Supplementing türkçesi Supplementing nedir

Supplementing ingilizcede ne demek, Supplementing nerede nasıl kullanılır?

Supplement period : Ek süre. Hakların saklı kalması için, yeni bir harç ödenerek tanınan süre.

Color supplement : Renkli ve ilanlı ilave.

Entertainment supplement : Eğlence eki. Bir gazete veya derginin eğlenceye ayrılmış bölümü (tiyatro, televizyon, radyo, vb.).

Liquid protein supplement : Çoğunlukla meradaki hayvanlar için hazırlanan melas, üre, vitamin ve iz mineralleri içeren sıvı yem. Sıvı protein katkısı.

Mineral supplement : Rasyonda eksik bulunan bir veya daha fazla sayıdaki minerali, norma uygun olarak tamamlamak amacıyla ölçülü olarak hazırlanan mineral veya mineraller karışımı, mineral tamamlayıcısı. Mineral katkısı.

Supplementary angle : Bütünler açı.

Supplementals : Bütünleyici. İlave edilen. Munzam. Ek. Tamamlayıcı. İlave. Suplemental. Bütünler.

Supplemental : İlave. Katma. Ek. İlave edilen. Bütünler. Bütünleyici. Munzam. Tamamlayıcı. Suplemental.

Protein supplement : Protein katkısı. İçinde % 20 veya daha fazla protein bulunduran yem veya yemlerin karışımı.

Weekly supplement : Haftalık olarak ilave edilen şey. Her hafta eklenen şey. Haftalık ilave.

 

İngilizce Supplementing Türkçe anlamı, Supplementing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Supplementing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Add up to : Tutmak (bir yekun). -e varmak. Demek olmak. Bir yekun tutmak. Demeğe gelmek. Demeye gelmek. Anlamına gelmek. Tutmak. Etmek.

Carry through with : Sonuçlandırmak.

Annex : Müsadere etmek. İstila etmek. Eklenti. Katmak. Habersiz almak. İlhak etmek. İlhak. Ek bina.

Integral : Tam şey. Önemli. Tam. Bütün şey. Cüz. Bütünü oluşturan. Tamsayılardan oluşan. Tek parça. Bir işlevin, bağlı olduğu değişkenlerin küçük değişimleri için aldığı değerin, değişim aralıkları ile çarpımları toplamının sonsuz küçük değişim aralığı için vardığı erey.

Accomplishes : Yerine getirmek. Başarı elde etmek. Başarıyla tamamlamak. Başarmak. Bitirmek. Sonunu getirmek. Sonuçlandırmak. Üstesinden gelmek. Becermek.

Subsidiary : Yan kuruluş. Yardımcı. Bayi. Bağlı kimse. Muavin. İkinci planda gelen. Şube. Bağlı kuruluş. Bağlı ortaklık.

Complemental : Tümleyici.

Catch up on : Zaman açığını gidermek. (arada olup biteni) öğrenmek. Arayı kapatmak. Yetişmek. Yakalamak. İhmal edilmiş bir işi yapmak. Ertelenmiş bir işi yapmak. Biriken işleri yapmak.

Accreted : Artmak. Yapışmak. Büyümek. Birleşmek. Katılımlarla büyümek.

Append : Ekleme yapmak. Sona eklemek. Katmak. İliştirmek. Sonuna ilave etmek. Onuna ilave etmek. Raptetmek.

Supplementing synonyms : adjoin, supplementary angle, entrains, accomplish, adjoins, accessorial, modifier, supplementals, entrain, adjuncts, accretion, complementing, additions, integrates, perfective, adjunct, write in, inset, affixing, carry out, clearing up, annexes, supplemental, accretes, additional, supplementary, affixes, be completed, clear up, cap, integrant, addendum, annexing.