Superfine türkçesi Superfine nedir

  • Son derece güzel.
  • Çok ince.
  • En iyi.
  • Üstün kalite.
  • Çok zarif.
  • Çek ince.

Superfine ingilizcede ne demek, Superfine nerede nasıl kullanılır?

Superficial : İki boyutlu. Esaslı olmayan. Maden. Yüzeysel. Yüzlek, yüzeyde olan. Yarım yamalak. Ayrıntısız. Yüzeyde olan. Süfli. Dış.

Superficial bacterial pyoderma : Sivilce. Yüzeysel bakteriyel piyoderma.

Superficial cell : Süperfisyal hücre. Vajinal smearda görülen, çoğunlukla çekirdeksiz veya çok küçük çekirdekli, en büyük hücreler.

Superficial intermedier cell : Süperfisyal intermediyer hücre. Vajinal sitolojide östrojenin etkin olduğunun göstergesi, parabazal ve intermedier hücrelerden daha büyük, fakat çekirdekleri aynı büyüklükte olan, kenarları kıvrımlı ve düzgün olmayan hücreler.

Superficial moraine : Yüzey buzul taşı. Buzul dilinin üstünde, ortada ya da yanlarda yer alan buzul taş. bk. buzul taş.

Superficial necrotic dermatitis : Yüzeysel nekrotik dermatitis. Yüzeysel nekrolitik dermatitis.

Superficialities : Yüzeyde kalma. Yüzeyde kalış. Yüzeysellik.

Superficialize : Yüzeyselleştirilmek.

Superficiality : Yüzeysellik. Tiyatro konuşmasında doğru boğumlamayı engelleyen yapaylık. Yüzeyde kalış. Yüzeyde kalma. Hafiflik.

Superficially : Derinlemesine olmadan. Görünüşte. Yüzeysel olarak. Üstünkörü bir şekilde. İki boyutlu bir şekilde. Üstünkörü. Yüzeysel. Yalapşap.

 

İngilizce Superfine Türkçe anlamı, Superfine eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Superfine ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Threadlike : Hassas. Narin. Lif şeklinde. Tel tel. Lifsi. İplik şeklinde. İpliksi. İncecik. İpe benzer.

Extra light : Çok açık.

[#optimum Optimums] : En etkin. Optimal. En yüksek. İdeal. En uygun durum. İdeal ortam. Optimum. En yerinde. En uygun.

Superlative : Üstün. En üstünlük derecesi. Üstünlük derecesi. Mükemmel. Süper. Enüstünlük derecesi. Enüstünlük derecesinde sözcük. Eşsiz. En üstün.

Sublime : Süblime. Yüceltmek. Yüceleştirmek. Ulvileşmek. Arıtmak. Bilinç altındaki güdüleri yönetmek. Yükseltmek. Arınmak. Yükselmek. Muhteşem.

Championing : Savunmak. Tarafını tutmak. Uğrunda mücadele vermek. Destek olmak. Şampiyon. Desteklemek. Çok yetenekli kimse. Müdafaa etmek. Üstün niteliklere sahip kimse.

Championed : Savunmak. Çok yetenekli kimse. Destek olmak. Desteklemek. Tarafını tutmak. Uğrunda mücadele vermek. Şampiyon. Üstün niteliklere sahip kimse. Müdafaa etmek.

Supereminence : Aşırı üstünlük. Üstünlük.

Etherial : Eterik. Ruh gibi. Havadar. Göksel. Neşeli. Kavranması zor. İnce. Düşünceli. Tanrısal. Hafif.

Optimum : Optimal. Optimum. En yerinde. Bilgisayar, bilişim, biyoloji alanlarında kullanılır. En uygun. Bir değişkenin verilen bir amaca göre en elverişli değeri. İdeal. Herhangi bir organizmanın büyümesine en elverişli olan sıcaklık, ışık veya gıda v.s. nin yeterli miktarda olması, en uygun, en iyi, optimal. En yüksek. Bir organizmanın tam gelişmesi için en uygun bir seri çevre faktörü. en iyi cevabın elde edildiği nokta.

 

Superfine synonyms : ultrathin, high quality, optimal, altissimo, finespun, as thin as a lath, a1, prime, besting, fine, hair, flesh and bones, superior quality, skin and bones, as thin as a rake, dux, champion, waferthin, best, of the first water, bests, second to none.

Superfine zıt anlamlı kelimeler, Superfine kelime anlamı

Coarse : İri taneli. Kalitesiz. Terbiyesiz. Adi. İnce olmayan. Kaba saba. Kaba. Bayağı. İşlenmemiş. Yontulmamış.

Worst : Yün iplik. En kötü biçimde. Alt etmek. En fena. En kötüsü. En kötü. Yenmek. En kötü şekilde. En kötü şey.

Superfine ingilizce tanımı, definition of Superfine

Superfine kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Very fine, or most fine. As, superfine cloth. Of extra nice or fine quality. Being of surpassing fineness.