Strobes türkçesi Strobes nedir

  • Elektronik flaş.
  • Radar ekranındaki işaretleme halkası.
  • Tetikleme vurumu.
  • Seçici vurum.
  • Stroboskop.
  • Hedef stroboskopu.

Strobes ingilizcede ne demek, Strobes nerede nasıl kullanılır?

Strobe : Radar ekranındaki işaretleme halkası. Stroboskop. Elektronik flaş. Tetikleme vurumu. Seçici vurum. Hedef stroboskopu.

Strobila : Strobila. Sestotlarda boyundan sonra gelen, sestodun üremesinden sorumlu, türlere göre değişen sayıda halkadan oluşan genç veya olgun kısım. Kozalak. Sestodlarda boyundan sonra gelen, sestodun üremesinden sorumlu, türlere göre değişen sayıda halkadan (genç, olgun ve gebe) oluşan kısım.

Strobilation : Sestodlardaki strobila gibi tomurcuklanmayla zoit zincirinin oluşumu. Strobilasyon.

Strobile : Strobil.

Strobilocercoid : Strobiloserkoit. Yalnızca schistotaenia’larda görülen ve bir bölümü strobilasyona uğrayan sistiserkoid.

Stroboscopic light : Ayarlanabilen ve belli aralıklarla yanıp sönen ışıldak. özellikle, sahne etmenlerinde kullanılır. Çakar-söner ışıldak.

Ignition stroboscope : Ateşleme stroboskobu.

Strobilocercus : Kedilerin ince bağırsaklarına yerleşen taenia taeniaformis şeridinin farelerin karaciğerinde gelişen, bir bölümünde belirgin bir strobilanın bulunduğu larva biçimi. Strobiloserkus.

Astrobiologically : Astrobiyolojik bakış açısından. Astrobiyoljik bir şekilde. Astrobiyolojik bakış açısından (gök cisimlerindeki hayatı inceleme ile ilgili).

 

Stroboscope : Stroboskopik. Yineli olarak açılıp kapanan ya da karanlıkta belli sıklıkla yanıp sönen ışık kaynağıyla, bir devinimin ardışık evrelerini incelemeye yarayan aygıt. Yineligözler. Avans tabancası. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Stroboskop. Dönemsel bir devinimin yinelenimini optik yöntemle ölçmeye yarayan araç.

İngilizce Strobes Türkçe anlamı, Strobes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Strobes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Carom : Çarparak geri tepmek. Karambol. Karambol yapmak. Karambol (bilardo). Karambol bilardo.

Touch : Temas etmek. Az miktar. Teğet geçmek. Para sızdırmak. İle ilgilenmek. Dokunma. Kırmak. Topun, alanın boy çizgisinden dışarı çıkması. Ellemek. Boy ölçüşmek.

Cut : Sulandırmak. Kesilmiş. Kesik. İndirimli. Topsuz giriş. Çevirimin sona erdiğini, alıcının durdurulmasını bildirmek için yönetmenin, alıcı yönetmenine verdiği komut. Pay. Kamçılamak. Kırpmak. Hadım etmek.

Break : Daha iyi yapmak. Çiğnemek. Yakın dövüşü bırakmak. Bozulmak. Patlamak. Dinlenme. Bozmak. Ağarmak. Bitmek. Bozdurmak.

Miscue : Hata. Yanlış vuruş yapma (bilardo). Dalgınlıkla yapılan hata. Yanlış.

Tennis shot : Tenis vuruşu.

Lick : Dayak atmak. Yalama. Üstesinden gelmek. Alev gibi yalayıp geçmek. Yalamak. Hız. Dövmek. Halletmek. Yenmek.

Swing : Sallanma. İşletmek. Asılarak idam edilmek. Bir şeye tutunarak bir yere sıçramak. Asılmak. Salıncak. Etkileyerek kandırmak. Becermek. Aniden geriye dönmek. Başarmak.

Strobes synonyms : baseball swing, golf shot, golf stroke, masse shot, electronic flash, strobe, follow through, lap, manoeuvre, maneuver, masse, fondle, caress, stroboscopes, undercut, stroboscope, trigger pulse, shot, cannon, tennis stroke, swipe, play.