Sucrate türkçesi Sucrate nedir

  • Sukrat.

Sucrate ingilizcede ne demek, Sucrate nerede nasıl kullanılır?

Sucralfate : Sukralfat. Ağız yoluyla alındığında mide asidinin etkisiyle yumuşak bir kitle oluşturarak ülserin tedavisinde ve sindirim kanalı mukozasında koruyucu etkisi olan pgı2 ve pge2 üretimini artıran bir ilaç.

Sucrase : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Disakkarit sükroz ve maltozu monosakkaritlerine (glikoz, früktoz) parçalayan enzim. İnvertaz. Sükraz.

Sucre : Bir soyadı. Bolivya'nın ilk başkanı olan (1826-1828) venezüellalı general ve güney amerikalı bağımsızlık lideri. Bolivya'nın anayasal başkenti. Ekvador para birimi. Antonio jose de sucre (1793-1830).

Sucres : Ekvador para birimi. Bolivya'nın anayasal başkenti.

Sucrose : Sakaroz. Sükroz. Çay şekeri. Şeker. Masa şekeri. D-glukozla d-fruktozun anomerik karbon atomlarının glikozidik bağla bağlanması sonucunda oluşan indirgeyici özelliği olmayan bir disakkarit, sakkaroz. Sakkaroz. Kristal şeker.

Succeed to the crown : Tahta çıkmak.

Succeeded : Başarılı olmak. Sonra gelmek. Başarıya ulaşmak. Başarılı. Başarmak. Yerine geçmek. Varisi olmak.

Succeed in an action : Davayı kazanmak.

Succeeding : Varisi olan. Başarmak. Başarı. İzleyen. Başarıya ulaşmak. Başarılı. -den sonra gelen. Yerine geçen. Mirasçısı olan. Sonra gelmek.

 

Succeed : Yerine geçmek. Sonra gelmek. Amaca ulaşmak. Varisi olmak. Muvaffak olmak. Takip etmek. Başarmak. Başarıya ulaşmak. -den sonra gelmek. Başarılı olmak.

İngilizce Sucrate Türkçe anlamı, Sucrate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sucrate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Scratching : Kazıma (yüzey). Çizgileme. Eşme. Kazıma.

Grate : Gıcırdatmak. Sinirlendirmek. Rendelemek. Aşındırarak parçalarına ayırmak. Aşındırarak partiküllerine ayırmak. Izgara. Ocak ızgarası. Izdırap vermek. Gıcırdamak. Gıcık etmek.

Rub : Sürtmek. Sinirlendirmek. Kazımak. Ovma. Ovalamak. Sürtme. Zımparalamak. Geçinip gitmek. İdare etmek. Sürtüşmek.

Paw : Yeri eşelemek (at veya boğa). Pençe atmak. Yeri eşelemek (boğa). Pençe. Patisiyle tırmalamak. Ellemek. Eşelemek. Pati. Çirkin el yazısı. Pençe vurmak.

Scraping : Sıyrıntı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Döküntü. Hurdaya çıkarma. Sistireleme. Kazıntı. Çöp. Raspalama. Sıyırma. Yapıştırılacak filmin üstündeki duyarkatı, kazıyıcı yardımıyla sıyırma.

Noise : Bilgisayar, fizik, gitar, gramer, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Parazit. Ses çıkarmak. Patırtı. Ses sinyalinin kalitesinde belirleyici olan tıslama, cızırtı ve uğultu gibi istenmeyen seslerin tümü. Velvele. Yükselteç çıktısında gözlenen ve imlem girdisinde çeşitli nedenlerden kaynaklanan, asalak birleşenlerin yükseltilmesinden ileri gelen uyumsuz sesler. Sinema ya da televizyonda sesin saptanması, çalınması ya da yayınlanmasında ortaya çıkan istenmeyen sesler. Şamata. Zımbırtı.

 

Scratch : Karalamak. Kaşımak. Sıyrık. Tırnaklamak. Cızırdamak. Çıkarmak. Kaşınmak. Karalama. Kaşıma sesi. Çizmek.

Sucrate zıt anlamlı kelimeler, Sucrate kelime anlamı

Uncrate : Boşaltmak (kasaları veya kutuları). Açmak. Kasadan veya sandıktan çıkarmak.

Sucrate ingilizce tanımı, definition of Sucrate

Sucrate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A compound of sucrose (or of some related carbohydrate) with some base, after the analogy of a salt. As, sodium sucrate.