Suffer the consequences türkçesi Suffer the consequences nedir

  • Cezasını çekmek.
  • Acısını çekmek.
  • Sonuçlarına katlanmak.

Suffer the consequences ingilizcede ne demek, Suffer the consequences nerede nasıl kullanılır?

Suffer : Kötüye gitmek. Katlanmak. Acısı çekme. İzin vermek. Göz yummak. Acı çekmek. -e uğramak. Değer kaybetmek. Çekmek. Zarar görmek.

The : Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

Consequences : Sonuçlar. Önem. Semere. Sonuç. Netice. Eser.

Bear the consequences : Neticeyi kabullenmek. Sonuçlarına katlanmak. Sonuçlarına razı olmak.

Face the consequences : Sonuçlarıyla yüzleşmek. Sonuçlarına katlanmak.

Took the consequences : Neticeleri alan. Çıktıyı alan. Sonuçları kabul eden.

Take the consequences : Neticeleri alan. Sonuçlarını göze almak. Sonuçları kabul eden. Başa geleni çekmek. Sonucuna katlanmak. Çıktıyı alan.

İngilizce Suffer the consequences Türkçe anlamı, Suffer the consequences eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Suffer the consequences ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Expiate : Kefaret vermek. Kefaret etmek.

 

Suffer for : Derdini çekmek. Acısını yaşamak.

Pay the penalty : Ceremesini çekmek. Suçunu ödemek. Ceza ödemek.

Pay : Maaş. Ödemek. Değmek. Ücret ödemek. Para ödemek. Ödeme. Maaş dağıtmak. Para vermek. Kar getirmek.

Suffer : -e uğramak. Çekmek. Mağdur etmek. Katlanmak. Göz yummak. Kalitesi düşmek. (acı) çekmek. Acısı çekme. Cefa çekmek. İzin vermek.

Be answerable for the consequence : Sonucuna katlanır olmak. Sonucuna razı olmak.

Pay for : Hesabını çekmek. Masrafını ödemek. Bedelini ödemek (hatanın veya suçun). Ödemek. Bedelini ödemek. -in parasını ödemek. Masrafını çekmek. Parasını ödemek. Faturasını ödemek. Karşılığını ödemek.

Get it : (kapı veya telefon) şuna bakar mısın. Bir konuyu kavramak. Kavramak. Anlamak. Bir şeyi anlamak. Bir şeyin farkına varmak. İdrak etmek. (kapı veya telefon) şunu açar mısın.

Face the consequences : Sonuçlarıyla yüzleşmek.

Suffer the consequences synonyms : bear the penalty of, suffered, pay the penalty of, expiates, in for, expiating, suffers, bear the consequences, serve a sentence, expiated.