Suppressor grid türkçesi Suppressor grid nedir

  • Fizik alanında kullanılır.
  • Bastırıcı ızgara.
  • Bastına ızgara.
  • Bastırıcı kafes.
  • Üst-üşeğin ötesine yerleşmiş ve alt-üşeğin geriliminde tutulan ikincil eksicik yayımını önleyici kafes.
  • Topraklama ızgarası.

Suppressor grid ingilizcede ne demek, Suppressor grid nerede nasıl kullanılır?

Suppressor : Bastırıcı. Parazit giderici (radyo). Supresör. Parazit giderici. Bastına. Parazit bastırıcı. Baskılayıcı. Parazit giderici cihaz. Parazit giderici araç (elektronik terimi). Süpresör.

Grid : Sahnenin mazgala benzeyen, makaralar için düşünülmüş, birbirlerini 90 derecelik açılarla kaleden demir çubuklu tavanı. sahne ızgarası. Radyo ışıtaçlarında eksiuç ile artıuç arasına yerleştirilen ızgara biçiminde elektrikucu. Haritayı karelere bölme sistemi. Kafes. Elektron mikroskobunda incelenmek üzere ültramikrotomda alınan ince kesitlerin (200-1000 angstrom) üzerine konduğu bakır, alüminyum, nikel vb. gibi maddelerden yapılmış ızgara. grit. Izgara (elektrik). Tel kalbur. Parmaklık. Sahne tavanı. En yeni renkli almaçlarda, eleğin yerini alan, 60 cm'lik görüntülük için düşey sıralanmış 650 telden oluşan ızgara.

Suppressor mutation : Supresor mutasyon. Bir mutasyonun fenotipik etkisini tersine çeviren ikinci bir mutasyon. Baskılayıcı mutasyon. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

Suppressor resistance : İkincil ateşleme çevriminden alıcılara etki eden asalak radyo dalgalarını önleyen direnç. Parazitönler direnç.

Suppressor t cell : B ve diğer t hücresi tiplerinin gösterecekleri bağışıklık cevabını azaltan t hücresi tipi. Supresor t hücresi.

Suppressor t lymphocyte : Baskılayıcı t lenfosit. Supresor t lenfosit.

İngilizce Suppressor grid Türkçe anlamı, Suppressor grid eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Suppressor grid ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Absorptivity : Emicilik. Soğurabilirlik. Soğurganlık. Emme yetkesi. Emme sığası. Bir ortamın, bu ortamın sınırlarının hiç bir etkisi olmamak koşulu ile, birim kalınlığının iç yutma çarpanı. Yutuculuk. Soğurma katsayısı. Emebilirlik. Emme kapasitesi.

Acoustic absorptivity : Bir yüzey tarafından soğurulan ses erkesinin yüzeye vuran erkeye oranı. Ses soğurganlığı. Ses emiciliği. Ses emiciliği katsayısı.

Absolute magnitude : Mutlak büyüklük. 10 parsek (3,26x10 ışık yılı) uzağındaki bir yıldızın görünür büyüklüğü. Saltık büyüklük.

Absolute concentration : Birim oylumda bulunan özdek, erke ya da başka bir varlık tutarı; santimetre küp başına erg ya da sayı olarak verilir. Saltık derişim.

Accelerometer : Hızlanma ölçer. Devinen bir cismin ivmesini ölçen aygıt. Doğrusal ya da dönel ivmeyi ölçme işinde kullanılan aygıt. İvmeölçer. İvmeyi ölçen. İvme ölçme aleti. Gösteren ve kaydeden bir cihaz (havacılık). İvme ölçer. İvmeyi ölçen aygıt. İvmelenmeyi ölçen cihaz.

 

Absorptiometer : Soğurumölçer. Soğurma cihazı. Belli dalga boylarında ışınını soğurumundan yararlanarak özdek derişimi ölçen aygıt. Soğurum ölçmek için kullanılan alet. Absorbsiyometre.

Absolute units : Saltık birimler. Temel kütle. Temel birimler olarak uzunluk, zaman ve kütleyi alan birimler kümesi. Salt birimler.

Abampere : Saltık birim dizgesindeki elektrik akımı yeğinliği birimi. 10 amper birim. Saltık ampere. On amper. 10 ampere eşit akım birimi. On amperlik çıngı cereyan birimi.

Abnormal reflection : Üşeryuvar (iyonosfer) katmanının dönüşül sıklığının üstündeki telsiz dalgalarının yansıması. Olağandışı yansıma.

Abcoulomb : Cgs sisteminin elektromanyetik birimi. Saltık birimler dizgesindeki elektrik yükü birimi. Abkulon. On kulon. Saltık coulomb.

Suppressor grid synonyms : absolute zero, absorption loss, acoustic feedback, absorption edge, absorption band, accumulation coefficient.