Streaming potential türkçesi Streaming potential nedir

  • Bir kılcal borudan ya da bir zardan basınç altında akan bir savının oluşturduğu erkil.
  • Sıvı akımı potansiyel farkı.
  • Akıntı potansiyeli.
  • Fizik alanında kullanılır.
  • Akış erkili.

Streaming potential ingilizcede ne demek, Streaming potential nerede nasıl kullanılır?

Streaming : Sicim gibi. İnternet üzerinden yayın. Akış. Akan. Akma. Akıntı. Gruplandırma. Kesintisiz ses ve görüntü yayını. Akarak.

Potential : Gizil(lik). Bir nesne ya da kaynakta saklı ya da gerçekleşmemiş olanaklı güce ilişkin olan. İhtimal. Durum ya da konuma bağlı eylem yeteneği. toprak ya da bir yüksekten sonsuz uzaklık gibi ölçünlere göre belirlenen ve elektrik ya da mıknatıssal olan yeğinliğinin bir uzaklık boyunca eski tümleviyle verilen bağıl nicelik. Gizil güç. Uzaklığa göre türevi, ters yönde kuvveti veren işler. Potansiyel. Gizil. Güç. Açığa çıkmamış.

Streaming mode : Duraksız kip. Akma kipi. Duraksız veriler.

Streaming pontential : Bir sıvının bir kılcal boru dizgesinden akışı sırasında oluşan potansiyel. Akıntı potansiyeli.

Streaming tape drive : Duraksız mıknatıslı bant sürücüsü. Duraksız manyetik bant sürücüsü. Sürekli çalışan manyetik bantlı kayıt sürücüsü. Duraksız manyetik bant sürücü.

Absolute potential : Mutlak potansiyel.

 

İngilizce Streaming potential Türkçe anlamı, Streaming potential eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Streaming potential ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Absolute magnitude : 10 parsek (3,26x10 ışık yılı) uzağındaki bir yıldızın görünür büyüklüğü. Mutlak büyüklük. Saltık büyüklük.

Acoustic feedback : Ses geribeslemesi. Hoparlör geri beslemesi. Akustik geribesleme. Bir ses aygıtı çıktısının birazının aygıtın girdisine ulaşarak çıktıyı etkilemesi.

Absolute zero : Salt sıfır. Saltık sıcaklık ölçeğinde sıfır noktası : -273°c. Mutlak sıfır. Mutlak sıfır noktası (eksi 273 derece santigrat). Saltık sıfır.

Absorptiometer : Belli dalga boylarında ışınını soğurumundan yararlanarak özdek derişimi ölçen aygıt. Absorbsiyometre. Soğurma cihazı. Soğurum ölçmek için kullanılan alet. Soğurumölçer.

Absolute concentration : Saltık derişim. Birim oylumda bulunan özdek, erke ya da başka bir varlık tutarı; santimetre küp başına erg ya da sayı olarak verilir.

Accelerometer : Doğrusal ya da dönel ivmeyi ölçme işinde kullanılan aygıt. Devinen bir cismin ivmesini ölçen aygıt. Akselerometre. İvme ölçer. İvmeyi ölçen. Gösteren ve kaydeden bir cihaz (havacılık). Hızlanma ölçer. İvmelenmeyi ölçen cihaz. İvme ölçme aleti.

Absorptivity : Bir ortamın, bu ortamın sınırlarının hiç bir etkisi olmamak koşulu ile, birim kalınlığının iç yutma çarpanı. Emme yetkesi. Yutma katsayısı. Bir yüzeye vuran ışınım erkesinin yüzeyce soğurulan bölüğünün ölçüsü. Soğurma katsayısı. Emicilik. Yutuculuk. Soğurabilirlik. Emebilirlik.

 

Abcoulomb : Saltık birimler dizgesindeki elektrik yükü birimi. Abkulon. Saltık coulomb. Cgs sisteminin elektromanyetik birimi. On kulon.

Streaming pontential : Bir sıvının bir kılcal boru dizgesinden akışı sırasında oluşan potansiyel.

Absolute units : Saltık birimler. Temel kütle. Salt birimler. Temel birimler olarak uzunluk, zaman ve kütleyi alan birimler kümesi.

Streaming potential synonyms : absorption edge, acoustic absorptivity, accumulation coefficient, absorption band, abnormal reflection, absorption loss, abampere.