Supplement türkçesi Supplement nedir

  • Katkı maddesi.
  • Gıda katkı maddeleri. karma yeme veya o karma yemin bir kısmına, belirli bir gereksinimi karşılamak amacıyla katılan, genellikle çok küçük miktarlarda kullanıldıklarında dikkatli işlem ve karıştırma gerektiren madde veya maddeler karışımı.
  • İlave.
  • Saplement.
  • Tamamlamak.
  • Besi yerlerine katılan beslenme faktörleri, inhibitörler gibi maddeler.
  • Zeyilname.
  • Bir yapıttaki bilgiyi tamamlamak, daha eksiksiz olmasını sağlamak amacıyla sonradan çıkarılan kitap. metin içinde verilmesi yersiz görülen tablo, çizim, sayılama vb. bilgiyi metnin ya da yapıtın arkasında ayrıca gösteren bölüm.
  • Bütünler açı.
  • Ek.
  • İlave etmek.
  • Bütünleyici.
  • Tamamlayıcı.
  • Eklemek.
  • Doğu yazmalarında, bir konunun birbirini izleyen yazarlarca belirli zaman çerçevesi içinde sürdürülmesiyle oluşan yapıt.
  • Sigorta poliçesinde yapılan değişiklikleri gösteren belge.
  • İktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Zeyl.
  • İlave yapmak.

Supplement ile ilgili cümleler

English: You had better supplement your diet with vitamins.
Turkish: Diyetini vitaminlerle tamamlasan iyi olur.

English: Everyone who works has the right to just and favourable remuneration ensuring for himself and his family an existence worthy of human dignity, and supplemented, if necessary, by other means of social protection.
Turkish: Çalışan her kimsenin kendisine ve ailesine insanlık haysiyetine uygun bir yaşayış sağlayan ve gerekirse her türlü sosyal koruma vasıtalarıyla da tamamlanan adil ve elverişli bir ücrete hakkı vardır.

 

Supplement ingilizcede ne demek, Supplement nerede nasıl kullanılır?

Supplement period : Ek süre. Hakların saklı kalması için, yeni bir harç ödenerek tanınan süre.

Color supplement : Renkli ve ilanlı ilave.

Entertainment supplement : Bir gazete veya derginin eğlenceye ayrılmış bölümü (tiyatro, televizyon, radyo, vb.). Eğlence eki.

Liquid protein supplement : Sıvı protein katkısı. Çoğunlukla meradaki hayvanlar için hazırlanan melas, üre, vitamin ve iz mineralleri içeren sıvı yem.

Mineral supplement : Rasyonda eksik bulunan bir veya daha fazla sayıdaki minerali, norma uygun olarak tamamlamak amacıyla ölçülü olarak hazırlanan mineral veya mineraller karışımı, mineral tamamlayıcısı. Mineral katkısı.

Supplementals : İlave. Bütünleyici. Tamamlayıcı. Suplemental. Bütünler. İlave edilen. Munzam. Ek.

Supplemental register : Eksik özelliklerin tümlenmesi ya da yeni kimi niteliklerin eklenmesi için yapılan kütüğe yazım. Tümleyici kütüğe yazım.

Protein supplement : Protein katkısı. İçinde % 20 veya daha fazla protein bulunduran yem veya yemlerin karışımı.

Supplemental panel : Eklemsel panel.

Weekly supplement : Haftalık olarak ilave edilen şey. Her hafta eklenen şey. Haftalık ilave.

İngilizce Supplement Türkçe anlamı, Supplement eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Supplement ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Additives : Katkı maddeleri. Katıklar. Katkı. Katkılar.

Eke out : Artırmak. Kastırmak. Katmak. İdareli kullanmak. Bir şey yapmakla yetersiz bir şeyi artırmak. Zorluklara göğüs gererek başarmak. Uzatmak.

Additive : Katkı. Katık. Ek katkı. Bir ürüne, kimyasal ya da fiziksel özelliklerini geliştirmek, kalımlı kılmak, çekici yapmak vb. nedenlerle eklenen özdek. Toplanır. Katılacak. Toplamsal.

Processor : Dijital sinyaller yoluyla çalışan bir çok efekt devresini aynı anda bünyesinde barındıran cihaz. İşleyici. İşleyen. İşlemci. İşlem birimi. İşlemci (bilişim veya bilgisayar terimi). İmalatı yapan. Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır. Merkezi işlemci.

Bring to completion : Bitirmek.

Supplemental : Katma. Bütünler. Suplemental. İlave edilen. Munzam.

Complementary : Bütünler. Birbirini tamamlayan. Tümleyen. Birbirini tamamlayıcı. Tümleyici. Tamamlayan. Dna çift ipliğinin ayrılarak her birinden yeniden çift iplikli dna oluşması için tamamlayıcı nükleotitlerin bu ipliklere bağlanması. bir reaksiyonun olabilmesi için enzimle substratın anahtar kilit ilişkisi gibi iki molekülün birbirini bütünlemesi. komplementer.

Accession : Katılma. Çoğalma. Yeni alınan eşya veya kitap vb (koleksiyona). Zam. Göreve gelme. Katılım. Ulaşma. Çogalma. Erme.

Add : Toplamını almak. Neticelenmek. Bindir. Katmak. Ekleme. Resim seçiciye, belli bir alıcıdan gelen resmi, başka bir alıcıdan gelen resme bindirmesi için verilen komut. (bindirilecek resmi veren alıcının sayısı belirtilerek "üçü bindir!, biri bindir!" biçiminde söylenir). Uzatmak. Aşınma payına bağlı yeni bir varlık biriminin, işletme varlığına eklenmesi, ya da varlık içindeki bir birimin yeniden yapım özelliğiyle genişletilmesi.

Accessioning : Zam. Çogalma. Tahta çıkma. Göreve gelme. Dermede yer alması uygun görülen her türlü gereci, satın alma, bağış ya da değişim gibi yollarla kitaplığa kazandırma. Katılma. Ulaşma. Yeni alınan eşya veya kitap vb (koleksiyona). Artma.

Supplement synonyms : additament, leverage, affix, processors, complemental, modifier, accrete, complementing, carry through, provide, perfective, insetting, accretes, accessive, appending, addendum, supplementation, accessorial, carry out, add on, complemented, adjuncts, affixing, annexes, supplementary, preservative, insets, filler, appends, integrate, render, dope additive, integral.

Supplement zıt anlamlı kelimeler, Supplement kelime anlamı

Take away : Çıkarmak. Götürmek. Çekmek (desteği). Alıp götürmek. Kaldırmak. Dışarıya çıkarmak. Uzaklaştırmak. Çalmak. Elinden almak (bir hakkı). Paket yaptırıp götürmek.

Decrease : İnmek. Azalma. Eksilme. Düşüş. Düşmek. Küçülmek. Eksilmek. Düşüş göstermek. Azaltmak. Eksiltmek.

Supplement ingilizce tanımı, definition of Supplement

Supplement kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A supply. To add something to. A store. To fill up or supply by addition. That which supplies a deficiency, or meets a want.