Surviving türkçesi Surviving nedir

  • Hayatta kalma.
  • Hayatta kalan.
  • Geride kalan.
  • Geriye kalan.
  • Kalan.
  • Sağ kalan.

Surviving ile ilgili cümleler

English: We're surviving.
Turkish: Yaşamayı sürdürüyoruz.

English: It was quite fascinating to see how these men were surviving.
Turkish: Bu adamların nasıl hayatta kaldıklarını görmek oldukça etkileyiciydi.

English: I'm surviving.
Turkish: Yaşıyorum.

English: If Moustapha hadn't helped Mary, she wouldn't have stood a chance of surviving.
Turkish: Eğer Mustafa Mary'ye yardım etmeseydi, onun hayatta kalma şansı olmayacaktı.

Surviving ingilizcede ne demek, Surviving nerede nasıl kullanılır?

Surviving debts : Kalan borçlar.

Survivability : Hayatta kalım. Kalımlılık. Beka kabiliyeti. Hayatta kalma. Hayatta kalabilirlik.

Survivable : Kalımlı.

Survival : Daha uzun yaşama. Yaşamı sürdürme. Kalma. Sağ kalma. Yaşama. Hayatta kalma. Artakalan şey. Varlığını sürdürme. Kalım. Eskiden kalma şey.

Survival curve : Hayatta kalım eğrisi. Canlı kalma eğrisi. Radyobiyolojide uygulanan radyasyon dozu ile canlı kalan hücrelerin oranı arasındaki ilişkiyi gösteren eğri. doz inaktivasyon eğrisi. Sağ kalım eğrisi. Hayatta kalma eğrisi. Canlılık eğrisi.

Survivals : Artakalan şey. Hayatta kalma. Varlığını sürdürme. Kalma. Kalım. Yaşama. Daha uzun yaşama. Yadigar. Hatıra. Sağ kalma.

 

Survived : Geriye kalmak. Yadigar kalmak. Dayanmak. Daha uzun yaşamak. Kalmak. Hayatta kalmak. Göğüs germek. Sağ kalmak.

Survival of the fittest : En güçlü olanın yaşamasını sürdürme ilkesi. Güçlü egemenliği. Doğal seleksiyon. En güçlünün hayat kalması.

Survival kit : Hayat-ı idame kiti.

Survivers : Sağ kalan. Hayatta kalan.

İngilizce Surviving Türkçe anlamı, Surviving eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Surviving ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Balance : Terazi. Denklik. Vücudun en küçük dayanak yüzey ya da yüzeylerinde düşmeden durması. bu, vücudun ağırlık merkezinden geçen bir düzey çizgisinin her zaman dayanak yüzeyi içinde kalması, böylece ağırlığın dayanak noktasının iki yanına denk olarak yüklenmesiyle sağlanır. Tikel ya da tam denge koşulu. Bir sayışımın borçlu ve alacaklı dalları arasındaki fark. Denge kurmak. Tartmak. Sayışımanlıklarca tüm sayışımların borçlu ve alacaklı tutarlarının toplamını ayrı ayrı olarak toplamyerinde ve bu toplamların borç ve alacak artıklarının toplamlarını da ayrı ayrı artıklar bölümünde gösteren ve çoğunlukla ayda bir düzenlenen çizelge. Bilgisayar, fizik, gitar, jimnastik, kimya, ekonomi alanlarında kullanılır. Dengede durmak.

Remainders : Elde kalan kitapları ucuza elden çıkarmak. Tortu. Geri. Artan. Ünvanın varisi olma hakkı. Bakiye. Satılmayıp elde kalan kitap. Kalıntı. Elden çıkarmak.

Survivors : Varis. Kurtulan. Kazazede.

In arrears : Geç kalmış. Bakaya. Borcu zamanında ödeyememiş. Vaktinde yerine getirememiş. Öneli gelmiş ve bitmiş olduğu halde ödenmemiş olan borç artıkları. Borcunu zamanında ödeyememiş. Ödemelerini zamanında yapamamış. Kalıntılar. Vadesi geçmiş.

 

Residues : Tortu. Vasiyetin paylaşımından sonra kalan parça. Kalıntı. Artık.

Straggliest : Avare. Dağınık. Dağınık (saç). Seyrek. Başıboş.

Arrears : Geri. Yapılmayı bekleyen gecikmiş iş. Ödemesi gecikmiş borçlar. Bakiye. Süresinde ödenmemiş borcun bakiyesi. Ariyerler. Borç. Kalan (ödenmemiş borç). Vadesinde ödenmeyen borçların ileri bir tarihe aktarılması.

Remanent : Artan. Kalamin. Artık. Kalıcı.

Stragglers : Döküntü. Dağınık yetişen bitki. Sürüden ayrılan hayvan. Birliğini kaybetmiş asker. Sürüden ayrılarak kendi başına kalmış kimse. Başıboş hayvan. Avare. Sona kalan. Gruptan ayrılarak kendi başına kalmış kimse.

Balances : Denge. Bakiye. Balans. Bilanço. Ruhsal denge. Terazi. Denklik. Uyum.

Surviving synonyms : obstinately, stragglier, survivability, survival, extant, residue, fell behind, leftover, remaining, surviver, residuary, survivor, residua, residual, survivers, remainder, living, straggler, remained, residuals, left behind, straggly, overplus, survivals.

Surviving zıt anlamlı kelimeler, Surviving kelime anlamı

Extinct : Sönük. Sona ermiş. Battal. Soyu tükenmiş. Tükenmiş. Nesli tükenmiş. Soyu kurumuş. Varisi olmayan. Yok olmuş. Doğada tükenmiş.

Surviving ingilizce tanımı, definition of Surviving

Surviving kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Remaining alive. Surviving customs. Yet living or existing. As, surviving friends.