Sumption türkçesi Sumption nedir

  • Büyük öncül (fel.).

Sumption ile ilgili cümleler

English: Ali didn't want to make any assumptions.
Turkish: Ali herhangi bir varsayımda bulunmak istemiyordu.

English: In America, the consumption of fast-food has tripled between 1977 and 1995.
Turkish: Amerika'da hazır yemek tüketimi 1977-1995 yılları arası üç katına çıktı.

English: Consumption of paper has increased.
Turkish: Kağıt tüketimi arttı.

English: Alcohol consumption is increasing every year.
Turkish: Alkol tüketimi her yıl artıyor.

English: I lowered my meat consumption.
Turkish: Ben et tüketimimi azalttım.

Sumption ingilizcede ne demek, Sumption nerede nasıl kullanılır?

Accounting period assumption : Muhasebede düzenli ve belirlenmiş hesap dönemleri belirleyen temel görünüm (genellikle bir yıl). Muhasebe dönemi tahmini.

Amount of consumption : Tüketim miktarı.

Assumption : Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Farzetme. Zan. Takınma. Farz. Bir kanıtlama ya da geçerleme sürecinde usavurma zincirini tamamlamak üzere kimi halkaları doğru ya da geçerli sayma. Faraziye. Kibir. Sanı. Varsayım.

Assumption day : Hazreti meryem'in göğe yükselmesi bayramı. Hazreti meryem'in göğe yükselmesi yortusu.

Assumptions : Farzetme. Üstüne alma. Yüklenme. Havalara girme. Varsayımlar. Üstlenme. Takınma. Sanı. Taslama.

 

Autonomous consumption : Otonom tüketim. Harcanabilir kişisel gelirden bağımsız olan, diğer bir deyişle harcanabilir kişisel gelirdeki değişmelerden etkilenmeyen tüketim harcamaları.

Average propensity to consumption : Ortalama tüketim eğilimi. Belli bir dönemde yapılan tüketim harcamalarının harcanabilir gelir içindeki payı, diğer bir deyişle belli bir dönemde yapılan tüketim harcamalarının harcanabilir gelire oranı.

Consumption coagulopathy : Pıhtılaşma faktörlerindeki azalma. Tüketim koagülopatisi. Kullanım koagulopatisi. Yaygın damar içi pıhtılaşma.

Basic assumption : Temel varsayım. Temel tahmin. Temel kabul. Doğru olduğu varsayılan temel bir şey. Temel teori.

Consumption : Yoğaltma. Bitirme. Harcama. Coğrafya, iktisat, ekonomi, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Harcayış. Mal ve hizmetlerin insan isteklerini gidermek üzere son kullanılışı. Tüberküloz. Gereksinimlerin dolaysız bir biçimde karşılanması amacıyla mal ve hizmetlerin kullanılması. İstihlak. Kişilere ilişkin gereksemeler nedeniyle malların ve hizmetlerin tüketilmesi. belirli bir süre içinde tüketilen üretim özdeklerinin tümü ya da bunlardan birisinin gideri.

İngilizce Sumption Türkçe anlamı, Sumption eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sumption ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Supposal : Varsayım. Hipotez.

Scenario : Tasarı. Plan. Oynanca. Durum. Eylemli gözlem koşulları yaratmak üzere bireylere çeşitli üstlenceler yükleyerek bir toplumsal kesiti yansıtan oyun metni. Senaryo. Doğaçlamaya dayanan italyan halk tiyatrosu, commedia dell'arte türünün sahnedeki oyun için gerektirdiği özet taslak. ortaoyunu da önceden hazırlanmış bir taslak doğrultusunda oynanırdı.

 

Possibility : Olanaklılık. Kapı. İhtimal. Olurluk. Olayların ve nesnelerin içindeki nesnel gelişme eğilimi. Olabilirlik. Olasılık. Olanak. İmkan.

Premise : Terim. Önerme. Mukaddem. Önceden açıklamak. Temel dayanak. Tümdengelimci bir dizgede kanıtsav ya da vargıların dayanağı olan ve daha önce kanıtlanmış savlardan ya da önsayıtlardan her biri. Dayanak çekidi. Öncül. Mukaddeme. Sayıltı.

Basis : Mesnet. Altyapı. Gramer, iktisat, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. İlke. Temel. Bir malın ya da taşınır değerin cari fiyatıyla gelecek (future) fiyatı arasındaki fark. Menşe. Fiyat farkı. Esas. Tarihsel özdekçiliğe göre, toplumun ekonomik yapısını oluşturan ve insan bilincinden bağımsız olarak biçimlenen üretim ilişkilerinin tümü.

Basic assumption : Temel teori. Doğru olduğu varsayılan temel bir şey. Temel tahmin. Temel kabul. Temel varsayım.

Postulate : Bir tanıtlamada onaylanması gereken ön gerçek. Önkoyut. Koyut. Gerçek olduğunu varsaymak. Tümdengelimci bir dizgede tüm kanıtlamalarda kullanılan, zorunlu ya da apaçık olmamakla birlikte başka türlü düşünülemeyeceği için doğru sayılan ilksav. Gerçek olarak kabul etmek.

Condition : Şartına bağlamak. Koşullamak. Gerekli ya da zorunlu olan şey. Bütünleme. Durum. Genel sağlık durumu. İyi bir hale getirmek. Bir nesne ya da olayın içinde oluştuğu, bu oluşumu etkileyen (örneğin kolaylaştıran, güçleştiren, özelliklerini değiştiren) çevresel durum ve öğeler. Hayvanların bakım ve beslenmelerine göre gösterdikleri zayıflık veya topluluk durumu. Kondisyon.

Cornerstone : Köşetaşı. Resmi tören sırasında konulan binanın ilk taşı. İki duvarın köşesini oluşturan taş. Köşe taşı. Temel. Esas olarak önemli olan bir şey. Esas. Bir sürecin önemli bir aşama noktası. Temel taşı. Mihenk taşı.

Theory : Bilgisayar, eğitim, kimya, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır. Teori. Bilgi edinme sürecinin herhangi bir aşamasında ortaya atılan, geçerlilik ve güvenilirliği bilimsel yöntemle saptanmış bir genel bilgi ve açıklama düzeni. Nazariye. Bir sonucu ilgilendiren düşüncelerin tümü, düşünce alanında kalan bilgi ve bu bilginin temel ve kuralları. Bilimsel bilgilerden türetilen ve gerçeklenmeye açık olmakla birlikte henüz gerçeklenmemiş olan bilgiler dizgesi, bk. kurmaca. Özdeğin , araştırma sınırları içindeki tüm nitel ve nicel ilişki, durum ve devinimlerinin, gözlem, varsayım, deney ve yasalarla belirlenen bilgileri üzerine düşünsel olarak kurulan genel düzenleme. Düşünce alanında kalan bilgi ve bu nitelikteki bilginin bilimsel temel ve kuralları. gözlem konusu olan bir sınıf olay ve ilişki üzerinde yapılan deneyler sonucu doğruluğu hemen hemen kesinleşen yöntemli açıklama. Kuram.

Sumption synonyms : self evident truth, constatation, major premiss, groundwork, thesis, stipulation, given, supposition, presumption, subsumption, foundation, base, major premise, premiss, minor premise, precondition, posit, conclusion, hypothesis, minor premiss, fundament.

Sumption zıt anlamlı kelimeler, Sumption kelime anlamı

Finish : Sona erdirmek. Tamamlamak. Tüketmek. Sona ermek. Atletizm, gitar alanlarında kullanılır. Bitiş. Bitmek. Mükemmelleştirmek. Noktalamak. Sonuçlandırmak.

Sumption ingilizce tanımı, definition of Sumption

Sumption kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A taking.