Suede türkçesi Suede nedir

  • Podüsüet.
  • Podüsüetten yapılmış.
  • Süet.

Suede ile ilgili cümleler

English: Ali was wearing a brown suede coat.
Turkish: Ali kahverengi bir süet ceket giyiyordu.

Suede ingilizcede ne demek, Suede nerede nasıl kullanılır?

Suede cloth : Süet elbise. Süet kumaş.

Suede glove : Süet eldiven.

Suede gloves : Süet eldiven.

Suede leather : Süet deri. Süet.

Artificial suede : Yapay süet. Suni süet.

Ensued : Doğmak. Sonucu olmak. Sonradan gelmek. Meydana gelmiş. Birbirini takip etmiş. Sonucu olmuş. Ardından gelmiş. Çıkmış. Ardından gelmek.

Can i have it reissued : Yeniden çıkartabilir miyim.

Suedes : Podüsüetten yapılmış. Süet. Podüsüet.

Pursued : Sürdürmek. Peşinde koşmak. Devam etmek. Peşine düşmek. Takip etmek. Yürütmek. İzlemek. Peşinde olmak. Kovalamak.

Currency issued : Emisyon hacmi.

İngilizce Suede Türkçe anlamı, Suede eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Suede ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Suede cloth : Süet kumaş. Süet elbise.

Cloth : Çaput. Örtü. Cilt bezi. Din adamlığı. Yelken. Bez. Kumaş. Sofra örtüsü. Rahiplik. Dokuma.

Suede leather : Süet deri.

Ultrasuede : Bir tip kumaşa ilişkin üreticinin adı (süete benzeyen).

Fabric : Bez. Nesiç. Doku. Çatı. Dokuma. Bünye. İskele. İnşa. Kumaş.

 

Shammies : Güderi. Güderi parçası (madeni yüzeyleri parlatmak için kullanılan).

Material : Maddesel. Maddeci. Özdeksel. Bir iş yapmak için kullanılması gereken aygıt ya da özdek. Gereç. Materyal. Kumaş. Maddi. Madde.

Shammy : Güderi parçası (madeni yüzeyleri parlatmak için kullanılan). Güderi.

Shammy leather : Güderi.

Suede synonyms : suedes, leather, textile.