Streaming türkçesi Streaming nedir

  • Akan.
  • Gruplara ayırma.
  • İnternet üzerinden yayın.
  • Duraksız işlem.
  • Sicim gibi.
  • Gruplandırma.
  • Akıntı.
  • Akma.
  • Kesintisiz ses ve görüntü yayını.
  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • Akış.
  • Akarak.

Streaming ile ilgili cümleler

English: The cat was lying stretched out at full length in the sunlight streaming through the window.
Turkish: Kedi, pencereden giren güneş ışığında boylu boyunca gerinerek uzanıyordu.

Streaming ingilizcede ne demek, Streaming nerede nasıl kullanılır?

Streaming mode : Akma kipi. Duraksız veriler. Duraksız kip.

Streaming pontential : Akıntı potansiyeli. Bir sıvının bir kılcal boru dizgesinden akışı sırasında oluşan potansiyel.

Streaming potential : Akış erkili. Akıntı potansiyeli. Bir kılcal borudan ya da bir zardan basınç altında akan bir savının oluşturduğu erkil. Sıvı akımı potansiyel farkı.

Streaming tape drive : Duraksız manyetik bant sürücüsü. Duraksız manyetik bant sürücü. Sürekli çalışan manyetik bantlı kayıt sürücüsü. Duraksız mıknatıslı bant sürücüsü.

Cytoplasmic streaming hypothesis : John field tarafından son senelerde ortaya atılan bir hipotez olup özellikle bitkilerin soymuk borularındaki sitoplazma hareketini açıklar. sitoplazmanın hareketi sırasında hücre organelleri ve plastitler gibi büyük yapılar ile makromoleküller de bu akıma katılırlar. alg hücrelerinde, bazı protozoonlarda ve cıvık mantarların plazmodyumlarında da görülür. Sitoplazma akımı hipotezi.

 

Avi compressed stream : Avı sıkıştırılmış akış.

Stream of consciousness novel : Bilinç akışı romanı. Sözle dışarıya vurulan fikir ve duyguları ve onlarla birlikte içten geçenleri de bir arada alarak bilinç akışını kesiksiz ve eksiksiz bir şekilde anlatan, yirminci yüzyıl roman türü.

Stream bed : Nehir yatağı. Dere yatağı. Akarsu yatağı.

Stream with perspiration : Çok terlemek.

Mainstreaming : Ana mecraya yönlendirme. Kaynaştırma. Anayola sokma.

İngilizce Streaming Türkçe anlamı, Streaming eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Streaming ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Access mechanism : Erişim düzeneği. Erişim mekanizması.

Absolute loader : Salt yükleyici. Mutlak yükleyici.

Driftiest : Sürüklenmeyle oluşmuş. Sürüklenmeyle ilgili. Sürüklenmeye özgü.

Pelting : Bardaktan boşanırcasına yağmak. Taşlamak. Şakır şakır. Taş atmak. Dayak atmak. Atmak. Fırlatmak. Dövmek. Yağdırmak.

Webcasting : İnternet'te çoğagönderim. Web yayını. İnternet üzerinden yapılan ses veya telsiz yayın. Ağ yayını.

Flights : Geri çekilme. Uçma. Uçuş. Firar. Böcek sürüsü. Yağmur (kurşun, ok vb.). Kaçma. Kaçış. Kuş sürüsü.

Effluences : Dışarı akma. Atık madde. Seyelan. Dışa akma. Atık su.

Emanating : Yayılan. Doğan. Doğmak. Çıkmak. Fışkıran. Sızmak. Yayılmak. Sızan. Çıkan.

Abbreviate : Sadeleştirmek. İhtisar etmek. Özetlemek. Kısaltmak. Kırpmak.

 

Affluxes : Akın. Kan hücumu. Kan toplanması. Kabarma.

Streaming synonyms : organic phenomenon, flux, cyclosis, access key, circulation, runniest, exudations, course, creepage, circulations, spouting, drifting, abstract syntax tree, current, running water, expulsions, ungroup, flowing, flighting, flowingly, leaking, exudation, abnormal end, abort sequence, runnier, defluxion, driftier, accelerator key, effusions, fluidly, currents, grouping, effusion.

Streaming zıt anlamlı kelimeler, Streaming kelime anlamı

Processed : İşlenen. Yönlendirmek. İşlenmiş. Alaya katılmak (geçit). İşleme tabi tutulan. İşlendi. İşlem görmüş.

Streaming ingilizce tanımı, definition of Streaming

Streaming kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act or operation of that which streams. Sending forth streams. The act of that which sends forth, or which runs in, streams.