Stultifying türkçesi Stultifying nedir
- İnsanın inisiyatifini yavaş yavaş yok eden.
- İptal etmek.
- Boğucu.
- Aptallaştırmak.
- Rezil etmek.
- Etkisini azaltmak.
- Aptal durumuna düşürmek.
- Çürütmek.
- Küçük düşürmek.
Stultifying ingilizcede ne demek, Stultifying nerede nasıl kullanılır?
Stultify the mind : Aptallaştırmak.
Stultify : Çürütmek. Küçük düşürmek. Aptal durumuna düşürmek. Yavaş yavaş yok etmek (şevk veya inisiyatif vb'ni). Etkisini azaltmak. Aptal gibi göstermek. Aptallaştırmak. İptal etmek. Çıkmaza sokmak. Rezil etmek.
Stultification : Aptallaştırma. Ket vurma.
Stultified : Çıkmaza sokmak. Rezil etmek. Etkisini azaltmak. Aptallaştırmak. Çürütmek. Yavaş yavaş yok etmek (şevk veya inisiyatif vb'ni). Aptal durumuna düşürmek. İptal etmek. Akıl hastası olduğu için yargı gücünden yoksun bulunduğunu iddia etmek. Küçük düşürmek.
Stultifies : Aptallaştırmak. Çıkmaza sokmak. Çürütmek. Küçük düşürmek. Akıl hastası olduğu için yargı gücünden yoksun bulunduğunu iddia etmek. İptal etmek. Aptal durumuna düşürmek. Yavaş yavaş yok etmek (şevk veya inisiyatif vb'ni). Etkisini azaltmak. Rezil etmek.
İngilizce Stultifying Türkçe anlamı, Stultifying eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Stultifying ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Cushioning : Yastıkla besleme. Minder koymak. Yastık koymak. Tamponlama. Topu banda çarptırmak. Yastıklama. Yastıklamak. Tampon yapmak.
Confuted : Yalanlamak. Tersini kanıtlamak. Aksini kanıtlamak. Doğru olmadığını ispat etmek. Aksini ispat etmek. Tersini ispat etmek. Aksini ispatlamak. Çürütmek (bir görüşü vb). Susturmak.
Besots : İçkiyle kendinden geçirmek. Afallatmak. Sersemletmek. İçkiyle mest etmek.
Consumes : Yakıp kül etmek. Yakmak. İstihlak etmek. Yiyip bitirmek. Yanmak. Tüketmek. Ziyan etmek. Sarfetmek. Harcamak.
Addle : Kokmak (yum.). Şaşırtmak. Kokuşturmak. Çürümek. Bozmak. Bozulmak. Çürük. Bozulmak (yum.). Kokmak.
Attainting : İdam mahkumunun vatandaşlık haklarını kaldırmak. Tutulmak. Vatandaşlık hakkını kaybetme. Lekelemek. Yakalanmak.
Affront : Gücendirmek. Kabalık etmek. Kırmak. Hakarette bulunmak. Hakaret. Tahkir etmek. Duygularını incitmek. Hakaret etmek. Aşağılamak.
Cankers : Yozlaştıran etmen. Çürümek. Pamukçuğa yakalanmak. Pamukçuk oluşturmak. Mahvolmak. Aft. Mahvetmek. Bozucu etken. Buğdaypası.
Cankering : Mahvolmak. Bozucu etken. Mahvetmek. Çürümek. Buğdaypası. Aft. Pamukçuk oluşturmak. Yozlaştıran etmen. Pamukçuğa yakalanmak.
Stupefy : Sersemletmek. Uyuşturmak. Şaşkına çevirmek. Afallatmak. Bunaltmak. Serseme çevirmek. Şaşırtmak. Şoke etmek. Şaşkınlık uyandırmak.
Stultifying synonyms : demeaned, take the edge off, abrogated, annihilate, cushion, abrogates, temper, jammers, vitiate, affronting, bring into contempt, bitches, choking, make nonsense of, bitch up, confute, confutes, bring disgrace on somebody, chagrin, abrogating, dumbfounds, abases, stupify, jammer, airless, besotting, diluting, muggy, canker, cloying, abase, degrades, debases.

Bu kısımda Stultifying kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Stultifying ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Stultifying anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Stultifying ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.