Syndromes türkçesi Syndromes nedir

Syndromes ingilizcede ne demek, Syndromes nerede nasıl kullanılır?

Hepatorenal syndromes : Hepatorenal sendromlar. Hepatorenal sendrom. Karaciğer ve böbrekleri aynı anda etkileyen hastalıklar. karaciğerde oluşan patolojik değişimlere bağlı ikincil olarak böbreklerin etkilenmesi sonucu oluşan hastalıklar.

Paramyotonic syndromes : Paramiyotonik sendromlar. Soğuk havalarda ve egzersizle şiddeti artan kas katılığı, yürüme isteksizliği, miyotonik elektomiyografik cevap ve çukurlaşmayla belirgin, doğuştan veya hipokalemiye bağlı olarak biçimlenen bir grup kas hastalığı.

Egg drop syndrome 76 : Yumurta azalması sendromu. Yumurta azalması sendromu-76.

Abomasal reflux syndrome : Şirden sıvısı geri akış sendromu. Şirden sıvısının ön midelere doğru ters yönde geriye akması sonucu asit baz dengesinin bozulması, karın şişkinliği ve içeriğin burun deliklerinden boşalmasıyla belirgin sendrom, abomazal refluks sendromu. Abomazal refluks sendromu.

Abstinence syndrome : Rejim sendromu. Perhiz sendromu. Yoksunluk sendromu.

Alagille syndrome : (tıp veya medikal terimi) yüz ve iskelette anomaliler ve akciğer atardamarı ve safra kanallarındaki daralma ile nitelenen genetik durum (yeni doğan bebeklerde genellikle sarılığa neden olur). Alagille sendromu.

 

Ayerzas syndrome : Pleksojenik akciğer arteryopatisi. Ayerzasendromu.

Acquired immunodeficiency syndrome : İnsan immün yetmezlik virüsü tarafından meydana getirilen ve immün yetmezlik veya yetersizlikle belirgin olan ölümcül hastalık, aids. Bağışıklık sisteminin kötüleşmesi ve birkaç enfeksiyon ve kanser türüne karşı duyarlı olması ile tanımlanan tedavisi olmayan hastalık (hıv virüsünün neden olduğu). Aıds. Edinilmiş immün yetmezlik sendromu. Kazanılmış bağışıklık yetmezlik sendromu. Edinsel immun yetmezlik. Kazanılmış immün yetmezlik sendromu.

Avian runting syndrome : Tavuk, hindi ve ördeklerde gelişme geriliği, kursak yangısı, lenfoid organların atrofisi, anemi vr b lenfosit kökenli tümörlerin gelişimiyle belirgin viral hastalık. Kanatlılarda gelişme geriliği sendromu.

Acral mutilation syndrome : Kalıtsal duyu nöropatisi. Akral sakatlık sendromu.

İngilizce Syndromes Türkçe anlamı, Syndromes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Syndromes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Nephrosis : Böbrek bozukluğu. Nefrotik sendrom. Dejeneratif böbrek hastalığı (patoloji). Nefrozis. Nefroz. Yangısal veya damarsal olmayan patolojik böbrek değişimlerinin genel adı. tubulus ve glomerulusların dejeneratif değişimlerin ve maddelerin birikmesi sonucu oluşan değişimleri içerir.

Zollinger ellison syndrome : Zollinger-ellison sendromu. Zollinger ellison sendromu. Gastrin salgılayan pankreasın adacık hücre tümörlerine veya gastrinomlara bağlı olarak mide asidinin aşırı salgılanması sonucu midenin giriş bölgesinde mukoza hiperplazisi, yemek borusu geri akışı ve mide ülserleriyle belirgin sendrom.

 

Fas : Gemi bordasında teslim. Gemiye ait ücretsiz teslimatı kapsar. Teklif edilen fiyat gemiye yükleme ücreti dahil olmayan.

Adhd : Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu. Attention deficit hyperactivity disorder (dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu). Dikkat eksikliği ve hiperaktivite tarafından karakterize olan rahatsızlık (sıklıkla çocuklarda görülür). Hiperkinezi.

Complex : İki özdeciğin pek güçlü olmayan kuvvetlerle bir arada tutulmasından oluşan az kalımlı bileşik. Çok parçalı. Çeşitli öğelerden oluşan karma bütünlük ya da bileşenlerini amaçlı bir birlik içinde toplayan örüntü. Mürekkep. Birçok parçadan oluşmuş. Güçlük. Bilgisayar, eğitim, fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Blok. Karmaşık örüm. Karmaşık.

Symptom : Gösterge. Beldek. Sadece hasta tarafından hissedilen herhangi bir hastalık belirtisi veya göstergesi. kullanımı her ne kadar alışılagelmiş olmakla birlikte, veteriner hekimlik için uygun bir terim değildir, bk. klinik belirti. Araz. İşaret. Semptom. Belirti. Arızanın belirlenmesi yardımcı olan belirti. Belirtiler.

Nephrotic syndrome : Kronik glomerulonefritis veya amiloidozisin bir sonucu olarak hipoalbüminemi, genel ödem ve hiperkolesterolemiden ibaret klinik belirtilerin ortak adı. Nefrotik sendrom.

Toxic shock syndrome : Toksik şok sendromu. Toksemik şok.

Disease : Lyme hastalığı. Rahatsızlık. Çeşitli dış faktörlerin etkisi sonucu vücudun bir bölümü veya tamamında normal fonksiyonun bozulması durumu. Dert. Sayrılık. Nedeni, vücutta oluşturduğu değişimleri ve iyileşme olanağı bilinen veya bilinmeyen, karakteristik belirtiler ve bulgular dizisiyle kendini gösteren vücudun herhangi bir bölümü, organ veya sisteminin normal yapısı ve işlevlerinin kesilmesi veya sapması, sayrılık, maraz, rahatsızlık, hlk. illet, kem, morbus, toga. İllet. Hastalık. Maraz.

Tetanilla : Tetani.

Syndromes synonyms : gulf war syndrome, restless legs syndrome, noonan's syndrome, phantom limb syndrome, minimal brain dysfunction, cervical disc syndrome, intermittent tetanus, pms, tietze's syndrome, minimal brain damage, intermittent cramp, ekbom syndrome, conn's syndrome, xxy syndrome, chinese restaurant syndrome, scalenus syndrome, klinefelter syndrome, persian gulf illness, fallot's tetralogy, apyretic tetanus, reiter's syndrome, mbd, attention deficit disorder, horner's syndrome, gilles de la tourette syndrome, ramsay hunt syndrome, reye's syndrome, attention deficit hyperactivity disorder, fallot's syndrome, tetralogy of fallot, restless legs, radiation syndrome, cervical root syndrome.