, tell, note, articulate, give, preface, summarise, declare, mention, premise, commonwealth, present, enunciate, utter, summarize, precede, express, remark, lay out, american state.

Strath zıt anlamlı kelimeler, Strath kelime anlamı

Unemployment : Aylaklık. Coğrafya, iktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Cari ücret düzeyinde emek sunumunun emek istemini aşması durumu. İşçisizlik. İşsizlik. Bir ülkede, bölgede ya da anakentte, çalışma çağındaki insanların bir bölümünün, istençleri dışında, çalışmalıklı bir işten yoksun bulunmaları durumu. Bir toplumda, bir toplumsal kümede çalışma çağındaki nüfusun bir bölümünün istençleri dışında ücretli işten yoksun bulunması durumu. Kişinin herhangi bir nedenle işini yitirmesi ve bir yenisini bulma çabası içine düşmesi durumu.

Being : Varlık. Vücut. İnsan. Yapı. Bilinçten bağımsız olarak var olan nesnel dünya ya da özdek. Varoluş. Yaratık. Mahluk. Olma. Mevcudiyet.

Motionlessness : Hareketsizlik.

Strath antonyms : activeness, homozygosity, unstrain, immaturity, employment, nonexistence, union, imperfection, nonbeing, inaction, unskillfulness, inactiveness, heterozygosity, perfection, separation, dystopia, inactivity, motion, maturity, utopia, activity, action, disorder, order, relax.

Strath ingilizce tanımı, definition of Strath

Strath kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Often used in composition with the name of the river. As, Strath Spey, Strathdon, Strathmore. A valley of considerable size, through which a river runs. A valley bottom.