Wavings türkçesi Wavings nedir

Wavings ingilizcede ne demek, Wavings nerede nasıl kullanılır?

Waving the flag : Pes etme. Bayrağı sallama. Bayrak sallama. Bırakma. Teslim olma.

Flag waving : Aşırı milliyetçi. Şovenlik. Şoven.

Waving : Dalgalanma. Sallama.

Waviness : Dalga bolluğu durumu. Dalgalılık. Dalga çokluğu. İnişli çıkışlılık. Dalgalı olma. İnen çıkan bir şekilde olma durumu. Kıvrımlılık. Bükümlülük. Dalgalı olma durumu.

Wavier : Titreşen. Hareli. Dalga dalga olan. Daha dalgalı. Dalgalı. Titrek. Dalga şeklinde. Titreyen.

Wave : Saç dalgası. Yeğinliği, genliği yer ile zamana göre düzenli biçimde yinelenerek değişen işlev ya da nicelik. Geniş su yüzeylerinde rüzgarla oluşan, sırt ve çukur bölümleriyle durgun su yüzünü pürüzlendirip bir salınım devinimiyle birbirini kovuşturarak ilerleyen dizilerden her biri. Tolkun. Kıvrım. Ünalgı tolkunu. Sallanmak. Bir ortamda ya da uzayda, parçacıkların esnek kıpırdanmalarına yol açan dönemsel olay ya da sıcaklık, basınç, elektromıknatıs alan gücü, elektrik gücü gibi fiziksel niceliklerde dönemsel değişiklik. Sallamak. Dalga.

Wav extension : Wav uzantısı. Dijital ses verisi içeren ve ıbm ve microsoft standartını kullanan bir dosya uzantısı.

Wave a farewell : El sallayarak veda etmek. Mendil sallayarak veda etmek.

 

Wave aside : İstememek. Kabul etmemek. Reddetmek. Bir kenara bırakmak.

Wave band : Radyo dalgaları mesafesi. Dalga bantı. Hava iletişim kuşağı gibi özel kullanıma ayrılmış sıklık kuşakları. Ses dalgası. Dalga kuşağı. Radyo dalga. Telsiz dalga mesafesi.

İngilizce Wavings Türkçe anlamı, Wavings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wavings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Wagging : Sallanma.

Brandishes : Sağa sola sallamak. Sallamak. Savurma. Savurmak. Tehdit edercesine sallamak (elini veya parmağını vb).

Brandishing : Sallamak. Sağa sola sallamak. Savurmak. Tehdit edercesine sallamak (elini veya parmağını vb). Savurma.

Fluctuating : Dalgalanan. Kararsız. Bocalayan. İstikrarsız. Yükselip alçalan. Düşen ve yükselen. Oynayan. Dalgalı. Kayan.

Brandish : Sağa sola sallamak. Savurma. Sallamak. Savurmak. Tehdit edercesine sallamak (elini veya parmağını vb).

Downsizing : Bir şirketin finansal istikrarını sağlamak amacıyla giderleri düşürücü önlemler alma (daha küçük miktarda imal etme, çalışan sayısını azaltma vs şeklinde). Boyutlarını küçültme. Küçültme. Giderleri azaltma. Bir şeyi daha küçük bir ölçeğe indirgeme. Küçülme. Ekonomik küçülme. Masrafları düşürme. Küçülerek büyüme. Personel sayısında daralmaya gidilmesi.

Oscillation : Bir denge durumu çevresinde oluşan, birim zamandaki yinelenme sayısına -yinelenim- ve yeğinliğine -genlik- göre belirlenen dönemsel devinim. Tereddüt. Titreşme. Osilasyon. Sallanma. Raks hareketi. Zaman dizilerine ilişkin bir genel eğilim çizgesinde gözlenen iniş -çıkışlar. Titreşim. Kararsızlık.

 

Shakings : Sarsılma. Titretme. Titreyen. Titreme. Sallanma. Sendeleyen. Sallanan. Titrek. Sarsma.

Shaking : Titrek. Titretme. Sallanma. Sarsılma. Sendeleyen. Titreyen. Sallanan. Titreme. Sarsma.

Undulance : İnişli çıkışlı olma durumu. Değişip durma.

Wavings synonyms : economy of scale, wag, nest egg, surge, brandished, ripple, rocking, action, undulation, surges, billowing, monetary fund, agitation, fluctuation, curtailment, wagged, agitations, surging, economy, undulations, waving, toss, fluctuations, floatation, popple, wags, fund, retrenchment, swinging.

Wavings zıt anlamlı kelimeler, Wavings kelime anlamı

Sleeping : Uyku için kullanılan. Uyku. Uyuyan. Uyku hali. Uyuma. Uyutan. Uyuyor. Uyumaya yarayan. Uykuda.

Unconsciousness : Enkonsiyans. Baygınlık. Bilinçsizlik. Farkında olmama. Kendinde olmama. Şuursuzluk.

Outgo : Yenmek. Harcama. Geçmek. Gider. Aşmak. Sarfiyat. Masraf. Üstün gelmek.