Take to türkçesi Take to nedir

  • Gitmek.
  • Kaçmak.
  • Hoşlanmak.
  • Kanı kaynayıvermek.
  • Çıkmak (sahne vb.).
  • Isınmak.
  • Çekilmek.
  • Alışmak.
  • Alışkanlık edinmek.
  • Sempati duymak.
  • Götürmek.
  • Hoşlanmaya başlamak.
  • Kanı kaynamak.
  • Sığınmak.
  • Düşkün olmak.
  • Başlamak (bir şeyi yapmaya).

Take to ile ilgili cümleler

English: About how long will it take to get there by bus?
Turkish: Otobüsle oraya gitmek yaklaşık ne kadar sürer?

English: "How long does it take to get to Vienna on foot?" he inquired.
Turkish: Yaya olarak Viyana'ya gitmenin ne kadar süreceğini sordu.

English: Can you tell me which bus or train I can take to get to the town centre?
Turkish: Kent merkezine ulaşmak için hangi otobüs veya trene binebileceğimi bana söyleyebilir misin?

English: How long did it take to fix the car?
Turkish: Arabayı tamir etmek ne kadar sürdü?

English: Do you have any idea who Tom is planning to take to the dance?
Turkish: Tom'un kimi dansa götürmeyi planladığına dair herhangi bir fikrin var mı?

Take to ingilizcede ne demek, Take to nerede nasıl kullanılır?

Take : Kabul edilmek. Tutma. Yazmak. Almak. Reaksiyon. Alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası. çevirim oyunluğunda, alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilecek olan, her biri ayrı bir sayıyla belirtilen bölüm. alıcının bir kez çalıştırılması sırasında alıcı açısı, alıcı görüş noktası, alıcı ile çevrilen görünçlük arasındaki uzaklık, mercek çeşidi, vb. etkenlere göre başka başka özellikler gösteren görüntülerin tümü. (bu son durumda görüntüler gerek çerçeve içinde kapladıkları yer, gerek görüş açısı ve noktası, gerekse çevirim sırasında alıcının devinimiyle değişik özellikler kazanır ki, bunların her biri özel bir terimle belirtilir). tv. televizyon yayınında, sinemadaki çekimin özelliklerine karşılık olan durumlar. Avalanan hayvan miktarı. Pay. Götürmek. Hasat.

 

To : Ye. Ya. -mek -mak (mastar). İle. Oranla. Kadar. -e kadar. Kala. Arasında. Karşı.

Take to drink : Kendini içkiye vermek. İçkiye başlamak.

Take to flight : Firar etmek. Kaçmak. Çil yavrusu gibi dağılmak.

Take to heart : Ciddiye almak. Dinlemek. Onunla ilgili heyecanlanan. Dikkate almak. Yabana atmamak. Kulak vermek. Yüreğinde hissetmek. Kişisel olarak alan. İçerlemek. İçlenmek.

Take to task : Paylamak. Çıkışmak. Azarlamak.

Take to pieces : Sökmek. Parçalamak. Parçalara ayırmak.

İngilizce Take to Türkçe anlamı, Take to eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Take to ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be addicted : Bağımlı olmak. Müptela olmak. Tutkun olmak. Tiryakisi olmak.

Sympathises : Acımak. Etkileşmek. Sempatizanı olmak. Yakınlık duymak. Yakınlık göstermek. Tarafını tutmak. Aynı acıyı hissetmek. Başsağlığı dilemek. Duygularını paylaşmak.

Be taken by : Bayılmak.

Haven : Limana sığınmak. Sığınak. Melce. Liman. Barınak. Liman şehri. Limana girmek.

 

Abdicated : Terketmek (tacını ve tahtını). Tahttan çekilmek (kral veya kraliçe). Bırakmak. Tahttan çekilmek. El çekmek. Çekilmek (kral veya kraliçe tahttan). İstifa etmek. Tacını ve tahtını terketmek. Vazgeçmek.

Get heated : Hararet yapmak.

Hit it off : Birbirinin suyuna gitmek. Birbirine uymak. Samimi. Anlaşmak. Arası iyi olmak. Uyuşmak. Gül gibi geçinmek. İyi geçinmek.

Harboring : Gütmek. Barındırmak. Beslemek. Yataklık. Barınma. Barınmak. Demir atmak.

Betake oneself to : Yolunu tutmak.

Abdicating : İstifa etmek. Bırakmak. Tahttan çekilmek. Vazgeçmek. Terketmek (tacını ve tahtını). El çekmek. Tacını ve tahtını terketmek. Çekilmek (kral veya kraliçe tahttan). Tahttan çekilmek (kral veya kraliçe).

Take to synonyms : clicking, keener, disembarked, take a liking to, disembarks, departs, abscond, be a sucker for, clicks, carried, betake, blow, sympathizes, be addicted to, come away, be in the habit of doing, blow through, heat, be full of beans, accommodate oneself, acclimatizes, carries, abdicates, acclimatizing, depart, like, be pulled, form a habit, sympathised, bolts, declined, bear, acclimate.