Syncretic thought türkçesi Syncretic thought nedir

  • Birleştirimci düşünce.
  • Sinkretik düşünce.
  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Birbirine uymayan, birbiriyle kaynaşmayan ilke ve verilere dayalı düşünce. ilkel insanda ya da çocukta, nesnelerin açık ve seçik algılanmasından önce gelen karışık ve bulanık düşünce biçimi.

Syncretic thought ingilizcede ne demek, Syncretic thought nerede nasıl kullanılır?

Syncretic : Bağdaştırıcı.

Thought : Tasavvur. Özen. Sanı. Düşün. Tefekkür. İlgi. Az şey. Kasıt. Düşünüş.

Abstract thought : Soyut düşünce.

Aforethought : Planlanmış. Kasıtlı. Taammüden. Düşünülmüş. Önceden tasarlanmış. Mutasavver. Önceden düşünülmüş.

Afterthought : Akla sonradan gelen fikir. Sonradan akla gelen düşünce.

Autistic thought : İçe kapanık düşünce. Gerçek hayatta erişilmeyen istek ve dilekleri karşılamak amacıyla geliştirilen, düş ya da kuruntu niteliğindeki düşünce.

İngilizce Syncretic thought Türkçe anlamı, Syncretic thought eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Syncretic thought ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Academy : Akademi. Yüksek okul. Plato'nun kurduğu felsefe okulu. Bilim adamları topluluğu. Medrese. Bilim dallarında, güzel ya da uygulamalı sanatlarda orta ve yüksek öğretim yapan kimi okullara verilen ad. üyeleri bilginlerden, yazarlardan, sanatçılardan oluşan bilim ve sanat kuruluşu. Yüksekokul. Okul.

 

A priori knowledge : A priyori bilgi. Önsel bilgi. Gözlem ve deney dışında anlıksal çıkarsama yolu ile edinilen bilgi. doğuştan var olan bilgi. deney öncesi bilgi.

Ability group : Öğrencilerin, sınıf ya da yaş durumlarına bakılmaksızın, özellikle anlatım ve beceri derslerinde, öğrenmeye hazır oluş ya da başarıları yönünden oluşturdukları tek tür ve kısa süreli çalışma kümesi. Düzey kümesi.

Abulia : İstenç yitimi. Karar verme, dikkat, devinme gibi zihin ve beden etkinliğiyle ilişkili işleri yapamamak biçiminde kendini gösteren ve sinir yorgunluğu sonucu ortaya çıkan durum. İstem yitimi. İrade gücünün kaybolmasıyla tanımlanan sinir hastalığı. Abuli. Abulya. Kayıtsızlık. İrade yitimi. İrade kaybı.

Academic intelligence : Soyut kavramları kolayca kavramaya yatkın zeka. Akademik zeka.

Active school : Eğitim ve öğretim etkinliklerinin planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi konularında öğrencilere geniş çapta katılma olanağı sağlayan okul. program, yöntem ve insan ilişkileri bakımından işe ve etkinliğe önem veren okul. Etkin okul.

Abnormal child : Bedensel, zihinsel ya da toplumsal özellikler bakımından olağandışı ayrılıklar gösteren çocuk. Olağandışı çocuk.

Academic year : Eğitim öğretim yılı. Ders yılı. Öğretim yılı. Akademik yıl. İlk, orta ve yüksek okullar ile üniversitelerde öğretimin başladığı ve sona erdiği gün arasında geçen süre.

Abstract reasoning : Soyut akıl yürütme. Soyut usavurma. Somut veriler yerine, simge ya da genellemelerden yararlanarak sonuçlara varma işlemi.

 

Accustoming : Yetiştirim. Ünsiyet. Alıştırmak. Ülfet. Bir hayvana şu ya da bu amaçla birtakım alışkanlıklar ve beceriler kazandırma işi.

Syncretic thought synonyms : achromatopsia, academic preparation, abstract intelligence, academy of economic and commercial sciences, achievement age, achievement tests.