Supermarkets türkçesi Supermarkets nedir

Supermarkets ile ilgili cümleler

English: The supermarkets are now closed, so we'll have to make do with what is left in the refrigerator.
Turkish: Süpermarketler şimdi kapalı, bu yüzden buzdolabında kalanlarla yetinmek zorunda kalacağız.

English: Convenience stores and supermarkets can sell medicine since 2009.
Turkish: Marketler ve süpermarketler, 2009'dan beri ilaç satabiliyorlar.

English: Old people in supermarkets piss me off.
Turkish: Süpermarketlerdeki yaşlı insanlar beni sinirlendiriyorlar.

Supermarkets ingilizcede ne demek, Supermarkets nerede nasıl kullanılır?

Supermarket chain : Süpermarket zinciri. Marketler zinciri.

Supermarket marks : Büyük mağaza markaları. Büyük mağazaların, sattıkları mallar için kullandıkları markalar (bizde gima gibi).

Financial supermarket : Finansal süpermarket. Çeşitli finansal hizmetler sunan büyük kuruluş (argo terim).

Where is the nearest supermarket : En yakın süpermarket nerede.

Supermarket : Süpermarket. Market.

İngilizce Supermarkets Türkçe anlamı, Supermarkets eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Supermarkets ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hypermarket : İçinde her türlü eşya satılan büyük alışveriş merkezi. Hipermarket. Çok çeşitli malın satıldığı, büyük alışveriş merkezi.

 

Food market : Hal. Sebze, meyve, bakliyat vb. nin satıldığı pazar yeri. Gıda piyasası.

Grocery : Bakkaliye. Market. Bakkal dükkanı. Bakkal. Meyve-sebze dükkanı. Bakkallık.

Grocery store : Bakkaliye. Bakkal. Bakkal dükkanı. Gıda dükkanı. Gıda.

Departmental store : Büyük mağaza. Supermarket. Bonmarşe.

Supermarket : Market.

Operator : Cerrah. İşleç. Makine operatörü. Işık görevlisi. İpli kuklaları oynatan sanatçı. Çalıştıran kişi. Alıcı yönetmeni. Alıcıyı doğrudan doğruya çalıştıran ve yöneten, alıcı devinimlerini gerçekleştiren, görüntülerin film üzerine saptanmasını sağlayan kimse. tv. televizyon alıcısını doğrudan doğruya çalıştıran kimse. Santral. Göstericiyi çalıştıran, gösterimlerin düzgün olarak yürüyüşünden, gösterim odasının, gösterim odacığmın yönetiminden sorumlu olan kimse.

Market : Satmak. Piyasa. Çarşıda alışveriş etmek. Satışa çıkarmak. Çarşı. Borsa. Alışveriş yapmak. Alıcılarla satıcıların belirli bir günde bir araya gelerek alış veriş ettikleri yer. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Piyasaya sürmek.

Supermarkets synonyms : supermarketeer.