Stumped türkçesi Stumped nedir

  • Afallatmak.
  • Meydan okumak.
  • Ezmek.
  • Meşin kalemle çizmek.
  • Kafa tutmak.
  • Sorularıyla şaşırtmak.
  • Seçim propagandası yapmak.
  • Topallayarak yürümek.
  • Krikette hedefi vurarak oyun dışı etmek.
  • Ödemek (ingiliz ingilizcesi).

Stumped ile ilgili cümleler

English: He was stumped by the problem.
Turkish: O sorun yüzünden afallamıştı.

Stumped ingilizcede ne demek, Stumped nerede nasıl kullanılır?

Stumper : Zor soru. Kaleci. Propagandacı. Kazık soru. Kışkırtıcı.

Stumpers : Kaleci. Zor soru. Kışkırtıcı. Propagandacı. Kazık soru.

Stump out : Krikette hedefi vurarak oyun dışı etmek.

Stump pyometra : Köpek ve kedilerde ovariohisterektomiden sonra kalan döl yatağı dokusunda kistik endometrial hiperplazisinin gelişimi sonucu oluşan bozukluk. Stump piyometra.

Stump speech : Propaganda konuşması. Açık havada yapılan konuşma. Seçim konuşması.

Uterine stump granuloma : Döl yatağı kalıntısı granülomu. Yumurtalık ve döl yatağının operasyonla çıkarılmasını takiben kalan parçaların enfekte olması sonucu granülom oluşmasıyla belirgin doku reaksiyonu.

Entry stump : Galeri topuğu.

Stump speeches : Açık havada yapılan konuşma. Seçim konuşması. Propaganda konuşması.

Stump up : Ödemek.

Stumpier : Fıçı gibi. Bodur. Kısa. Tıknaz. Güdük.

İngilizce Stumped Türkçe anlamı, Stumped eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Stumped ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dare : Kafa tutmak (argo terim). Cüret etmek. Hodri meydan demek. Riske girmek. Zorlamak. Meydan okuma. Yeltenmek. Yürekli olma.

Electioneered : Seçim propogandası yapmış. Bir aday veya partinin seçim kazanması için çalışmış. Seçim kampanyası yapmış.

Braves : Bahadır. Cesaretle karşılamak. Cesaretle karşı koymak. Yiğit. Göğüs germek. Kızılderili savaşçılar. Kızılderili savaşçı. Görkemli. Cesaret göstermek.

Challenges : Havlamaya başlamak. Tartışmak (doğruluğunu). Davet etmek (düello). Zorluklar. Kafa tutmak (argo terim). İtiraz etmek. Hiçe saymak. Düelloya davet etmek. Reddetmek (hakim veya jüriyi).

Bruise : Berelemek. Çürümek. Dövmek. Hırpalamak. Yaralamak. Bere. Çürütmek. Morartmak. Çürük. Vurmak.

Unintelligent : Kavrayışsız. Zeki olmayan. Akılsız. Kalın kafalı. Zekasız. Aptal.

Amaze : Şaşırtmak. Şaşkına çevirmek. Hayret ettirmek. Hayrette bırakmak. Hayret uyandırmak. Şaşkınlık uyandırmak. Hayrete düşürmek. Hayran bırakmak.

Goosey : Aptal. Aptal tip. Kaz kafalı kimse. Ahmak. Bakış.

Boneheaded : Mankafa. Kalın kafalı. Denyo. Dangalak. Kemik kafalı. Salak kimse.

Stumped synonyms : plant part, gooselike, plant structure, loggerheaded, yokel like, duncical, thick skulled, duncish, soft witted, crush out, blockheaded, witless, wooden headed, senseless, dared, be obstinate, defied, bray, astounds, domineer, resist, dares, foolish, beard, resisted, jerky, dull, defies, bearding, cloddish, brays, fatheaded, stool.

Stumped zıt anlamlı kelimeler, Stumped kelime anlamı

Intelligent : Anlaşılabilir. Akıllı. Kafalı. İzan sahibi. Usta. Anlaklı. Anlayışlı. Kabiliyetli. Yaman. Zeki.

Smart : Kurnaz. Şiddetli. Sızlamak. Keskin. Elem. Acıtmak. Zeki. Acımak. Acıma. Acıtan.

Unsurprised : Şaşırmamış. Afallamamış. Hayret etmemiş.