Street vender türkçesi Street vender nedir

  • İşporta işiyle uğraşan kişi.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • İşportacı.

Street vender ingilizcede ne demek, Street vender nerede nasıl kullanılır?

Street : Yol. Borsa dışı. Cadde. Adres. Mahalle. Sokak. Yerleşim yerlerinde ana yol.

Vender : Satıcı. İşportacı. Satış makinesi. Bkz.vendor. Bayi.

Street address : Cadde adresi. Açık adres. Cadde. Adres.

Street alignement : Bir yol ile yapı adacıkları arasındaki yasal sınır. bk. önyüz çizgisi. Sokak çizgisi.

Street arab : Sokak çocuğu.

Street ballad : Sokak baladı. Sokak satıcılarının söylediği balad türü. bk. balad. krş. halk baladı.

İngilizce Street vender Türkçe anlamı, Street vender eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Street vender ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pitchman : Gezginci esnaf. Tablacı. Seyyar satıcı. Boşboşçu.

Chapmen : Nebraska eyaletinde yerleşim yeri. Tablacı. Alabama eyaletinde şehir. Pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri. Boşboşçu. Kansas eyaletinde şehir. Maine eyaletinde yerleşim yeri. Seyyar satıcı.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

 

Hawker : Seyyar satıcı. Şahinle avlanan avcı. Ayak satıcısı. Boşboşçu. Tablacı. Doğancı. Gezginci esnaf. Sokak satıcısı.

A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Peddler : Çerçi. Satıcı. Bohçacı. Uyuşturucu satıcısı. Belli bir satış yerinde çalışmayan, tüketicinin bulunduğu yere giderek malını satışa sunan kimse. Lafçı. Dedikoducu.

Packmen : Tablacı. Boşboşçu. Seyyar satıcı. Gezginci esnaf.

Pedlars : Dedikoducu. Seyyar satıcı. Boşboşçu. Lafçı. Çerçi. Tablacı. Dağıtıcı. Gezginci.

Street vender synonyms : abolition of forced labour convention, mongers, peddlers, a change in demand, abnormal budget expenditures, hucksterer, ability to pay principle, huckster, abnormal budget receipts, a change in individual demand, a shift in supply, chapman, a shift in demand, pitchmen, pedlar, ability rent, ability to pay approach, a pass through certificate, hawkers, a shift in individual demand, hucksters, packman.