Waving türkçesi Waving nedir

Waving ile ilgili cümleler

English: Ali suddenly noticed someone waving to him.
Turkish: Ali aniden kendisine el sallayan birini farketti.

English: Ali greets Mary by waving his hand.
Turkish: Ali elini sallayarak Mary'i selamlıyor.

English: Death must be so beautiful. To lie in the soft brown earth, with the grasses waving above one's head, and listen to silence. To have no yesterday, and no tomorrow. To forget time, to forgive life, to be at peace.
Turkish: Ölüm çok güzel olmalı. Kafanın üzerinde sallanan yeşil otları olan yumuşak kahverengi toprakta uzanmak ve sessizliği dinlemek. Dünü ve yarını olmamak. Zamanı unutmak, hayatı bağışlamak, barışık olmak.

English: A man shouted something, waving his hand.
Turkish: Bir adam elini sallayarak, bağırarak bir şey söyledi.

English: Ali is waving his arms.
Turkish: Ali kollarını sallıyor.

Waving ingilizcede ne demek, Waving nerede nasıl kullanılır?

Waving the flag : Pes etme. Bayrak sallama. Teslim olma. Bayrağı sallama. Bırakma.

Flag waving : Aşırı milliyetçi. Şovenlik. Şoven.

Wavings : Dalgalanma. Sallama.

Waviness : Dalgalılık. İnişli çıkışlılık. Bükümlülük. Dalgalı olma. İnen çıkan bir şekilde olma durumu. Dalgalı olma durumu. Dalga çokluğu. Dalga bolluğu durumu. Kıvrımlılık.

 

Wavier : Titrek. Titreşen. Titreyen. Dalga şeklinde. Hareli. Dalga dalga olan. Dalgalı. Daha dalgalı.

Wave : Yeğinliği, genliği yer ile zamana göre düzenli biçimde yinelenerek değişen işlev ya da nicelik. El etmek. Kendisini zamanca ve uzayca düzenli olarak yineleyen ve bir ortamda değişmeden hızla ilerleyen bir salınım katarı. Bir ortamda ya da uzayda, parçacıkların esnek kıpırdanmalarına yol açan dönemsel olay ya da sıcaklık, basınç, elektromıknatıs alan gücü, elektrik gücü gibi fiziksel niceliklerde dönemsel değişiklik. Geniş su yüzeylerinde rüzgarla oluşan, sırt ve çukur bölümleriyle durgun su yüzünü pürüzlendirip bir salınım devinimiyle birbirini kovuşturarak ilerleyen dizilerden her biri. El sallamak. Ünalgı tolkunu. Dalga. Kıvrım. Sallamak.

Wave analyser : Verilen biçimdeki bir dalgayı temel sıklık ve üst sıklık birleşenlerine çözümleyen aygıt. Dalga çözümleri. Dalga çözümleci. Dalga analizörü. Dalga çözümleyici.

Wave band : Ses dalgası. Dalga bantı. Hava iletişim kuşağı gibi özel kullanıma ayrılmış sıklık kuşakları. Radyo dalgaları mesafesi. Radyo dalga. Dalga kuşağı. Telsiz dalga mesafesi.

Wave aside : Kabul etmemek. İstememek. Reddetmek. Bir kenara bırakmak.

Wav : İnternet üzerinden ses dağıtımı amaçlı olarak kullanılan ıbm uyumlu kişisel bilgisayar ses dosyası formatı. Windows wave (windows dalgası).

İngilizce Waving Türkçe anlamı, Waving eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Waving ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Wag : Sallanış. Gırgır kimse. Sallamak. Sallanmak. Şakacı. Okulu kırmak. Asmak (okul). Mizah. Şakacı kimse.

 

Gesture : Çalım. El kol hareketi yapmak. El veya kol veya baş hareketi yapmak. İşmar. Davranı. İşaret etmek. Oyunculukta iç yaşamı belirginleştiren baş, el, kol hareketleri. bk. davranı. Jest yapmak. El veya kol veya baş hareketi. El kol hareketi.

Wags : Hareket ettirmek. Şakacı. Sallanmak. Sallamak. Okulu kırmak. Mizah. Asmak (okul). Sallanış.

Agitations : Çalkalanma. Kışkırtma. Çalkalama. Kışkırtıcılık. Sallanma. Karıştırma. Gerginlik. Çalkantı. Galeyan.

Flourish : Elini kolunu sallayarak dikkat çekmeye çalışmak. İlerlemek. El sallamak. Sağlıklı bir biçimde büyümek. Güzelleşmek. Dalgalanmak. Savurmak. Gelişmek. Fanfar çalmak. Sallamak.

Chauvinistic : Aşırı milliyetçi. Şovenist. Şovence. Aşırı ulusçu. Şoven.

Undulance : Değişip durma. İnişli çıkışlı olma durumu.

Popple : Şapırdama. Çağlama. Dalgalanmak. Çağlamak.

Brandish : Tehdit edercesine sallamak (elini veya parmağını vb). Savurma. Sağa sola sallamak. Savurmak. Sallamak.

Billowing : Dalga dalga kabarmak. Dalgalar halinde yükselmek. Rüzgarla şişmek. Dalgalanış.

Waving synonyms : ultranationalistic, superpatriotic, loyal, surges, ripple, undulation, agitation, fluctuating, rocking, wafture, surge, undulations, fluctuation, wavings, wave, floatation, swinging, toss, wagged, wagging, brandished, shaking, nationalistic, patriotic, motion, oscillation, fluctuations, brandishing, shakings, brandishes, surging, jingoistic.

Waving zıt anlamlı kelimeler, Waving kelime anlamı

Unpatriotic : Milliyetsiz. Vatansever olmayan. Vatanperver olmayan. Hamiyetsiz.