Studies türkçesi Studies nedir

  • İncelemeler.
  • Araştırmalar.
  • Çalışmalar.
  • Dersler.
  • Etütler.

Studies ile ilgili cümleler

English: Ali started slighting his studies after he became a member of the football team.
Turkish: Ali futbol takımının bir üyesi olduktan sonra çalışmalarını ihmal etmeye başladı.

English: After supper, he studies his lessons for three hours.
Turkish: Yemekten sonra, üç saat boyunca, o derslerini çalışır.

English: Ali studies at Harvard.
Turkish: Ali Harvard'da okuyor.

English: Ali studies French every day.
Turkish: Ali her gün Fransızca çalışır.

English: Ali studies French.
Turkish: Ali Fransızca çalışır.

Studies ingilizcede ne demek, Studies nerede nasıl kullanılır?

Officer candidate academic studies program : Askerlik öncesi alınan akademik öğrenim.

Social studies laboratory : Toplum bilgileri odası. İçinde kaynak, ve baş vurma kitapları ile dergi, model, harita vb. ders araçlarının bulunduğu, öğrencilerin bireysel olarak ya da kümeler halinde toplum bilgileri konuları üzerinde incelemeler yaptığı özel oda.

Advanced studies : Yüksek öğrenim.

Area studies : Alan araştırmaları. Bölge veya alan çalışmaları. Değişik bölgeleri inceleyen disiplinler. Bölge veya alan araştırmaları.

Center for palestinian research and studies : Filistin ile ilgili konu çalışmaları yapan bir merkez. Filistin araştırmaları ve çalışmaları merkezi.

 

Fell behind in his studies : Derecesinin gerisine düşen. Okulda başarısız olan.

Cross cultural studies : Ekinlerarası karşılaştırma. Değişik ekinlerin karşılaştırmalı olarak incelenmesi. Kültürlerarası çalışmalar.

Finished his studies : Sınıfını geçmiş. Eğitimini tamamlamış. Okulunu bitirmiş.

Gender studies : Cinsiyet çalışmaları.

External studies : Normal eğitim sürecinin dışında gerçekleştirilen öğrenme programı (ör. gece sınıfları).

İngilizce Studies Türkçe anlamı, Studies eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Studies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Workplace : İşyeri. Atölye. Dükkan. İş yeri. Çalışma yeri.

Atelier : İşlik. Stüdyo. Atölye.

Exercises : Egzersiz yapmak. Kullanmak. Alıştırmak. Uygulamak. Egzersiz. Göstermek. Çalışma yapmak. Alıştırmalar. Çalıştırmak.

Investigations : Soruşturmalar. Taharriyat. Tahkikat.

Recording studio : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Seslendirme işliği. Seslendirme, sonradan seslendirme, sözlendirme, vb. çalışmaların yapıldığı, ses geçirmez, sesdağılımı düzgün salon. Kayıt stüdyosu.

Curriculum : Öğretim bağdarlaması. Bir okulu bitirmek ya da bir alanda uzmanlaşmak için okunması gereken ders ve konuları kapsayan program. öğretilmesi istenilen ders ya da konuların amaçlar, yönergeler ve ders gereçleri ile birlikte sıralı olarak düzenlenmesi sonucu ortaya çıkan kılavuz. öğrencilere bir plana göre kazandırılması istenilen öğrenim yaşantılarının tümünü içine alan program. Müfredat bağdarlaması. Eğitim müfredatı. Koyak. Müfredat programı. Müfredat. Öğretim programı.

 

Searches : Sondalamak (medikal tıp terimi). Araştırmak. Aramalar. İncelemek. Taharriyat. Yoklamak. Üstünü aramak. Aramak. Gedik açmak (mermi).

Lessons : Ders. İbret.

Works : Mekanizma. Tesis. Yapı. İstihkam. İş. Eserler. Fabrika. Yapıtlar. Atölye. İmalathane.

Work : Yapıt. Çalışma. İyesinin özelliğini taşıyan, gerek biçim ve gerekse içeriği bakımından birlik gösteren düşünü ve sanat ürünü. Oynamak. Bir kuvvetin etki noktasını devindirmesi. iş, kuvvetin yol boyunca birleşeni ile alınan yolun çarpımına ya da 'kuvvet yönleci ile yol yönlecinin sayıl çarpımına eşittir. Çabalamak. Emek. Üretimi geliştiren en önemli etken; yapılana katılan insan gücü. yapılan işte para ile ölçümlenen insan emeği. İş yapmak. Bilgisayar, eğitim, fizik, kimya, ekonomi alanlarında kullanılır.

Studies synonyms : artist's workroom, curriculums, broadcasting studio, decorated, reviews, enquiries, adorned, schoolwork.

Studies zıt anlamlı kelimeler, Studies kelime anlamı

Careless : Aldırışsız. İlgisiz. Umursamaz. Lakayt. Bilgisiz. İhmalci. Pervasız. İhmalkar. Tasasız. Özensiz.

Studies antonyms : unadorned.