Sympathises türkçesi Sympathises nedir

  • Etkileşmek.
  • Sempati duymak.
  • Duygularını paylaşmak.
  • Yakınlık duymak.
  • Yakınlık göstermek.
  • Aynı acıyı hissetmek.
  • Tarafını tutmak.
  • Sempatizanı olmak.
  • Acımak.
  • Başsağlığı dilemek.

Sympathises ingilizcede ne demek, Sympathises nerede nasıl kullanılır?

Sympathise : Sempatizanı olmak. Yakınlık göstermek. Tarafını tutmak. Duygularını paylaşmak. Aynı acıyı hissetmek. Etkileşmek. Sempati duymak. Başsağlığı dilemek. Acımak. Yakınlık duymak.

Sympathised : Yakınlık göstermek. Acımak. Aynı acıyı hissetmek. Sempati duymak. Yakınlık duymak. Başsağlığı dilemek. Etkileşmek. Tarafını tutmak. Duygularını paylaşmak. Sempatizanı olmak.

Sympathiser : Sempati duyan kimse. Duygudaş. Taraftar. Sempatizan. Anlayışlı.

Sympathisers : Sempatizan. Duygudaş. Anlayışlı. Sempati duyan kimse. Taraftar.

Sympathising : Duygudaş.

Sympathicomimetic : Sempatomimetik.

Sympathies : Taziye. Duygudaşlık. Karşısındaki ile aynı duyguyu paylaşma. Görüşler (belirli bir şeyden yana olan). Sevgi. Başsağlığı. İlgi.

Sympathize with : Duygularını anlayıp paylaşmak. Desteklemek (görüşü veya fikri). Duyguları paylaşmak. Halini anlamak. Anlayıp paylaşmak (görüşü veya fikri).

Sympathizers : Yandaş. Duygudaş. Sempatizan. Sempati duyan kimse. Anlayışlı. Taraftar.

 

Sympathizer : Duygudaş. Sempati duyan kimse. Anlayışlı. Yandaş. Sempatizan. Taraftar.

İngilizce Sympathises Türkçe anlamı, Sympathises eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sympathises ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be sorry for : Yerinmek. Üzülmek. Üzgün olmak (için). Üzgün olmak. -e acımak. Pişman olmak. Acınmak.

Take to : Düşkün olmak. Hoşlanmaya başlamak. Götürmek. Kaçmak. Hoşlanmak. Sığınmak. Alışkanlık edinmek. Çekilmek. Başlamak (bir şeyi yapmaya).

Deplore : Hayıflanmak. Çok üzülmek. -e yerinmek. Teessüf etmek. Beğenmemek. Yasa boğulmak. Acı duymak. Müteessir olmak. Üzülmek.

Championing : Müdafaa etmek. Desteklemek. Savunmak. Uğrunda mücadele vermek. Üstün niteliklere sahip kimse. Çok yetenekli kimse. Destek olmak. Şampiyon. En iyi.

Pay court : İlgi göstermek. Gözünün içine bakmak. İlgisini çekmeye çalışmak.

Have pity on : Şefkat duymak. Üzülmek.

Comforter : Yün atkı. Kauçuk meme. Teselli edici. Isırma emziği. Atkı. Diş kaşıma halkası. Avutan kimse. Emzik. Avutan. Yorgan.

Sympathized : Halden anlamak.

Stick up for : Desteklemek. Savunmak.

Take a fancy to : Etkilenmek. Beğenmek. Hoşlanmak. Birisine ısınmak. Gözü tutmak. Kanı kaynamak. Çekici gelmek. Hoşlanmaya başlamak.

Sympathises synonyms : job's comforter, championed, ache, deploring, sympathize, commiserating, sympathised, ached, sympathise, feel with somebody, upheld, sympathizing, interact, interacted, feel for somebody, bite, condoled, experience, commiserate, condole, interacts, deplored, condoles, commiserates, side with, sympathiser, be slanted towards, deplores, uphold, like, bites, condoling, sympathizes.