Sustainable growth türkçesi Sustainable growth nedir
- Sürdürülebilir büyüme.
- Ekonominin sürekli olarak doğal gayrisafi yurtiçi hasıla düzeyinde kalmasını sağlayan büyüme. bir firmanın borçlanmadan ne kadar büyüyebileceğini gösteren ya da mali kaldıracı değiştirmeksizin firmanın büyüyebileceği ençok oran. bk. sürdürülebilir kalkınma.
- İktisat alanında kullanılır.
Sustainable growth ingilizcede ne demek, Sustainable growth nerede nasıl kullanılır?
Sustainable : Sürdürülebilir. Teyidi mümkün. Dayanılır. Doğrulanabilir. Güçlendirilebilir. İspat edilir.
Growth : Fidan. Nema. Filiz. İnkişaf. Gelişme. Yaşlanma. Yükseliş. Sürgün. Kaynak. Büyümüş şey.
Sustainable development : İktisadi gelişme sürecinin, çevre kirlenmesi, doğal kaynakların tüketilmesi gibi sorunlara yol açtığının farkedilmesi üzerine, bugünün iktisadi büyüme ve kalkınması gerçekleştirilirken, gelecek kuşakların gereksinimlerini karşılayabilmelerine olanak tanınması için özellikle yenilenemez kaynakların kötü kullanımından kaçınılması gereği üzerinde duran bir kalkınma anlayışı. Kendi kendine yeterli büyüme. Sürdürülebilir gelişme. Sürdürülebilir kalkınma. Sürdürülebilir gelişim. Süreklilik içeren gelişme.
Aftergrowth : İkinci mahsul.
Annual growth : Yıllık büyüme.
Anti trade biased growth : H.g. johnsonın büyüme ve dış ticaret ilişkisini tam uzmanlaşma varsayımı altında incelediği yaklaşımda, dışalım malları istemiyle dışsatım malları sunumunun üretim artış oranından oransal olarak daha düşük oranda arttığı, diğer bir deyişle dış ticaret hadlerinin iktisadi büyüme sonrasında ülke lehine döndüğü durum. krş. ticaretten yana büyüme. Ticarete karşı büyüme.
İngilizce Sustainable growth Türkçe anlamı, Sustainable growth eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Sustainable growth ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.
Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.
A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.
A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.
Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.
A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.
Sustainable growth synonyms : a change in individual demand, a shift in supply, a type mutual funds, ability to pay approach, abnormal budget, abnormal budget receipts.

Bu kısımda Sustainable growth kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Sustainable growth ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Sustainable growth anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Sustainable growth ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.