Synchronizers türkçesi Synchronizers nedir
- Senkromeçler.
Synchronizers ingilizcede ne demek, Synchronizers nerede nasıl kullanılır?
Channel synchronizer : Kanal eşzaman!ayıcısı. Kanal eşzamanlayıcısı. Oluk eşzamanalıyıcısı.
Synchronizer : Eşzamanlılık-gözler. Senkronizer. Eşleyici. Senkronizör. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Aynı eksene bağlı, birlikte dönen, dişli birkaç makaradan oluşan, film kuşakları arasında eşlemeyi sağlamakta kullanılan aygıt. Senkronoskop. Eşzamangözler. Senkronize edici. Senkromeç.
Synchronize now : Şimdi eşitle. Şimdi zaman uyumlu yap.
Synchronize pulse generator : Eşleme üreteci. Yatay ve düşey tarama başlatan imler ile eşleme imleri başta olmak üzere, alıcı ile almaçta eksiksiz bir eşlemeyi sağlayan bütün elektriksel komutları üreten araç. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Synchronize : Senkronize. Eşzamanlı kılmak. Eşzamanlı olmak. Eşlemek (film). Senkronize etmek. Senkronize olmak. Sesi birbirine ayarlamak. Aynı zamana ayarlamak. Eşzaman kılmak. Eşzamanlı bir hale getirmek.
Postsynchronize : Sonradan senkronize etmek. Sonradan seslendirmek.
Synchronized swimming : Su balesi. Ritmik yüzme. Senkronize yüzme.
Synchronization network : Eş zamanlama ağı. Eşzamanlama ağı. Eşzamanlama şebekesi.
Synchronized : Eşzaman kılmak. Senkronize. Senkronize etmek. Eşzamanlı olmak. Eşzamanlamak. Aynı anda olmak. Senkronize edilmiş.
Synchronization : Eş zamanlılık. Aynı anda oluşma. Eşzaman kılma. Eşzamanlı duruma getirme, eşleme. Eşleme. Eş süreleme. Cihazın aynı anda çalışması. Ses ve görüntüyü eşleme. Bir oyun çalışmasının son evresinde oyunculuk, dekor, giysi, ışıklama, ses ve görüntü etmenleri gibi tüm öğelerin uyum içinde geliştirilmesi için yapılan çok yönlü bireşim çalışması. Eşzamanlama.
İngilizce Synchronizers Türkçe anlamı, Synchronizers eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Synchronizers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Order : Tavsiye etmek (doktor). Emir. Usul. Pay ve borç belgiti alıp satmaları için borsa temsilcileri ya da aracılarına sözlü ya da yazılı olarak verilen yönerge (borsa buyruğunda yapılacak işlemin türü, kuralları, geçerdeğeri, öneli ve prim niceliği açık olarak gösterilir). Söylemek. Takım. Rütbe. Sıralamak. Buyruk. Havale.
Correct : Ayarlamak. Uygun. Kurala uygun. Doğru. Haddini bildirmek. Tashih etmek. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Yanlışsız. Düzeltmek. Bir sayışımı, bir işelmi kapsadığı yanlışlıklardan arıtarak düzeltme.
Contemporize : Modernleştirmek. Eşzamanlı olmak. Aktüel yapmak. Çağdaşlaştırmak. Bir kişiyi veya bir şeyi başka biri veya başka bir şey ile aynı döneme yerleştirmek. Olayları birlikte gerçekleşmeleri için ayarlamak veya sunmak (ayrıca contemporise).
Synchronise : Senkronize olmak. Eşlemek (film). Eşzamanlı kılmak. Eşzamanlı olmak. Senkronize etmek. Eşzamanlı bir hale getirmek. Eşzaman kılmak. Birlikte hareket etmek ve işlemek. Aynı anda olmak. Aynı zamana ayarlamak.
Put : Yatırma. Neşretmek. Atış. Fırlatma. Atfetmek. Söylemek. Para koyma. Söndürmek. Menetmek. Sormak.
Set up : Başlamak. Yükseltmek. Aday göstermek. Açıklamak. Tuzak kurmak. Dikmek. İşe girmek. Saldırmak. Monte etmek.
Arrange : Kararlaştırmak. Ayarlamak. Saptamak. Yoluna koymak. Düzenli bir şekilde yerleştirmek. Aranje etmek. Bağlamak. Yapıt yaratmak. Bitirmek. Sıraya koymak.
Sync : Ses ve hareket uyumu sağlama. Eşzamanlama. Senkronize etmek. Senkronizasyon. Senkronize etme. Zaman uyumlu. Ana cadde.
Set : Değişmez. Aynı yapıdaki öğelerden oluşan topluluk. Olgunlaşmak. Ayarlamak. Belirli. Takım. Oturtmak. Dikkat komutu. Küme. Tenis, atletizm, bilgisayar, fizik, uzay, voleybol alanlarında kullanılır.
Phase : Ses sinyalini, frekansında ard arda gelen yükseltme ve alçaltmalar oluşturarak süzmek. Aşamalandırmak. Bir oluşum ya da süreç içinde birbirini izleyen değişik görünüşlü durumlardan her biri. Evrelemek. Bir şeyin gözle görünen kısmı. evre. bir sistemin fiziksel, kimyasal veya mekanik olarak ayrılabilme durumu. elektrodiyagnostik kayıtta bir daganın en alt çizgiye ardışık olarak iki ke erişmesi arasındaki dönem. Bir hastalığın veya işlemin çeşitli durum veya safhalarından her biri, faz. Salınımlı bir olayın yinelenimleri boyunca, içinde bulunduğu aşamaları niteleyen açısal nicelik. Bölge. Faz. Evreler halinde sunmak.
Synchronizers synonyms : contemporise, adjust.
Synchronizers zıt anlamlı kelimeler, Synchronizers kelime anlamı
Asynchronous : Eşzamansız. Aynı zamanda olmayan. Zamanuyumsuz. Asenkron. Eşzamanlı olmayan. Zaman uyumsuz. Asinkron. Eş zamanlı olmayan.
Synchronizers antonyms : desynchronize, desynchronise.

Bu kısımda Synchronizers kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Synchronizers ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Synchronizers anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Synchronizers ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.