Surges türkçesi Surges nedir
- Dalgalanma.
- Kabarma.
- İnip çıkma.
- Taşma.
- Dev dalga.
Surges ingilizcede ne demek, Surges nerede nasıl kullanılır?
Resurges : Tekrar meydana gelmek. Yeniden dirilmek. Yeniden başlamak. Yeniden çıkmak.
Upsurges : Artış. Ani artış. Dalga. Yükselmek. Kabarmak. Yükselme. Fiyatlardaki ani yükseliş veya zam. Kabarma. Hızlı artış. Ani ve hızlı artış.
Surge protector : Parafudur. Taşkından koruyucu. Büyük dalgalanmalardan koruyucu. Irak'a ek asker gönderilmesine engel olan kimse. Aşırı gerilim koruyucu. Yatıştırıcı.
Surge suppressor : Aşırı gerilim koruyucu.
Surge up : Kaynamak. Şiddetle yükselmek (dalga). Birdenbire içini kaplamak (bir his vb).
Surgery : Cerrahi. Cerrahlık. Ameliyat. Operatörlük. Ameliyatı gerektiren hastalıklarla ilgilenen hekimlik kolu. Görüşme (milletvekilinin seçim bölgesinde kendi seçmenleriyle yaptığı). Muayenehane. Muayenehane (ingiliz ingilizcesi). Ameliyathane. Hariciye.
Surgeoncy : Operatörlük. Cerrahlık.
Surgeon general : (abd) sağlık bakanı. (abd) kamu sağlığı hizmetleri birimi başkanı. Sağlık dairesi başkanı. Amiral doktor (amerikan ingilizcesi). Baş doktor. Başhekim.
Surgeries : Muayenehane (ingiliz ingilizcesi). Ameliyathane. Cerrahlık.
Surge : Akın akın gitmek. Aniden yükselmek. Yükselmek. Kaynamak. Hürya etmek. Taşma. Kabarma. İnip çıkma. Dalgalanmak. Dev dalga.
İngilizce Surges Türkçe anlamı, Surges eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Surges ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Waving : Sallama.
Effervescence : Neşeli. Kabarcık çıkarma. Coşma. Neşelenme. Köpürme. Galeyan. Feveran. Kimyasal ya da fiziksel bir etki sonucu bir sıvıdan sürekli olarak küçük gaz kabarcıklarının çıkması.
Extravasation : Ekstravazasyon. Kimi ilaçların toplardamar içine uygulanması sırasında enjektör iğnesi veya kataterden sızarak deri altı dokusuna sızması. Akış (tıp veya medikal terimi). Dökülme.
Order : Buyurmak. Emir. Basamak. Tabaka. Takım. Ada yazılı. Öğeleri, belirlenmiş kurallara göre yerleştirmek. Satın alma işleminden önce bu yönde yapılmış olan sözlü ya da yazılı istem. Buyruk. Usul.
Cordon : Kordon altına almak. Kordon. İnsan dizisi. Şerit. Bükme kaytanı. Kordon görevli veya araçlardan oluşan dizi. Polis kordonu. Şerit kurdele. Askeri kordon.
State : Nesnelerin kesin olarak tanımlanmış koşullardaki ortak niteliklerinin tümüne verilen ad. anlamdaş durum. Belirtmek. Durum. Vaziyet. Bildirmek. Bilgisayar, hukuk, fizik, kimya, sosyoloji alanlarında kullanılır. Görkem. Stres. Debdebe. İhtişam.
Line : İçini kaplamak. Çizgi çizmek. Tenis, futbol, bilgisayar, bilişim, masa tenisi, sinema, televizyon, voleybol alanlarında kullanılır. Sahne yukarısındaki palangalar yoluyla sarkıtılıp çekilebilen, genellikle çelikten yapılmış halat. Oyun alanını bölen, sınırlayan, belirleyen boyadan şerit. Askı halatı. Özellikle pelajik balıkların avlanmasında kullanılan, yemli 2-7 iğneden oluşan olta takımı. İki uzak nokta arasında veri iletişim ortamı sağlayan herhangi bir bağlantı. Doldurmak. Çizmek.
Breakers : Mancana (gemi). Kıran şey veya kimse. Kırıcı.
String : Aldatmak. Dizmek. Sıralamak. Sıra halinde gitmek. Damgalar ya da fiziksel öğeler gibi nesnelerin doğrusal bir dizisi. İspavlo. Dizgi. İpe dizmek. Sicim. Türlü metallerden yapılmış, kopmaya karşı direnç gösteren, çalgılarda ses vermesi için kullanılan nesne.
Stations : Atamak. Görevlendirmek. Yerleştirmek. Tayin etmek.
Surges synonyms : stations of the cross, lanthanide series, electromotive series, electrochemical series, patterned advance, helium group, rash, wavings, submit, brimming, floatation, proposition, breaker, nexus, backwaters, advise, creeping, encroachment, affluxes, tidal wave, advocate, flood tide, advance, effusion, afflux, succession, flushing, billowing, blizzard, sequence, undulance, flowages, electromotive force series.
Surges zıt anlamlı kelimeler, Surges kelime anlamı
Delay : Geciktirmek. Alıkoymak. Gecikme. Ses sinyalini kopyalayarak belli zaman aralıklarıyla belirlenen sayıda tekrarlayarak yapay yankı hissi veren efekt ve bunu sağlayan cihaz. Yubanmak. Rötar. Askıda bırakma. Oyalanmak. Yankı. Geciktirme.
Contraindicate : Tedavinin uygun olmadığını göstermek. Kontrendike.

Bu kısımda Surges kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Surges ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Surges anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Surges ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.