Studding türkçesi Studding nedir

  • Direklik kirişler.

Studding ingilizcede ne demek, Studding nerede nasıl kullanılır?

Studding sail : Cunda yelkeni. Yardımcı yelken.

Studdings : Direklik kirişler.

Studdingsail : Cunda yelkeni.

Studded tires : Çivili lastik.

Studded with : İle süslenmiş.

Be studded with : Çok bulunmak (bir şey). Yer yer bulunmak.

Stud bolt : Saplama. Yuvarlak vida. Başsız bulon. Saplama cıvata. Başsız cıvata.

Adjusting stud : Ayar saplaması. Ayar pimi.

Shirt stud abscess : Shirt stud apse.

Carburettor attaching stud : Karbüratör tespit saplaması.

İngilizce Studding Türkçe anlamı, Studding eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Studding ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Rating : Değerlendirme. Derece. Kerteleme. Azarlama. Değerleme. İktisat, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sınıf. Derecelendirme. Şirketlerin, taşınır değerlerinin ticari riskine, ülkelerin de siyasi risklerine göre güvenilirliğinin derecelendirme kuruluşları tarafından belirlenip sıralanması. Tayfa.

Prominence : Uzantı. Fışkırma. Ehemmiyet. Şöhret. Önem. Güneş yüzeyinden uzaya sıcak gaz kütlelerinin fırlaması. Göze çarpan şey. Göze batma. Burun. Öne çıkma.

Position : Hayvanlardan radyolojik görüntü alınırken belirli bir organ ve bacaklar için istenen duruş biçimi. vaziyet. Pozisyon. Konumlanmak. Vücudun, herhangi bir bölümü üzerinde, alıştırma için aldığı biçim. Bir nesnenin seçilen bir başvuru noktasına, eksenine ya da eksenlerine göre yeri. İş. Durmak (bir yerde). Taneciğin yeri, bunu veren konsayılar. Doğum sırasında yavrunun belirli bir noktasıyla apertura pelvis kranyalisin belirli noktaları arasındaki ilişki, pozisyon. Vaziyet.

 

Prestige : Normalden daha yüksek sınıf veya standart. İtibar. Saygınlık. Tesir. Prestij. Bir bireye ya da bir toplumsal kümeye başka birey ya da kümelerle olan ilişkilerinde üstünlük sağlayan toplumsal-ekonomik durum ya da orun. Ün. Nüfuz.

Dishonor : Leke sürmek. Şerefini beş paralık etmek. Onursuzluk etmek. Şeref ve haysiyetini kırmak. Rezil etmek. Namusuna leke sürmek. Namusunu kirletmek. İki paralık etmek. Lekelemek. Şerefini sarsmak.

Erect : Dikilmek. Dik. Ereksiyon halinde. Tesis etmek. Dikmek (heykel veya direk vb'ni). Kalkık. Yapmak. Yükseltmek. Diken diken. Kalkmış.

Honor : Saygı göstermek. Şereflendirmek. Onur vermek. Bkz.honour. Hüsnü kabul göstermek. -e şeref vermek. Onurlandırmak. Onur. Kabul etmek (çek). Şeref vermek.

Ranking : Tasnif. Dizilmek. Sayılmak. Yüksek rütbeli olmak. Saymak. Kıdemli. Üst düzey. En yüksek mevkide veya makamda olan. Dizmek. Sıralı.

Prestigiousness : Prestijlilik.

Vertical : Amudi. Dikey çizgi. Dik. Dikey. Şakuli. Düşey düzlem. Düşey. Dik, dikey. Tepede olan. Yerçekimi doğrultusunda, çevrene dik doğrultuda bulunan.

Studding synonyms : honour, importance, studdings, laurels, upright, obscurity, status, dishonour, grandness.

 

Studding zıt anlamlı kelimeler, Studding kelime anlamı

Dishonor : İki paralık etmek. Kepaze etmek. Sözünü tutmamak. Namusunu kirletmek. Namusuna leke sürmek. Şeref ve haysiyetini kırmak. Şerefini beş paralık etmek. Onursuzluk etmek. Şerefini sarsmak. Namusuna dokunmak.

Prominence : Burun. Çıkıntı. Güneş yüzeyinden uzaya sıcak gaz kütlelerinin fırlaması. Göze batma. Ehemmiyet. Önem. Öne çıkma. Ün. Fışkırma.

Obscurity : Çapraşıklık. Loşluk. Belirsizlik. Gizlilik. Meçhullük. Az tanınmışlık. Bilinmezlik. Karanlık. Anlaşılmazlık.

Studding antonyms : unerect, honor.

Studding ingilizce tanımı, definition of Studding

Studding kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Material for studs, or joists. Studs. Studs, or joists, collectively.