Superstitious türkçesi Superstitious nedir

  • Boş inançlara inanan.
  • Boş inançların etkisinde olan.
  • Boş inançtan kaynaklanan.
  • Batıl inançla ilgili.
  • Boş şeylere inanan.
  • Batıl itikatlara ait.
  • Batıl.
  • Batıl inançlı.
  • Batıl inancı olan.
  • Batıl inançları olan.

Superstitious ile ilgili cümleler

English: His mother was very superstitious.
Turkish: Onun annesi çok batıldı.

English: Some superstitious people in America believe that if a black cat crosses your path, you'll have bad luck.
Turkish: Amerika'daki bazı batıl inançlı insanlar eğer bir kedi sizin yolunuzdan geçerse, kötü şansınız olacağına inanıyor.

English: I've never been a superstitious person.
Turkish: Asla batıl inançlı bir insan olmadım.

English: Are you a superstitious person?
Turkish: Batıl inançları olan bir kişi misiniz?

English: Are you superstitious?
Turkish: Siz batıl inançlı mısınız?

Superstitious ingilizcede ne demek, Superstitious nerede nasıl kullanılır?

Superstitious material : Boşinanç özdeği. Boşinançları oluşturan halkbilim ürünü. krş. gelenek özdeği.

Superstitiously : Batıl inanç olarak.

Superstitiousness : Batıl inançlılık.

Superstition : Kimi sözlerin, eylemlerin, sayıların, davranışların... istenen ya da istenmeyen sonuçlar doğuracağına değin yanlış inanış. Batıl inanç. Hurafe. Korku, umarsızlık, çağrışım gibi ruhsal nedenlerle beliren; geleceği bilmek isteğiyle kimi rastlantısal benzerlikleri iyilik ya da kötülüğün önbelirtileri olarak değerlendiren; bilimin ve geçerli bir dinin kabullenmediği doğaüstü güçlerin varlığını tasarımlayan, kuşaktan kuşağa geçen yanlış inanmalar. Konuşma yoluyla çağdan çağa, kuşaktan kuşağa aktarılan boşinanç. bk. boşinanç. krş. sözlü gelenek, sözlü görenek. Görgül ya da bilimsel temelden yoksun inanç. Batıl itikat. Sözlü boşinanç. Kaynakları bilimsel ve dinsel bir temele dayanmayan, tarihin derinliklerinden gelerek çağımıza ulaşan, bugünkü anlayışa ters düşmelerine karşın, halkın bilinçsizce kullandığı kalıpsal inançlar dizgesi, bk. sözlü boşinanç, boşinançsal süreklilik, boşinançsal katman, boşinançsal gerileme, boşinançsal çevre.

 

Superstitionism : Boşinanççılık. Birçok toplumda görülen boşinançlara bağlılık durumu, bk. boşinanç. krş. gelenekçilik.

Superstitions : Boş inanç. Batıl inançlar. Batıl inanç. Hurafe. Batıl itikat.

Directe dimension of superstition : Boşinançların, kuşakları birbirlerine bağlayan özelliği, bk. boşinanç. krş. dosdoğru gelenek boyutu. Dosdoğru boşinanç boyutu.

Convergence dimension of superstition : Yakınsak boşinanç boyutu. Değişik boşinançların benzer görünüm kazanabilmelerini sağlayan özellik, bk. boşinanç boyutları.

Regression of superstition : Boşinançsal gerileme. Tarihsel, toplumsal, kültürel, ekonomik vb. etkenler altında kalan kimi boşinançların öz biçimleriyle olgularını yitirerek yeni bir halkbilim ürün ya da olayına dönüşmeleri, bk. boşinanç, tapıncak. krş. halkbilimsel gerileme, geleneksel gerileme.

 

Circle of superstition : Benzer boşinançları taşıyan bireylerden oluşan çevre. krş. geleneksel çevre, göreneksel çevre. Boşinançsal çevre.

İngilizce Superstitious Türkçe anlamı, Superstitious eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Superstitious ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Unenlightened : Eğitimsiz. Aydınlanmamış (olan). Kültürsüz. Yobaz. Önyargılı. Okumamış. Aydın olmayan. Bilgisiz. Cahil.

Unreasoning : Akıl almaz. Mantık dışı. Nedensiz. Mantıksız. Akılsız.

Superstition : Boşinanç. İtikat. Korku, umarsızlık, çağrışım gibi ruhsal nedenlerle beliren; geleceği bilmek isteğiyle kimi rastlantısal benzerlikleri iyilik ya da kötülüğün önbelirtileri olarak değerlendiren; bilimin ve geçerli bir dinin kabullenmediği doğaüstü güçlerin varlığını tasarımlayan, kuşaktan kuşağa geçen yanlış inanmalar. Konuşma yoluyla çağdan çağa, kuşaktan kuşağa aktarılan boşinanç. bk. boşinanç. krş. sözlü gelenek, sözlü görenek. Batıl itikat. Kaynakları bilimsel ve dinsel bir temele dayanmayan, tarihin derinliklerinden gelerek çağımıza ulaşan, bugünkü anlayışa ters düşmelerine karşın, halkın bilinçsizce kullandığı kalıpsal inançlar dizgesi, bk. sözlü boşinanç, boşinançsal süreklilik, boşinançsal katman, boşinançsal gerileme, boşinançsal çevre. Hurafe. Görgül ya da bilimsel temelden yoksun inanç.

Irrational : Nedensiz. Düşünce ve usa karşıt, usla anlaşılamayan, mantık kavramlarıyla açıklanamayan şey. Mantıksız. Kaçık. Usaaykırı. Deli. İrrasyonel sayı. İrrasyonel. Yersiz. Saçma.

Null and void : Hükümsüz. Gayri muteber. Bağlayıcı olmayan. Geçersiz. Gereçsiz. Yasal bir hükmü bulunmayan. Geçerli olmayan. İptal edilmiş ve yürürlükten kaldırılmış. Değersiz.

Superstitious zıt anlamlı kelimeler, Superstitious kelime anlamı

Rational : Makul. Oranlı. Aklı olan. Aklı başında. Mantıklı. Akli. Akıl sahibi. Rasyonel. Akılcı. Akla yatkın.

Superstitious ingilizce tanımı, definition of Superstitious

Superstitious kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, superstitious rites. Of or pertaining to superstition. Proceeding from, or manifesting, superstition. Superstitious observances.